Sudan'daki insani krizin felaket boyutunda olduğunu vurgulayan Lahbib, ülkede açlık ve yetersiz beslenmenin hızla arttığı, uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiği ve sivillerin giderek artan tehditlerle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Lahbib, Sudan'da orduyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) Faşir kentini ele geçirmesinin ardından yaşanan olayları anımsatarak, ülkenin Darfur ve Kurdufan bölgelerinde yaşananların "özellikle şok edici" olduğunu dile getirdi.

Almanya'da yeni grev dalgası
Almanya'da yeni grev dalgası
İçeriği Görüntüle

Baskı uygulanmalı

Sudan'da çatışan taraflara baskı uygulamak için bölgesel aktörlerle diplomatik ilişkiler kurulması gerektiğinin altını çizen Lahbib, "Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Suudi Arabistan ve ABD'den oluşan dörtlü mekanizmanın çalışmalarını göz önünde bulundurarak tüm çıkarları ve Türkiye dahil bölgesel aktörleri dikkate almamız gerekiyor." diye konuştu.

Lahbib, Sudan halkının acısını hafifletmek için finansal destek vermenin ve somut adımlar atılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, "Sudan, halkı için gerçek bir kabusa ve insani felakete dönüştü." dedi.

Yardım görevlileri için en ölümcül yer

Çatışmaların başladığı 2023'ten bu yana neredeyse hepsi Sudanlı 120'den fazla insani yardım görevlisinin hayatını kaybettiğini aktaran Lahbib, ülkenin insani yardım görevlileri için "dünyanın en ölümcül yerlerinden biri" haline geldiğini söyledi.

Kaynak: AA