0

Olup biteni izliyoruz. Hem de şaşırmadan izliyoruz. Dünya düzeni denen bir düzenek var ve her şey sistemli şekilde ilerliyor.

Katar'a reva görülen her şey, Arap ülkelerinin takındığı tavır, sessizce izleyenler derken her şey bildiğimiz gibi; ağır ağır ilerleyen bir çark var.

"Şimdi Katar nerden çıktı?" demeye gerek yok. Irak, Libya, Yemen, Mısır nerden çıktıysa aynı merkezin ayak oyunları ile karşı karşıya dünya.

Gizli el değil görünen el şüphesiz Amerika. Her ne kadar Katar'a uygulan ambargo ve ilişkilerin kesilmesi gibi yaptırımlarla ilgisinin olmadığını söylemesine rağmen Amerika her zaman bu tür oyunların aktörü rolündedir.

Trump ile biraz daha kendi içine çekilen, iç meseleleri ayyuka çıkmaya hazır olan Amerika ne olursa olsun dünyayı karıştırma maharetini kimseye kaptırmak istemez.

Katar'ın üzerine atılan leke, teröre destek verme. Bunu söyleyen kim; Suudi Arabistan mesela. Mısır'daki darbe sonrası darbeci Sisi'ye akıllara ziyan para yardımı yapan, dünya terör destekçisi Amerika'yla gönül bağını yine telaffuzu zor miktardaki anlaşmalarla pekiştiren Suudi Arabistan.

BAE, Bahreyn ve Mısır da ise her taşın altından çıkmaya devam ediyor. Yeter ki İsrail incinmesin.

Katar'ın terörle ilişkisi neye dayandırılıyor peki? Katar'ın Hamas'a ve Müslüman kardeşlere destek vermesi "teröre destek" için bir bahane.

Yıllar var ki Filistin'in özgürlüğü için, huzuru için mücadele eden Hamas ve Müslüman kardeşlerin varlığı inkar edilmezken Filistin'i görmezden gelerek bırakın yardım etmeyi İsrail'in yanında durmaktan imtina etmeyen bir tavır takınan ülkelerin Katar'a yaptırım uygulamaları kara mizahla değil ancak ihanetle açıklanabilir.

Bu süreçte en fazla dillendirilen mesele; Katar'dan Türkiye'ye yürümek. Sıradaki ülkenin Türkiye olduğu, Katar'ın Türkiye ile olan yakınlığı malum olduğundan Katar'dan sonra sıranın Türkiye geleceği gibi bir hava oluşturulmaya çalışılıyor.

Özellikle Ortadoğu'da ortaya çıkan her türlü karışıklıktan sonra sıranın Türkiye'de olduğu söylenir. Irak'a yapılan müdahaleden sonra da Mısır'daki darbeden sonra da sırada Türkiye mi var dendi.

Şimdi Katar kadar konuşulan mevzu Türkiye. Sıranın Türkiye'ye geldiği falan yok. Türkiye'nin hedef olarak seçilmesi için araya Katar'ı almaya gerek yok. Çünkü Türkiye dünya tarihinde her zaman hedefte olan bir ülke. Adı değişse de fark etmez. Türkiye'nin üzerinde bulunduğu coğrafya dünyanın gözbebeği bir özelliğe sahip.

Terör örgütlerini açıkça destekleyen Amerika ve Avrupa ülkeleri bu desteklerini aleni olarak yaparken Katar krizine gerek yok Türkiye'yi hedefe koymak için. Katar'ın hedef seçilmesinin sebebi Amerika'nın ve malum Arap ülkelerinin yanlarına çekemedikleri Katar'ın elinde bulundurduğu zenginlikler.

Türkiye'nin hedefte olması her zaman mümkün. Bunun farkındayız. Pyd'ye göz göre göre giden yardımların, İsrail'e en küçük yaptırım için birlik olamayanların Katar için nasıl olup da bir anda tek yürek olduklarının da farkındayız.

Türkiye, sadece kendi huzuru için yaşayan bir ülke olmadığını her zaman gösteriyor. Şimdi Katar için kendini nasıl ortaya attıysa her zaman bu duyarlılık canlı bir şekilde içimizde varlığını sürdürecek. Ümmet olma ruhuyla, millet olma gücüyle, Mavi Marmara cesareti ile ve 15 Temmuz dirilişi ile bunu gerçekleştirecek yegane güç daima Türkiye.