Cenevre

DSÖ, KDC ve Uganda'daki Ebola salgınının küresel düzeyde riskini düşük olarak değerlendiriyor

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda'da görülen Ebola salgınının riskini ulusal ve bölgesel düzeylerde yüksek, küresel düzeyde ise düşük olarak değerlendirdiklerini bildirdi.

Ghebreyesus, KDC'deki ve Uganda'daki Ebola salgınına ilişkin DSÖ Acil Durum Komitesi'nin toplantısının sonuçlarına dair düzenlenen basın toplantısında konuştu.

17 Mayıs'ta KDC ve Uganda'da Ebola salgını nedeniyle uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu ilan ettiğini hatırlatan Ghebreyesus, 'Bu, bir DSÖ Genel Direktörünün Acil Durum Komitesini toplamadan önce uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu ilan ettiği ilk durumdur. Bu adımı, Uluslararası Sağlık Tüzüğü'nün 12. Maddesi uyarınca, KDC ve Uganda Sağlık Bakanlarına danıştıktan sonra ve acil eylem ihtiyacı göz önünde bulundurarak attım.' dedi.

Ghebreyesus, KDC ve Uganda'daki durumun pandemi acil durumu olmadığına karar verdiğini anımsattı.

'Doğrulanmış Ebola vakalarından hariç yaklaşık 600 şüpheli vaka ve 139 şüpheli ölüm var'

DSÖ Acil Durum Komitesi'ni bu konuyu konuşmak üzere topladığını söyleyen Ghebreyesus, 'Komite, durumun uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olduğu ancak pandemi acil durumu olmadığı konusunda hemfikir oldu. DSÖ, salgının riskini ulusal ve bölgesel düzeylerde yüksek, küresel düzeyde ise düşük olarak değerlendiriyor.' dedi.

Ghebreyesus, KDC'de şimdiye kadar Ituri ve Kuzey Kivu bölgelerinin kuzeyindeki kentlerde 33 Ebola vakasının doğrulandığını belirterek, bu ülkede salgının boyutunun çok daha büyük olduğunu bildiklerini söyledi.

Uganda'nın başkenti Kampala'da, KDC'den seyahat eden 2 kişide Ebola'ya rastlandığının DSÖ'ye bildirildiğine değinen Ghebreyesus, KDC'de çalışan bir ABD vatandaşının da Ebola virüsü testinin pozitif çıktığını ve Almanya'ya nakledildiğine işaret etti.

Ghebreyesus, şu ifadeleri kullandı:

'Daha fazla yayılma ve daha fazla ölüm olasılığı konusunda ciddi endişe yaratan birkaç faktör var. Birincisi, doğrulanmış Ebola vakalarından hariç yaklaşık 600 şüpheli vaka ve 139 şüpheli ölüm var. Salgının tespit edilmesinden önce virüsün ne kadar süre dolaştığı göz önüne alındığında, bu sayıların artmasını bekliyoruz. İkincisi, salgın genişledi ve birçok kentsel alanda vakalar bildirildi. Üçüncüsü, sağlık çalışanları arasında ölümler bildirildi, bu da sağlık hizmetleriyle ilişkili bulaşmayı gösteriyor. Dördüncüsü, bölgede önemli bir nüfus hareketliliği var. Ituri eyaleti son derece güvensiz.'

Ghebreyesus, salgının, onaylanmış aşısı veya tedavisi olmayan bir Ebola virüsü türü olan Bundibugyo virüsünden kaynaklandığını belirtti.

Tüm bu riskler nedeniyle daha fazla ölümün önlenmesi, etkili ve uluslararası bir müdahalenin harekete geçirilmesi için acilen adım atılması gerektiğine karar verdiğini söyleyen Ghebreyesus, liderlikleri ve işbirlikleri için KDC'li ve Ugandalı yetkililere teşekkür etti.

Ghebreyesus, DSÖ'nün ulusal yetkililerin müdahalesini desteklemek üzere sahada bir ekip bulundurduğuna işaret ederek, 'Müdahalemizi desteklemek için acil durumlar için ayrılan fondan ek 3,4 milyon dolar daha onayladım. Toplam fon 3,9 milyon dolara ulaştı.' dedi.

Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu

Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.

KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin ismi verilmişti.

Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.