Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Balıkesir'de F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat için başsağlığı diledi.
Ramazan ayının, başta Türk ve İslam alemi olmak üzere tüm dünyada barışa, huzura ve mazlumların kurtuluşuna vesile olmasını dileyen Destici, parti olarak ramazanı her anlamıyla değerlendirme gayreti içerisinde olduklarını söyledi.
Türkiye'de İslam ile ilişkili her şeye düşman ve karşı olanların bulunduğuna işaret eden Destici, dünyadaki her milletin yaşadığı, çözülebilecek problemlerin, aklın ve dünya gerçeklerinin çok dışında İslam'a bağlanmaya çalışıldığını kaydetti.
PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a özgürlük ve statü gibi tartışmaların, yeni siyasal sıfat üretmenin fiilen iki meşru taraf varmış gibi bir algı oluşturacağına dikkati çeken Destici, 'İmralı'da hükümlü bulunan teröristbaşı için yasal güvenceye kavuşturulmuş bir baş müzakereci statüsü talep edilmesi sıradan bir cezaevi düzenlemesi tartışması değildir. Bu konu doğrudan hukuk devleti ilkesini, demokratik siyaset zeminini ve Türkiye'nin egemenlik anlayışını ilgilendirmektedir.' ifadesini kullandı.
Azerbaycan'da Ermeni güçlerinin 26 Şubat 1992'de Hocalı'da yaptığı katliamın üzerinden 34 yıl geçtiğini hatırlatan Destici, burada neler yaşandığını ve şehitleri asla unutmayacaklarını vurguladı.
ABD-İran meselesine de değinen Destici, 'İran'ın meşru müdafaa çerçevesinde vereceği muhtemel karşılık ve çatışmanın bölge geneline yayılabileceği uyarısında bulundu. Destici, 'Enerji güvenliği, deniz ticareti ve bölgedeki diğer unsurlar üzerinden oluşabilecek gerilim, krizi çok katmanlı hale getirebilir. Bu durum yalnızca taraf ülkeleri değil, tüm bölgeyi etkileyebilecek sonuçlar doğurur.' değerlendirmesinde bulundu.
Bu yaşanan denklemin ortasında Türkiye'nin bulunduğunu belirten Destici, coğrafi konumumu, enerji koridorlarındaki rolü, ticari yolları üzerindeki stratejik yeri ve NATO üyeliği dikkate alındığında, bölgedeki her gerilimin doğrudan ya da dolaylı şekilde Türkiye'yi etkileyecek potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.
Destici, 'Olası bir İran krizinde Türkiye'nin karşılaşabileceği en büyük risk askeri değil, kontrolsüz ve kitlesel bir göç dalgası olacaktır. Buna göre devletimiz hazırlığını yapmaktadır. Türkiye ne rehavete kapılmalı ne de savaş psikolojisine sürüklenmelidir.' dedi.





