19 Nisan 2021

Darbe zihniyeti (1)

 

“12 uçak dolusu altına ne oldu?”

128 milyar dolar nerede?”

Öyle mi?..

Hastalıklı bir haldir, cuntacılık.

Temeli, yalan ve iftiradır.

Adalet ve demokrasiye zerre kadar inanmazlar.

Özellikle son 60 yıldır seri halde darbe ve muhtıralarla ülkenin kaynakları heba edildi.

Bu ülke için hizmet edenler, en adi iftiralara maruz bırakıldılar, asıldılar, hapse atıldılar, sürgün edildiler.

Necip Fazıl Kısakürek, bu durumu şöyle ifade ediyor:

Bir ülke ki gökler boru içinde, akıl olmazları zoru içinde…”

Ya da :

Genç Osman’ı lif lif yolan o güruh, kahpe devşirmenin piçinden gelir.”

27 Mayıs cuntasının zeminini oluşturmak için Ankara’da üniversite öğrencilerinin öldürülüp Konya Yolu’na gömülüp üzerlerinin asfaltla kapatıldığını, gençlerin Et ve Balık Kurumunun kıyma makinelerinde kıyma yapıldığını, hükümetin Kars ve Ardahan’ı Ruslara vereceğini ortaya atmışlardı.  

Bugün “128 milyar dolar nerede?” Diye soranlar 61 yıl önce, 27 Mayıs cuntası Eskişehir Örfi İdare Kumandanlığı Tebliği adıyla yalan ve iftira bildirisi yayımlamışlardı.

İşte o bildiri (Tebliğ):

Bütün hükümet erkânı ve Demokrat Parti başkanları yabancı memleketlere kaçarken yakalanmışlardır.

Beraberlerinde 12 uçak dolusu altın, mücevherat ve parayı kaçırmakta iken yakalandılar.

Sabık Başbakan Adnan Menderes ve sabık Cumhurbaşkanı Celal Bayar askeri kumandanlık tarafından tevkif edilmiştir.

Eskişehir'de matbaası olan herkes bu havadisi basıp yayınlamalıdır.

Dikkat!.. Dikkat!.. Dikkat!...

Vatanseverliğinize hitap ediyoruz.

Demokrat Parti ilçe ve bucak başkanlarının kaçmalarına mahal vermeden tevkif edilmelerini ve askeri kuvvetler gelinceye kadar salınmamalarını rica ederim.”

Bundan 56 yıl sonra…

15 Temmuz 2016’dan önce de Cumhurbaşkanı’nın yurtdışına kaçacağını söylüyorlardı.

FETÖ, yalanların herkese yayılması için çağrılar yapıyorlardı.

17/25 Aralık 2013 kumpasını meşrulaştırmak için adına ‘Büyük Yolsuzluk Operasyonu’ diyordu.

Yatırımları 70 yıl önce gereksiz gördükleri gibi bugün de gereksiz görüyorlar.

Gezi kalkışmasında, büyük projelerin yapımını gerçekleştiren firmaların mal varlıklarına el koyma teşebbüsünde bulundular.

Zihniyet değişmedi.

Değişmesi de mümkün görünmüyor.

İşgal güçlerinden farkları yok.

Halkın iradesine saygısızlar.

Halkı, hep cahil ve güdülecek sürü olarak gördüler.

Halkın seçtiklerini tanımadılar.

Adnan Menderes’e, Turgut Özal’a, Necmettin Erbakan’a, Recep Tayyip Erdoğan’a ‘alışamadılar’.

Darbeleri, alkışladılar, bayram ilan edip milletin yaralı sinesinde tepindiler.

Bugün diktatörlük iftirasını 70 yıl önce de atıyorlardı.

İşte zihniyet ve üslup birliği…

27 Mayıs 1960 ( Millî Birlik Komitesi) Darbe Bildirisi

"Sevgili Vatandaşlar,

Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır.

Bu harekâta Silahlı Kuvvetlerimiz; partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında, en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi, hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.”

(…)

Millî Birlik Komitesinin 12/6/1960 tarihli 1 Numaralı ‘Kanunu’:

İktidar Partisi idarecileri tarafından Anayasa’nın çiğnenmesi, Türk Milletinin bütün fert ve insanlık hak ve hürriyetlerinin ve masumiyetlerinin ortadan kaldırılması, muhalefet murakabesi işlemez hale getirilerek tek parti diktatoryası kurulması suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi fiilen bir parti grubu durumuna düşürülmüş ve meşruluğunu kaybetmiştir…”

17 Eylül 1961 Pazar günü Adnan Menderes’i katlettiler.

28 gün sonra…

15 Ekim 1961’de cuntanın tarassuttu altında seçimler yapılır…

Haftaya bu ‘ hastalıklı zihniyet ve üslup birliğine’ karşılaştırmalı olarak devam edeceğiz…

 
Advertisement Advertisement