0

İnsan hakikatte üç temel özden oluşmuştur. Nefis, ruh ve akıl. Bu üç varlığın insana verilmiş olması diğer varlıklardan farklı olmasını da gerektirmiş, bu özelliğinden dolayı Yüce Yaratıcı diğer varlıkları insana uzun yolculuğunda kimi zaman hizmetçi, kimi zaman yoldaş, kimi zaman da imtihan vesilesi kılmıştır.

İnsanın merkeze alındığı şu dünyada, diğer varlıkların tamamlayıcı unsur olarak özel görevleri vardır. Şeytan, ilahi sır gereği, tek bir görev için yaşar olmuştur. İnsanı yaratılış gayesinden uzaklaştırıp, yoldan sapıtmak, yol ararken yoldan olmasını sağlamak. Edebi terketmiş olması onu makamlardan etmiş huzurdan kovdurmuş, lanetli bir varlık haline getirmiştir.

Huzurda olmanın, sevgide kalmanın, şifresidir edeb. İnsan hernekadar hata etmiş olsa da edebe sarıldığından Yüce Yaratıcı'nın sevgisine mazhar olmuş ve bütün varlıklar kendine hizmetçi kılınmıştır.

Bir başka ifade ile herşey insan için, insan da bir şey için yaratılmıştır. Bütün kainat, varlıklar, ölüm ve ötesi, cennet ve cehennem, varlık ve yokluk, uzun bir yolculuğa çıkarılmış olan insana endekslenmiş, merkeze alınmıştır. Yol meşakkatlidir.

"Canana ulaşmayan, sevgiliye kavuşmaya çalışmayan can, binlerce bile olsa yarım tenden ibarettir." İşte asıl keşfedilmesi gereken sır burdadır. Nefis diye bilinen, dünyaya endeksli ihtiraslardan kurtulup ruha yönelmek ve sonra da özgürlüğe uçmak.

Ömrü boyunca bir hakikatin peşindedir insan. İnsanın kimi daha yolun başındayken neyi aradığını unutur ve yolda kaybolur; kimisi de neyi aradığını unutması yetmezmiş gibi yolu da unutur yoldaşı da unutur, böylece hem kendinden olur hem de yoldan.

İslam düşüncesi ve medeniyetini oluşturan Kelam, Fıkıh ve Tasavvuf diye üç önemli saçayağı vardır. Bunlar temel değerlerini vahyin ışığı altında şekillendirmiş olduklarından ortaya koydukları medeniyet de bir vahiy medeniyetidir. Asırlarca insanlığa adalet, huzur ve saadet getiren medeniyetimizin duraklama devrine girmesi, bu değerlerimizden uzaklaşmış olmamızdan kaynaklandığını biliyoruz. Yoldan çıkma nedenimiz bellidir artık.

İçinde bulunduğumuz toplumların birbirlerine karşı tahammülsüz tavırları, ülkeleri kan gölüne çeviren hırs ve üstünlük sanrıları, dünyaya ve dünyalık değerlere olan aşırı düşkünlük insanlığı çaresiz bırakmıştır. Savaş olmayan, masum insanların kanının dökülmedği hiçbir yer yok yeryüzünde. Gücü eline alan, başkalarını yok ederek ancak tatmin olma yoluna gitmiş, kanla beslenir olmuştur.

İnsanlık topyekün bir çaresizlik içinde. Gücü eline alıp yok eden de, güçten muzdarip olup zulme uğrayan da çaresizlikle yüzyüzedir. Bunun nedeni insanın yaratılış amacından sapıp, yolda kaybolmuş olmasındandır.

Toplumları canlı tutacak, onları özüne dönderecek değerler ancak yaratılış amacına çekip getirecek değerler olacaktır. Nefsinin kölesi olarak insanlık hem ruhunu, hem de bedenini köleleştirmiştir. Bu da çaresizliklerinin en temel nedenidir. İnsan özüne dönebilirse ancak huzuru elde edebilecek, hırslarından ve üstünlük sanrılarından kurtularak dinginleşebilecektir.

İşte asıl muhtaç olduğumuz gıda, can damarlarımızı besleyeceğimiz medeniyet inşa eden besin kaynaklarımız olan Kelam, Fıkıh ve Tasavvuf üçlüsünün yeniden dostluğunun pekiştirilip topluma sunulmasıdır. Bu yöndeki çalışmalar eşyanın hakikatine ulaştıracak, insanı etrafındaki gelişmelere karşı bilinçli kılacak, tehlikelere karşı da kalın bir zırh örecektir. Bu yüzden temel değerlerimizin sağlıklı anlatılıp, anlaşılması da bunların varlığı kadar önemlidir.

TRT Diyanet'de güzel bir programa başlandı bir kaç hafta önce. Bu hafta Cuma günü beşincisi yayınlanacak. Hz. Mevlana'nın "Fihi Ma Fih" adlı kitabı program başlığı olarak seçilmiş. "Ne Varsa İçindedir" anlamına geliyor.

"Ey insan! Bu kafeste azap içindesin. Senin canın içinde bir can var. O canı ara. Beden dağının içinde mücevher var. O mücevherin madenini ara. A yürüyüp giden sufi, gücün yettiğince ara. Ama dışarda değil, aradığını içinde ara."

Yaşam koçu, Pisikiyatrist Dr. Faik Özdengül'ün sunumunda gerçekleştirilen bu faydalı programı hakikat yolcusu, edeb ile hakikate ermek isteyen bütün dostlara tavsiye ederim.