0
Dünyanın neresinde bir bomba patlasa herkes birbirine bakar ben ise "Wall street"e bakarım. Falanca örgüt, filanca grup hiç ilgimi çekmez. Wall street'in bu bombalama işini birilerine ihale etmesinin nedeni üzerinde düşünürüm.
Türkiye'de bir patlama olmuşsa biliniz ki hükümetin attığı herhangi bir adım Wall street'te ikame eden paranın efendilerine rahatsızlık verdiği için olmuştur. Bu ihaleyi kim kazanmış beni ilgilendirmez hiç.
Türkiye'nin üst düzey bir yetkilisi İran'ı ziyaret edecek olsa "yeni bir bomba yolda" diye düşünürüm ve hiç te yanılmam. Türkiye Çin ile bazı ticari ve siyasi "engagementlere" girse "bu, kaç kişinin ölümüne sebeb olacak acaba" diye geçiririm aklımdan ve bu gerçekleşir.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan seyahati iki kez iptal oldu. Sebeb, Ankara'nın göbeğindeki patlamalar. Şimdi birileri benden bunun tesadüf olduğunu düşünmemi istiyebilir.
İstemeye devam etsin…
Ankara patlamaları ile verilen mesaj kısa ve net olarak şu; "bizim dışımızda belirlediğin bu yol haritası çıkarlarımıza aykırı; bunu sana nazik, diplomatik bir dil ile defalarca ilettik fakat laftan anlamıyorsun…"
Bu üst akıl dedikleri kesimde akıl varsa kahrolayım.
8 bin yıllık insanlık tarihinde altı üstü 150 yıllık bir üstünlük sağladınız onu da Kara Afrikan'ın altın ve elmasına el koyup, tekelciliğe borçlusunuz fakat boyunuzdan büyük işlere kalkışıyorsunuz. "Kontrollü kaos" teoremiyle dünyayı çekip çevireceğinize inanıyorsunuz hala.
İnsanlık tarihinde 150 yıl hiçte uzun bir süre değil fakat şimdiden çöktünüz. İnsanlığa söyleyebileceğiniz hiç bir şey kalmadı. Bir 50 yıl daha bu gemiyi yürütebilirmisiniz şüpheliyim.
Bilgi kaf dağının ardında değil artık. Ayağı çıplak Çinli de, Hintli de üretiyor. Hem de senden daha kaliteli daha ucuz. Türkiye kendi arabasını, helikopterini, silahını üretmesin diye kaç mühendis öldürebilir, kaç bomba daha patlatabilirsin ki?
Senin bombalarından vazife çıkarıp Wall Street'te 50 kilo TNT ile kendini patlatacak o kadar çok kişi varki bunu görmek bile istemiyorsun.
Bir Kürt kızcağıza ilacı dayayıp Ankara'da halk otobüsünde patlatırsan, bir İngiliz kızcağızına ilacı dayayıp Wall Street'te patlattırılmayacağına garantin ne? Hele her üç Amerikalı'dan biri ikiz kule saldırılarının "inside job" olduğuna inanıyorken…
Elindeki serveti paylaşmanın zamanı geldi mister. İt is time.
George Zarrab da tutuklanacak mı?
Reza Zarrab ABD sınırları içinde tutuklanınca bizim postalcı takımı zillerini yine çalmaya başladı. Seçimlerden bu yana ilk kez yüzlerine bir gülümseme geldi.
Zarrab, ABD derin devletine konuşacak, Tayyip bütün dünyaya rezil olacak.
Beklentileri bu.
Sorsan hepside solcudur ha!
Ağızlarını açmışlar kapitalizmin kalbi olan Amerika'dan birşeylerin düşmesini bekliyorlar. Amerika dediğim ABD derin devleti, Amerika halkı falan değil.
Burdan bişi çıkar mı?
Çıkmaz?
Çıkmayacağının sebebini olayın en başına gidip analiz ederek anlayabiliriz.
ABD derin devleti (Amerika halkı ile kesinlikle alakası olmayan oligarşik yapı) İran'ın nükleer silah projesi olduğunu iddia ederek bu ülkeye ambargo uyguladı. Bütün devletlerinde bu ambargoyu uygulaması için zorlayıcı gücünü kullandı. Herkeste buna tıpış tıpış uydu.
Madalyonun görünen yüzü bu. Ayın karanlık yüzünde olup biten ise bundan farklıydı. Başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya, İran ile olan ticaretlerine üçüncü şahıslar üzerinden devam etti. Yani Reza Zarrab' lar üzerinden. Bu ülkelerde yaşayan çifte vatandaş İranlı iş adamları bunlar. Hem ABD ve Avrupa'da hemde İran'da rahatlıkla dolaşabilen, her iki tarafı iyi tanıyan ve de cesur tipler bunlar.
Ambargoya rağmen tezgah altından ticarete devam edildi. Ambargo yüzünden satılamayan petrolü ucuza alıp pahalıya satarak tıkır tıkır para kazandılar. Hemde sıfır riskle. Tüm risk bu cesur üçüncü kişilerde idi.
Ne zamana kadar sürdü bu? Türkiye gibi bazı ülkeler "bi dakka! sizin ticaretiniz gayri resmi de olsa yürümeye devam ederken neden bizim gibi zaten ekonomisi kırılgan olan ülkeler bundan daha da olumsuz etkilensin ki? deyip aynı sistemi Türkiye'de yürürlüğe koyunca kadar sürdü.
Türkiye güzel de para kazandı bu işten doğrusu. Herşey undercover olduğu için paranın bir kısmının birilerinin cebine aktığı da olmuştur muhakkak. Fakat Türkiye'nin geneline akan paranın yanında bunun pekte önemi yoktu.
Gladyo, Türkiye'deki bayiilerini devreye sokarak İran'la olan bu gayri resmi ticareti bitirdi. Elbette Aydın Doğan'ın postalcı faşist medyası ABD ile İran'ın tezgah altı ticaretini yazacak değildi.
Onların tek derdi Tayyip.
Tayyip giysin de isterse halk açlıktan ölsün. Gladyo'nun çıkarları halkın çıkarlarından önce gelir..
Şimdi, ABD yargısı Reza Zarrab'ı yargılayacak fakat George Zarrablar elini kolunu sallayarak gezecek öyle mi?
"Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa…"
Söylenmese eksik kalırdı.
"Têkilîya di navbera Pera û Mirov Li Beramberî hev wuha yê: Mirov pere sexte çe dike, Pere jî mirovên sexte"
"Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan, paranın sahtesini yapar, para da insanın."
-Benjamin Franklin-