Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan mayıs ayına ilişkin iklim ve sulama izleme istatistiklerine göre Türkiye genelinde mayısta ortalama 95,6 milimetre yağış kaydedildi.
Mayıs normali 52,7 milimetre ve geçen yıl mayıs yağışları 48,2 milimetre olarak ölçülmüştü. Böylece, geçen ay yağışlarda normaline kıyasla yüzde 81, geçen yılın mayıs ayına göre yüzde 98 artış gerçekleşti. Türkiye geneli mayıs yağışları son 33 yılın en yüksek seviyesi olarak da kayıtlara geçti.
Su yılı yağışları son 66 yılın en yüksek seviyesinde
1 Ekim 2025-31 Mayıs 2026 dönemini kapsayan 8 aylık "2026 su yılı" yağışları da hem normalinin hem de geçen yılın üzerinde gerçekleşti.
Bu dönemde normalinin yüzde 34, geçen yılın yüzde 75 üzerinde yağış alındı. 8 aylık dönem itibarıyla son 66 yılın en yüksek yağış seviyesi ölçüldü.
Değerlendirmelere göre mayıs itibarıyla Türkiye genelinde meteorolojik ve tarımsal koşullar olumlu ve dengeli bir seyir izledi. Yağışların belirgin şekilde artmasıyla sulama amaçlı baraj doluluk oranları yüzde 79,5 seviyesine ulaştı ve bu durum su kaynakları açısından geçen yıla göre çok daha güçlü bir tablo ortaya koydu.
Tüm bölgelerde üretimde olumlu tablo
Yağışların bölgelere göre etkileri incelendiğinde, Marmara Bölgesi genelinde hububat ürünleri başaklanma, süt olum ve olgunlaşma dönemlerinde yağışlar mevsim normalleri civarında veya üzerinde gerçekleşti. Bu nedenle tarımsal kuraklık riski bulunmuyor.
Ege Bölgesi'nde hububat ürünleri sapa kalkma, başaklanma, süt olum, olgunlaşma ve hasat başlangıcı dönemlerinde bulunuyor. Tarımsal üretimde olumlu görünüm mevcut ve yağışların yeterli olmasıyla hububat, ayçiçeği ve pamuk başta olmak üzere ürün gelişimi normal seyrediyor, kuraklık riski görülmüyor.
Akdeniz Bölgesi genelinde de kuraklık riski bulunmuyor. Ürün gelişimi ve tarımsal faaliyetler beklentilere uygun şekilde ilerliyor. Bazı alanlarda aşırı yağışların etkisiyle kök çürüklüğü, pas hastalığı, sararma ve gelişme sorunlarıyla sel baskınları gözleniyor.
İç Anadolu Bölgesi'nde yağışların yeterli olmasıyla kuraklık riski büyük ölçüde ortadan kalktı. Ürün gelişimi genel olarak olumlu seyrediyor. Lokal dolu, sel ve hastalık riskleri izleniyor.
Karadeniz Bölgesi'nde mısır ekili alanlarda çoğunlukla 4-6 yapraklı dönem, fındıkta ise çotanak ve meyve tutumu dönemi devam ediyor. Çay üretim alanlarında hasat başlarken kivi ve diğer meyve türlerinde gelişim normal seyrediyor. Bölgenin genel görünümü verim ve üretim açısından olumlu görünüyor.
Doğu Anadolu Bölgesi'nde yağışlar sayesinde yaygın bir kuraklık riski bulunmuyor. Bölge genelinde üretimi tehdit eden temel unsurun, hastalık ve aşırı nem kaynaklı verim kayıpları olması değerlendiriliyor.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise özellikle aşırı yağışların neden olduğu mantar hastalıkları, kök çürüklüğü, pas hastalıkları ve yerel dolu zararları bazı alanlarda verim kayıplarına yol açabilecek başlıca riskler olarak öne çıkıyor.
Verim ve üretimde beklenti yüksek
Türkiye geneli değerlendirildiğinde, su yılı verilerine göre yağışlar hem normalin hem de geçen yılın oldukça üzerinde gerçekleşirken son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı.
Yağışların etkisiyle nemli ve verimli bir döneme girildi. Havzaların tamamında görülen yağış artışıyla su rezervleri açısından olumlu bir tablo oluştu.
Tüm bölgelerde hububat gelişimi genel olarak normal ve sağlıklı ilerlerken mevcut meteorolojik koşulların devamı halinde ülke genelinde hububat ve diğer tarımsal ürünlerde verim ve üretim miktarlarının uzun yıllar ortalamaları civarında veya üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Ülke genelinde mayıs itibarıyla tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir dönem yaşanıyor. Kuraklık riski bulunmazken yer yer su fazlalığına bağlı lokal riskler devam ediyor.




