0

Rabbimizin, cennet için ve cennette yarattığı insan esas itibari ile eşref-i mahlukat yani yaratılanların en şereflisi olarak meydana getirilmiştir. Bu yüksek seviye ve mertebeye ulaşması için de doğru yola iletecek önderler, rehberler yani peygamberler gönderilmiş; onların hayat pratikleri olan sünnetlerini tatbik ettikleri kullanım kılavuzu mesabesinde mukaddes metinler olan kitaplar indirilmiştir. İnsan kendisine verilen akıl nimeti, akleden kalbi, ilahi ve tahrif edilmemiş kitap ve onun uygulamasını gösteren elçilere uyduğu sürece en yüksek seviyeye çıkacak, aksi halde sefillerin en sefili bir hayata ve ahrette de ceza ve utanca düçar olacaktır.

Bizim yolumuz Kur'an-ı Kerim'de birçok ayette "sıratı müstakim" yani "dosdoğru yol", "pürüzsüz yol" olarak ifade edilen dünya ve ahiret saadeti için yegane kurtuluş yoludur. Daha ilk sure olan, her namazımızda, adeta bir anahtar gibi her rekatta okuduğumuz Fatiha suresinde "ihdinessıratel müstakim" "bizi doğru yola ilet" diye yakarıyoruz alemlerin Rabbin olan Allah'a. Peki bizim yolumuz nasıl bir yol? Bizi gazaba uğramışların ve sapıtanların yolundan ayıran bu yolun vasıfları neler?

Bizim yolumuz her şeyden evvel Allah'a ve Peygambere itaat eden, nebilerle, sadıklarla, şehidlerle ve iyilerle birlikte olan en iyi dostların yoludur.

Bizim yolumuz, istikamet ehli olanların hidayete erdirildiği her türlü aşırılıktan uzak bir orta yoldur. Bizim yolumuz istikamet ehli olanların hidayete erdirildiği her türlü aşırılıktan uzak bir orta yoldur. Abdullah b. Mesud şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) yere dümdüz bir çizgi çizdi ve sonra şöyle dedi: "İşte bu Allah'ın dosdoğru olan yoludur". Sonra o çizginin sağından ve solundan çizgiler çizdi ve şöyle dedi: "İşte bunlari sapık olan yollardır. Her yolda bir şeytan vardır. Bu yolda yürümeleri için insanları çağırmaktadır." Sonra da En'am Suresi'nin 153.ayetini okudu.

"Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. Başka yollara uymayın. Zira o yolar sizi Allah'ın yolundan ayırır..."

Bizim yolumuz, çileli bir yoldur. Meşakkatli ve çetin bir imtihanın düzlemidir bu yol. Bu yollara şeytan ve taifesi olan cin ve insan musallat olmuştur. Aslında şeytan doğru yoldadır, ancak ters oturmuştur ve Allah'ın kullarını da sapıtmayı dilemektedir. Yaratılmışların en onurlusu olarak dizayn edilen bir varlığı, meleklerin bile secde etmeleri emredilen insanı, hayvandan da aşağı, aşağılığın aşağısı konuma getirmek için azami derecede gayret sarfetmektedir.

Bizim yolumuz, barışın, sulhün, selametin, müsamahanın, kardeşliğin, ümmet şuurunun, vahdetin, işbirliği ve dayanışmanın, muhabbet ve hürmetin yoludur. Sadakat ve vefanın yoludur. Kadirşinaslığın, hamiyetperverliğin yoludur. Bu yolda hainlere, vefasızlara cimrilere ve nankörlere yer yok.

Bizim yolumuz, sarp zirvelere kartallar gibi şerefle ve vakarla uçarak ulaşanların yoludur, yılanlar gibi sürünerek ve leş yiyerek ulaşanlarınki değil...

Biz bu yoldan memnunuz. Ancak bu kutlu yolla birlikte tek aradığımız şey kutlu yol arkadaşlarıdır. Yol arkadaşını bulan, bu dosdoğru yolda çok kolay ve mesud bir biçimde mesafe kat ederek, dünya ve ahret saadetini yakalar...

İKİ DOĞU ve İKİ BATI'nın RABBİNE EMANET OLUNUZ...