Çiftçi, sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmalara değinerek, şöyle devam etti:

"Bütün Türkiye'de baktığımız zaman yüzde 80 oranında sahipsiz hayvanlar toplanmış durumda. Yüzde 20'lik bir kısım kaldı. Bunları da bu senenin sonuna doğru, Eylül, Ekim ayında tamamen toplayıp barınaklara veya doğal yaşam alanlarına almayı planlıyoruz. Bu konunun üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Bu hafta, toplama oranları yüzde 60'ın altında olan, 9 valimizle birebir telefonla görüştüm ve çalışmaları hızlandırmalarını da söyledim. Bu arada sahipsiz sokak hayvanlarını savunan kesimin lincine de uğradığımı söyleyebilirim. Ellerinden kurtuluş yok zaten. Biz doğrusunu yaptığımıza inanıyoruz. Sokaklarımızı güvenli hale getirdik. Çocuklar parka, okula, yaşlılar camiye gidemiyor. Yani sahipsiz sokak hayvanları sokaklarda rahat dolaşsın, insanlara saldırsın diye bir şey yapmamazlık edemezdik. Sahipsiz sokak hayvanlarının yeri sokaklar, parklar, meydanlar değil, barınaklar. Barınaklarda bu hayvanlar toplanacak, tedavileri yapılacak, kısırlaştırılacak ve orada beslenmeleri yapılacak. Bu hayvanlar açısından da iyi, önemli. Aslında hayvan hakları savunucularının bundan memnun olması gerekir."

Sahipsiz sokak hayvanlarının neden olduğu saldırıların ciddi mağduriyetlere yol açtığını anlatan Çiftçi, belediyelere barınakların hızla tamamlanması çağrısında bulundu. Çiftçi, vatandaşların güvenliği için sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

"Bayrağımıza yapılan saygısızlığın affedilmesi mümkün değil"

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), 37. Uluslararası Bahar Şenliği etkinliklerinde Türk bayrağına yönelik saygısızlık oluşturan davranışlarla ilgili soruyu yanıtlayan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Bunu bir provokasyon olarak değerlendiriyoruz. Bayrağımıza yapılan bu saygısızlığın affedilmesi, hoş görülmesi mümkün değil. Güvenlik kuvvetlerimiz, jandarmamız, polisimiz bu olayın duyulmasıyla, gündeme gelmesiyle beraber hızlıca bir reaksiyon gösterdiler, pozisyon aldılar ve bu işe karışanları, örgüt mensuplarını yakaladılar. Bundan sonra da yine çalışmalarımız devam ediyor."

Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili olarak müfettişlerin çalışmalarının sürdüğünün, dosyanın çok yönlü şekilde incelendiğinin ve olayın ilk aşamasından itibaren mülkiye ve polis müfettişlerinin görevlendirildiğinin altını çizen Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak biz herhangi bir iddiayı mutlaka sonuna kadar inceleyeceğiz. Karanlıkta herhangi bir noktayı da bırakmama konusunda kararlıyız. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olarak da birlikte çalışıyoruz. JASAT ekiplerimiz de zaten aktif destek veriyorlar. Bu olayı aydınlatacağız, Gülistan'ın nereye gömüldüğünü de mezarının nerede olduğunu da bulma konusunda ekiplerimiz sahada çok yönlü bir çalışma yürütüyorlar." diye konuştu.

Çiftçi, 112, 155 ve 156 gibi acil çağrı hatlarını tek bir dijital sistemde birleştirmeyi hedefleyen yeni mobil uygulama üzerinde çalıştıklarını söyleyerek, vatandaşların acil durumlarda daha hızlı şekilde devlete ulaşabilmesini amaçladıklarını ve uygulamanın test aşamasında olduğunu, kısa süre içinde hizmete sunulmasının planlandığını aktardı.

"Hafız Bakan" olarak nitelendirilmesine ilişkin soruyu cevaplayan Çiftçi, şu ifadelere yer verdi:

"Ben evet hafızlık yaptım. 3 sene Kur'an kursunda okudum, Diyanet İşleri Başkanlığının yönetiminde olan. Ondan sonra İmam Hatip Lisesi'ne gittim. Ardından Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazandım ve kaymakamlık mesleğine intisap ettim. Bunun neticesinde kaymakamlık ve valilik yaptım. Ardından Sayın Cumhurbaşkanı'mızın tensipleriyle bu şerefli göreve atandım. Tabii bu göreve gelirken de benim hafızlık tarafım değil, bu meslekteki geçmişim dikkate alındı. Öyle olmasa Diyanet İşleri Başkanlığında zaten 250 bin tane hafız var. Yani onların tercih edilmesi gerekirdi diye değerlendiriyorum. Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1990 yılında birincilikle kazandım. Kamu Yönetimi Bölümü'ne birincilikle girdim. Kaymakamlık yıllarında örneğin cumartesi günleri mutlaka çalışırdım. Vali olduğum zamanlarda pazar günleri de çalışmaya başladım. Hatta akşamları da çalışıyordum. Hep çalıştığımı hatırlıyorum. Şimdi tempo daha da yükselmiş oldu. Artık genelde sabah başlayan çalışmalarımız gece vaktine kadar devam ediyor. Eve sadece bir müddet dinlenmek için gidiyoruz. Tabii hafızlığıma da unutmamak için yine bir zaman ayırıyorum. Yani mutlaka sabahları gelmeden önce bir 45 dakika çalışmaya devam ediyorum ki ezberlerimi tazelemiş olayım, unutmayayım."

Mersin'de refüje çarpan otomobildeki 3 kişi yaralandı
Mersin'de refüje çarpan otomobildeki 3 kişi yaralandı
İçeriği Görüntüle

İstanbul'da polis lojmanlarının artırılması hedefleniyor

Çiftçi, emniyet teşkilatının çalışma şartlarına ilişkin düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını belirterek, 12/36 çalışma sistemi, personel takviyesi, terfi düzenlemeleri ve teşkilat kanununun güncellenmesi gibi başlıklarda adım atıldığını söyledi.

Fazla mesai ve ek ödeme konusunda da 2027'ye kadar yasal düzenleme hedeflendiğini dile getiren Çiftçi, "Eğer 12/36'yı hayata geçirebilirsek polislerin fazla çalışmalarının da önüne geçmiş olacağız. Buna rağmen de fazla çalışma olursa, bu konuyla ilgili bir kanuni düzenleme hazırlığımız var, 2027 yılının başı itibarıyla fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi konusunda bir düzenlememiz olacak." dedi.

İstanbul'da lojman imkanlarının artırılması için bu yıl araç alımının azaltılarak konut alımına ağırlık verileceğini aktaran Bakan Çiftçi, "İstanbul'da hayat şartlarının zor olduğunu biliyoruz, polis lojmanlarının az olduğunu da biliyoruz. Bu sene araç almayalım, mümkün mertebe lojman alalım; özellikle sıkıntı çeken, tek maaşlı olan, çocukları okuyan polis memurlarımıza, görevlilerimize lojman verelim, onları bu konuda rahatlatalım diye bir düşüncemiz var." ifadelerini kullandı.

Muhabir: Zülal Ceylan