Dolar (USD)
32.86
Euro (EUR)
35.69
Gram Altın
2554.63
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

18 Kasım 2023

İslam şehirleri'ni çocuklara anlatmak

İşgalci İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği soykırım günlerinde yoğunlaşan boykot çabaları küresel bir mücadeleye döndü. Kanada’da bir markette alışveriş yapan kadınlar ellerindeki uygulamaya bakarak aldıkları malzemelerin İsrail malı olup olmadığını kontrol etmeleri çarpıcı bir kayıt idi. Dünya çapında oluşan Siyonist nefret, her ülkede yerli ürünlere olan ilgiyi de artırıyor. Boykotu sadece yeme-içme sektörü yahut temizlik, alet edevat bağlamında düşünmek de bir eksiklik. Bugün emperyal kaynaklı hemen her alanda tehdit altındayız ve bundan farkında olsa da olmasak da en çok etkilenen kitleler, elbette çocuklar. Çocuklarımız izledikleri çizgi filmlerle, animasyonlarla, reklamlarla, oyuncaklarla, kitaplarla benzersiz bir kuşatma altındalar. Sürekli algı operasyonlarına karşı savunmasız bırakılan çocuklarımız türlü sapkınlıkların da hedefindeler. O nedenle Müslümanların, çocuklarla ilgili yaptığı her çalışmanın kıymetli olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Dergilerdeki yazıları, seyahatleri, belgeselleri, gençlerle olan çalışmaları ve aktivistliği ile tanıdığımız kıymetli dostum, gazeteci yazar Adem Özköse şimdi de çocuklar için eline kalemi aldı. Üst başlığı “İslam Şehirlerini Geziyorum” olan kitap serisinin ilki “Yusuf Semerkan’ta”. Timaş’ın Gülce Çocuk dizisinden basılan ve 112 sayfadan müteşekkil eser, içinde bulunduğumuz günlerde hem kitap satış sitelerinde hem de kitapçılarda raflardaki yerini aldı.

Hikâyenin merkezinde 9 yaşındaki Yusuf yer alıyor. Yusuf’un babası Ahmet, bir tur şirketinde rehber olarak çalışıyor. Annesi Fatıma Hanım ise kitaplarla içli dışlı olan, çok güzel yemekler yapan ve çocuklarıyla son derece ilgili olan bir ev hanımı. Yusuf’un kendinden küçük Sümeyye isimli kız kardeşi de var. Babasının Semerkand gezisine Yusuf’u da dahil etmesiyle beraber başlayan yolculuk, pek çok film yahut roman gibi bu hikâyenin de başlangıç noktasını oluyor. İçinde seyahat olan filmler, romanlar benim için hep daha dikkat çekici olmuştur. Okurun da dikkatini çekeceğine eminim doğrusu.

Yusuf Semerkand’da ile biz de Registan Meydanı’nı, Uluğ Bey Medresesi’ni, Altın Kaplamalı Medrese’yi adımlıyoruz. Kaşgar elmasının büyüsüne kendimizi kaptırıyoruz. Aslanlı Medrese ile devam eden yolculuğumuz Bibi Hatun Camii’ne kadar götürüyor bizi. Eserlerin yapılma hikâyesini öğrendiğimiz gibi “seyyah” ile “turist”in farklarını, İslam şehirlerinin nereler olduğunu Yusuf ile birlikte biz de öğreniyoruz. “Türkistan coğrafyası” olarak adlandırılan ülkelerin nereler olduğu da konuşma aralarında geçen tanımlarla öğrenmiş oluyoruz. Şah-ı Zinde diye anılan peygamberimize en çok benzeyen sahabe olan Kusem bin Abbas’ı, ismiyle bile çarpıcı bir etkisi olan Efresiyâb tepesi de bu bir günlük ziyarette uğrak yerlerimiz oluyor.

Uluğ Bey Rasathanesi’ne gelince kafilenin en bilgili genci olan Safa’nın konuşmalarıyla Uluğ Bey’e ait olan “Zic-i Uluğ Bey Risalesi” adlı eserin önemini ve rasathanede yapılan ilmi çalışmaları dinliyoruz. Buraya kadar öykünün didaktik ilerlediği zannedilse de alttan alta süren ve sonrasında yoğunlaşacak bir macera tarafı olduğunu da buraya not düşelim. Güzel bir aile örnekliği, ardından öğretici bir Semerkand gezisi ve tarifsiz bir macera ile tam çocuklara hitap eden bir eser kaleme almış Adem Özköse.

Bu eserle, İslam coğrafyasının ne demek olduğunu çocuklar hissedebilecekler. Semerkand’ı bizzat gezmiş gibi bir hisse kapılacaklar. Medreseler, her bir eserden diğerine nereden geçtiği, mesafeler, eserlerin şahane resimleri ile günü gelip Semerkand’a gittiklerinde her yeri kolaylıkla gezebilecekler. Hikâyenin merkezindeki ailenin namaz hassasiyeti, birbirleriyle konuşmalarında gösterdikleri hassasiyet, arkadaş ilişkileri çocuklar için örnek olacak pek çok İslami kazanım ile dolu. Eserin resimlemelerini yapan Aybüke Büşra Aslanoğlu’nu da eseri hissederek oldukça başarılı çizdiğini de belirtmek gerekiyor. Ciddi bir boşluğun olduğu çocuk edebiyatına katkıda bulunan Adem Özköse’nin bu çabasını oldukça değerli buluyorum. İslam Şehirlerini Geziyorum serisinin devam etmesini, nitelikli okura ulaşmasını, okuyanların da müstefid olup büyüdüklerinde bu kutlu beldeleri ziyaret etmelerini canı gönülden diliyorum.

 
VF kat sağ