Gündem

Türkiye–Libya ilişkilerinde zor yıllar: Muhtaçlık diplomasiyi zayıflatır

Türkiye’nin Libya ve Suudi Arabistan’daki dev projelerinde kritik roller üstlenen Maden Yüksek Mühendisi Mustafa Altıkaynak, ekonomik gücün diplomasi üzerindeki belirleyici rolünü mercek altına alıyor. Altıkaynak, ‘Ekonomik bağımlılık, manevra alanını daraltır’ diyerek, sahadaki tecrübesiyle dış politikanın bilinmeyen mutfağını anlatıyor.

Türkiye’nin dış politika serüveninde ekonomik dalgalanmaların belirleyici rol oynadığı dönemler, sahada görev yapan isimlerin tanıklıklarıyla daha net anlaşılıyor. Uzun yıllar Libya ve Orta Doğu’da önemli projelerde görev alan Maden Yüksek Mühendisi Mustafa Altıkaynak, Türkiye-Libya ilişkilerinin perde arkasını ve ekonomik kırılganlığın diplomasiye etkilerine dair sahadan canlı bir şahit olarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Akademik ve teknik birikimini uluslararası projelerle pekiştiren Altıkaynak, yalnızca mühendislik sahasında değil; diplomasi, bürokrasi ve dış politika pratiği konusunda da dikkat çekici gözlemler sunuyor. Ekonomik bağımlılığın dış ilişkiler üzerindeki etkisini ‘muhtaçlık diplomasiyi zayıflatır’ sözleriyle özetleyen Altıkaynak, gençlere ise okuma, dil ve saha tecrübesi tavsiyesinde bulunuyor.

LİBYA İLE İLİŞKİLER: EKONOMİK KIRILGANLIK VE DİPLOMATİK BASKI

Uzun yıllar Libya’da görev yapan Maden Yüksek Mühendisi Mustafa Altıkaynak, Türkiye-Libya ilişkilerinin özellikle ekonomik kriz dönemlerinde farklı bir zemine oturduğunu söyledi. Türkiye’nin ciddi döviz sıkıntısı yaşadığı yıllarda Libya ile yürütülen temasların hayati önem taşıdığını belirten Altıkaynak, bu durumun sahaya da doğrudan yansıdığını ifade etti. Libya lideri Muammer Kaddafi döneminde ilişkilerin zaman zaman kişisel liderlik tarzından etkilendiğini dile getiren Altıkaynak, “Ekonomik olarak zor durumdaysanız, masadaki gücünüz de sınırlanır. Muhtaçlık diplomasiyi zayıflatır” dedi. Türk firmalarının Libya’daki faaliyetleri sırasında çeşitli idari ve bürokratik zorluklarla karşılaşabildiğini aktaran Altıkaynak, o dönem itibari ile Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşulların sahada hissedildiğini ve bunun zaman zaman baskı unsuru olarak kullanılabildiğini kaydetti.

SUUDİ ARABİSTAN TECRÜBESİ: SAHADA ÖĞRENİLEN BİLGİ

Libya’nın yanı sıra Suudi Arabistan’da da görev yaptığını belirten Altıkaynak, özellikle Mekke’de yürütülen büyük altyapı projelerinde Türk mühendis ve müteahhitlerin önemli rol üstlendiğini vurguladı. Yurt dışındaki projelerin teknik şartnamelerin öğrenilmesi ve uygulama pratiği açısından büyük kazanım sağladığını belirten Altıkaynak, “Masa başında öğrenilen bilgi sahada test edilmeden eksik kalır” ifadelerini kullandı. Türkiye’de müteahhitlik sektörünün bugün ulaştığı seviyede bu yurt dışı tecrübelerinin önemli payı bulunduğunu söyleyen Altıkaynak, buna rağmen yetişmiş insan kaynağının her zaman yeterince değerlendirilemediğini dile getirdi.

BÜROKRASİ: GEÇMİŞTEN BUGÜNE DEĞİŞİM

Türkiye’nin geçmiş bürokratik yapısının daha yavaş ve hiyerarşik bir karakter taşıdığını belirten Altıkaynak, eski dönemde vatandaşla daha mesafeli bir anlayışın hâkim olduğunu ifade etti. Günümüzde ise daha işlevsel ve pratik bir yapının oluştuğunu dile getiren Altıkaynak, Soğuk Savaş yıllarında ABD’ye gönderilen bazı bürokratların önemli görevler üstlendiğini hatırlattı. Bu süreçte edinilen eğitim ve tecrübelerin Türkiye’deki kurumsal yapılanmaya katkı sağladığını belirten Altıkaynak, Turgut Özal ve Süleyman Demirel gibi isimlerin de yurt dışı deneyimi bulunan kadrolar arasında yer aldığını söyledi.

GENÇ DİPLOMATLARA VE GAZETECİLERE TAVSİYELER

Dış politika alanında çalışmak isteyen gençlere seslenen Altıkaynak, yabancı dil bilmenin vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Tercüman aracılığıyla kurulan iletişimin sınırlı kalabileceğini belirten Altıkaynak, en az bir yabancı dilin ileri düzeyde bilinmesi gerektiğini söyledi. Gazetecilere de tavsiyelerde bulunan Altıkaynak, dış politika alanında çalışanların günlük gelişmeleri yakından takip etmesi, uluslararası analizleri okuması ve geçmiş diplomatik tecrübeleri incelemesi gerektiğini ifade etti.

OKUMADAN OLMAZ

Sağlam bir entelektüel altyapının her meslek için şart olduğunu dile getiren Altıkaynak, özellikle hatıratların ve birinci el kaynakların önemine dikkat çekti. “Çok okuyan bir süre sonra yazma ihtiyacı hisseder” diyen Altıkaynak, bilgi üretmenin ve birikimi paylaşmanın önemine vurgu yaptı. Olayların yalnızca sonuçlarına değil, aktörlerin bakış açılarına da odaklanılması gerektiğini belirten Altıkaynak, düşünsel derinliğin ancak sürekli okumayla mümkün olduğunu sözlerine ekledi.

MUSTAFA ALTIKAYNAK KİMDİR?

1939 yılında Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesinde doğan Mustafa Altıkaynak, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 1957 yılında Bursa Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’ni kazandı. 1960-1961 yıllarında Fransa’daki Diellette Demir Madenleri’nde yaz stajını tamamlayan Altıkaynak, 1962 yılında İTÜ’den Maden Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Meslek hayatına Devlet Su İşleri’nde (DSİ) başlayan Altıkaynak; Keban Barajı, Oymapınar Barajı ve Trakya Ergene Havzası yeraltı suyu sulama projelerinde görev aldı. 1965 yılında AID bursuyla ABD’ye giderek jeolojik etüt ve yeraltı suları konusunda uzmanlaştı, Minnesota Üniversitesi’nde uygulamalı sondaj eğitimi aldı. 1972-1973 yıllarında Hollanda Hükümeti bursuyla Delft Üniversitesi’nde su mühendisliği eğitimi gören Altıkaynak, 1976 yılında DSİ’den ayrılarak özel sektöre geçti. Libya’daki Great Manmade River Projesi, İstanbul Galata Köprüsü Zemin Etüdü, İstanbul Metrosu güzergâh etüdü, Sarayburnu–Üsküdar arası tüp tünel geçişi zemin etüdü, Suudi Arabistan’daki çeşitli projeler ve Amasra Kömürleri İşletmesi Projesi gibi çok sayıda yurtiçi ve yurtdışı projede proje yürütücüsü ve sorumlusu olarak görev yaptı.