23 Ekim 2021

İyi ki Dergiler Var: Erzurum'da Hüma Var

Hüma Dergisi Erzurum’da dört yıldır çıkıyor. Derginin ilk sayısını aldıktan sonra diğer sayıları bana bir türlü gelmedi. Ben de gitmedim peşinden. Gitmeliydim. Derginin son sayısına Giresun’da ulaştım. TYB Erzurum Şube başkanı Hanefi İspirli Bey bana verdi.

Şarkta edebiyat yapmak, edebiyat dergisi çıkarmak çok zor. Bunu bizzat tecrübe edenlerdenim. Anadolu’daki dergilerin İstanbul dergileri gibi ulaşım ağı da ekonomik ağı da sınırlı. PTT gibi devletin lojistik kuruluşları bu dergilere sahip çıkmalı.

Hüma kuşu yüksekten uçarmış. Dergi, niye bu ismi almış, merak edenler için derginin sahibi daha doğrusu emektarı şair-yazar Hanefi İspirli beyi aradım. Erzurum Yöresine ait bir türkü olan Hüma Kuşu türküsünden ilham aldıklarını söylediydi. Türkünün de ötesinde Türk, İran ve Arap mitolojisinde “Başına devlet kuşu kondu” tabirine ilham veren efsanevi kuşun adı. Devlet ve saadet kuşu. Buradaki “devlet” kelimesinin yönetim anlamında değil zenginlik anlamında olduğunu bilmek lazım. Araplar, bu kuşa Anka; İranlılar Simurg; Türkler ise Hüma ismini vermişlerdir.

Hüma türküsü Erzurum yöresine ait. Bu türkünün hikâyesi çok hazin. Maalesef efsanevi Hüma kuşu kadar saadet ve mutluluk getiren bir hikâye değil.  Erzurum’da seferberlik vakti... Okuyan, okumayan; genç yaşlı herkes askere çağrılmıştır. Türkü,Erzurum’un Ilıca nahiyesine bağlı Tikkir (Çiğdemli) köyünde birbirine âşık olan Mustafa ve Gülbahar’ın dillere destan aşklarını anlatır. Bu gençlerin evlenmesine izin verilir. Ama kısa bir süre sonra seferberlik vakti nedeniyle Mustafa askere alınır. Gülbahar, günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllarca yavuklusunu bekler, durur. Her sabah bahçeye çıktığında Mustafa’nın ondan ayrıldığı yola uzun uzun bakar, gözünde yaş kalmaz. Bunu gören kayınpeder yani Mustafa’nın babası yanık bir türkü tutturur.

Hüma kuşu yükseklerden seslenir

Yâr koynunda bir çift suna beslenir..

Hüma kuşunun efsanesi, Hüma türküsünün hikâyesinden sonra şimdi de Hüma dergisinin çıkış macerası…

Yerelden evrensele ne söylenebilir sorularına cevap arayışıdır Hüma. Gençlerin sesi, genç dimağların nefesidir Hüma. Edebiyat ustalarını gençlerle buluşturma mekânıdır Hüma. Dijital ortam yok olabilir ama kâğıdın yok olmayacağı bir dünya tasavvurudur Hüma. Böyle bir tema üzerinde yola çıktıklarını söylüyor derginin sahibi Hanefi İspirli.

Dergide editör olarak görev yapan kıymetli dostumuz şair-yazar İsmail Bingöl ile dergi için yaptığımız bir söyleşide şu ilginç cevapla karşılaştık. İsmail Bingöl, dergi için Hüma kuşuna gönderme yaparak, “Amacımız Hüma olamamış, başına daha devlet kuşu konmamış genç kalemlere bir yol açmaktır” dediydi. Derginin yazı işleri müdürü eğitimci-yazar Yusuf Kotan da Hüma gibi yakın zaman önce Erzurum’dan Sakarya’ya göçtü. Hatta ülke sınırlarının ötesine de uğradı. Suriye Azez topraklarında hocalık vazifesini icra etti. Dergide hizmetleri büyük oldu. Uzak da olsa dergiye hizmeti devam ediyor.

Hüma dergisinin yayın kurulunda rahmetli şair -yazar aynı zamanda eğitimci Reşat Coşkun’un da ismini gördüm. Dergi hakkında belki ona da birkaç sorum olacaktı. Geç kaldım, geç kaldık. Bizden önce gidenlere selam olsun, ruhu şad olsun. Hüma dergisi yayın kurulunun sekizinci sayıda onun edebi hayatından bahsedeceğini duydum.

Derginin mutfağında tanıdık bir isim daha vardı. Şair-yazar aynı zamanda akademisyen Ömer Özden Bey de hem TYB Erzurum yönetiminde hem de derginin yayın kurulunda bu kutsi vazifeye destek veriyor. Hüma kuşunun bir isminin de Tuğrul olduğunu Ömer Hocadan, Batı'daki isminin de Foneks olduğunu İsmail Bingöl Bey’den öğrendiydik. Sözlü kültürü yaşatmak lazım. Ömer Özden Hoca, dergi hakkında şu bilgileri de aktardı, “Amacımız bu dergiyle Erzurum’a edebiyat anlamında bir talih getirir. Dergide Erzurum değerlerine mesela Nurettin Topçu’ya yer verdik. Son sayıyı tamamıyla gençlere ayırdık. Gençler, her sayıda bir ağabey yazarla röportaj yapıyor. İsmail Bingöl, Hanefi İspirli, Ömer Özden ile yapılan röportajlar; edebiyat alnında gençlere yeni mecralar açıyor. Yine Türk edebiyatına katkıda bulunmuş Erzurumlu yazar ve şairlere yer veriyoruz bu dergide” dediydi.

Derginin bu sayısında gençlere yer vermekle birlikte gençlere örnek olacak bir makale de okudum. Şair ve yazar Tacettin Şimşek’in “Sanatçının Çocukluğu” doyurucu bir yazıydı. Üstadın kalemine bereket diyorum.

Dergiden bir bölümü teberrüken de olsa buraya alıyorum. Genç şair Cengizhan Genç’in Sırça isimli şiirinden:

Bir eski bahçede bütün heybetiyle

Bir çiçek açardı,

Yapraklarında ıtırlı kokular,

Gövdesinde mutluluk saçılırdı, rayihalar

Şimdi bir derviş gelip çiçeği kökünden

Bir derviş gelip kurt postu bile giyinmeden…

 

 
Advertisement Advertisement Advertisement