Yedi yıl. Selahattin Ekicioğlu'nun CHP adına Kırşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda oturduğu süre bu. Bu yedi yılda Kırşehir'e ne kazandırıldı? Söylemde çok şey. Sahada ise 13 Haziran 2026 Cumartesi akşamı caddeleri göle dönen, iş yerleri baskına uğrayan, yaşlıları evlerinde mahsur kalan bir şehir tablosu. Terme Caddesi'nde esnaf kovalarla su tahliye ederken, Güldiken Mahallesi'nde yaşlı bir çift komşusunun bile kapısına yaklaşamadığı evinde yardım bekledi. Belediye ekipleri saatler sonra göründü. Yağış önceden biliniyordu; uyarı yapılmıştı. Tedbir alınmamıştı.

13 Haziran 2026 Cumartesi günü Kırşehir'i vuran şiddetli sağanak, şehir merkezini adeta felç etti. Saatler içinde cadde ve sokakları göle çeviren yağışlar; evleri, iş yerlerini ve araçları su altında bırakırken, yaşananlar yıllar içinde ihmal edildiği öne sürülen altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Whatsapp Image 2026 06 14 At 10.50.04

Ne yaşandı?

Kırşehir Valiliği'nin açıklamasına göre, il genelinde saat 17.00'den itibaren yoğunlaşan yağışlar nedeniyle son 24 saat içinde metrekareye 56,4 kilogram yağış düştü. Bu olağandışı yoğunluktaki yağış, kentin birçok noktasında aynı anda sel ve su baskını yaşanmasına zemin hazırladı.

Ankara için kuvvetli yağış uyarısı
Ankara için kuvvetli yağış uyarısı
İçeriği Görüntüle

Yağış nedeniyle cadde ve sokaklar göle dönerken bazı bölgelerde sel meydana geldi. Kent merkezinde yaklaşık 15 araç sel sularında mahsur kaldı, çarşı merkezinde bulunan 20'ye yakın iş yerini su bastı.

Özellikle Terme Caddesi, Lise Caddesi ve Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi kavşağı çevresinde yaşanan su baskınlarında pek çok iş yeri ve araç sular altında kaldı; Ankara Caddesi'nin suyla kaplanması ulaşımı da olumsuz etkiledi.

Merkeze bağlı Güldiken Mahallesi Şehit Ekrem Ülker Caddesi'nde yaşayan yaşlı Doğan çifti de felaketten payını aldı. Evleri suların ortasında kalan çift, "Ne evden çıkabildik ne de komşular yardım için eve girebildi. Yetkililere haber vermemize rağmen herhangi bir destek gelmedi" diyerek yaşadıkları çaresizliği anlattı.

Esnaf kova ile savaştı, belediye geç kaldı

Felaketin boyutu kadar öfke yaratan konu, belediye ekiplerinin müdahale hızıydı. İş yerlerine dolan suyu tahliye etmeye çalışan esnaflar kendi imkânlarıyla temizlik çalışması yürütürken, bazıları kovalarla önlem almaya çalıştı. İş yerlerini su basan vatandaşlar ise belediye ekiplerinin bölgeye geç ulaştığını belirterek tepki gösterdi.

Valilik koordinasyonunda AFAD, İl Özel İdaresi, Kırşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri ile emniyet ve jandarma ekiplerinin sel bölgelerinde müdahalede bulunduğu açıklandı; 22 vatandaşın mahsur kalması üzerine müracaatlarda bulunanların bulundukları yerlerden alındığı bildirildi. Ancak bu koordinasyonun saatlerce gecikmeli devreye girdiği, sahadan gelen seslerle ortaya kondu.

Altyapı sorunsalı: Söylem mi, eylem mi?

Yaşanan felaketin ardında yatan temel sorunun yetersiz yağmur suyu altyapısı olduğuna dair vatandaş tepkisi giderek yükseliyor. CHP'li Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu'nun 2019'dan bu yana yönettiği belediyenin, yıllardır kronik sorun olarak bilinen yağmur suyu drenaj sistemini modernize etmekte yetersiz kaldığı ileri sürülüyor.

Kırşehir Belediyesi'nin geçmiş açıklamalarına bakıldığında, altyapı çalışmalarının gündemde tutulduğu görülüyor. Belediye, iklim değişikliğinin tetiklediği ani sel baskınlarına karşı yağmur suyu hattı çalışmaları yürüttüğünü duyurmuş; Selgah Deresi'nden Kılıçlı Köprüsü bağlantı noktasına ve Ahi Evran Külliyesi çevresine uzanan yağmur suyu borularının değiştirildiğini, Kayabaşı Mahallesi Kadıhanı Caddesi'nde ise yeni hat yerleştirildiğini açıklamıştı.

Ancak söz konusu çalışmaların kent genelinde bütüncül ve yeterli bir drenaj sistemi oluşturup oluşturmadığı tartışma konusu. Uzmanlar; birçok şehirde yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının onlarca yıl önceki nüfus ve iklim verilerine göre planlanmış olduğuna, bu nedenle mevcut sistemlerin günümüz koşullarında yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Bu durum Kırşehir özelinde değerlendirildiğinde, iklim krizinin hızla değişen yağış rejimleri karşısında şehrin mevcut altyapısının ne ölçüde güncellendiği sorusunu beraberinde getiriyor.

Öte yandan belediyenin ulaşım altyapısını güçlendirmek için başlattığı Şehir İçi Minibüs Terminali Projesi'nin de yıllardır tamamlanamamış durumda olduğu, inşaatın durması nedeniyle vatandaşların bu konudaki tepkilerini daha önce de dile getirdiği bilinmekteydi. Bu tablo, büyük projelerin hayata geçirilmesinde yaşanan kronik gecikmelere dair soru işaretlerini derinleştiriyor.

Önceden uyarıldı, önlem alındı mı?

13 Haziran yağışı aslında sürpriz değildi. İçişleri Bakanlığı, Kırşehir dahil İç Anadolu'nun pek çok ili için önceden kuvvetli yağış uyarısı yayımlamış; ani yağışların sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara yol açabileceğini bildirmişti. Bu öngörülü uyarıya karşın kentte gerekli hazırlığın ve önleyici tedbirlerin alınmadığı yönündeki eleştiriler, felaket sonrasında daha da güçlü bir şekilde gündeme taşındı.

Tablo ortada: Sorumluluk nerede?

Kırşehir, şiddetli yağışlarda taşan caddeleri ve su basan iş yerleriyle bir ilkini yaşamıyor; benzer sahneler önceki yıllarda da tekrarlandı. Vatandaşların öfkesi salt bir felakete yönelik değil; bu kadar yıl geçmesine rağmen soruna kalıcı çözüm üretilememesine duyulan hayal kırıklığını yansıtıyor.

Belediye Başkanı Ekicioğlu'nun konu hakkında kamuoyuna açıklama yapmadığı, felaket sonrasında sosyal medya ve resmi kanallardan da bilgi gelmediği görüldü. Vatandaşlar ise önce kapılarına kadar gelen suyla, ardından gelmekte geciken yardımla mücadele etti. Hesap sorulması gerekiyorsa, soruların muhatabı bellidir.

Kaynak: Haber Merkezi