0

Bir çocuğun yetim kalmasının zorluklarını, küçük yaşlarda anne ve babamı kaybederek yaşadım. Anne ve/ya baba kaybı kuşkusuz bir çocuğun yaşayabileceği en sıkıntılı deneyimlerden biri. Çocukluğum bu zorlukları aşma mücadelesiyle geçti. Yaşadığım sorunları aşma çabam kimsesizlere, yoksullarla, dezavantajlı guruplara yönelik sosyal çalışmalara sevk etti beni. Kendi engellerimi kaldırma mücadelem sosyal hizmet uzmanı olarak çocukların, gençlerin, ailelerin sorunlarını çözme mücadelesinin bir parçası olmama vesile oldu.

Bir yönüyle şer hayra vesile oldu, geçmişe dönüp baktığım 'da karşılaştığım engeller bugünkü hayatımın, varoluşumun kaynağını oluşturdu.

Yetimler tehdit altında!

İnsan duygusunu bilmediği sorunu anlamakta, fark etmekte zorlanır. Dünya genelinde

(Unicef ) 140 milyondan fazla çocuğun savaşlar, ya da doğal afetler gibi sebeplerle ailelerini kaybettiğini, bu çocukların hayatlarını bakıma muhtaç ve yetim olarak sürdürdüğünü gösteriyor. Uluslararası verilere göre devam eden savaşlar, çatışmalar, kuraklık, salgın hastalıklar ve kıtlık gibi nedenlerle her gün 10 bine yakın çocuk öksüz kalıyor.

Kimsesiz ve korunmaya muhtaç çocuklar madde bağımlılığı, zorla silahaltına alınma, insan kaçakçılığı, misyoner örgütlerin yanı sıra organ, fuhuş ve dilenci mafyaları tarafından tehdit ediliyor. Toplum olarak, yetimlerin yaşadığı zorlukları anlamak ve farkında olmak, sorunlarının çözümü için harekete geçmek sorumluluğumuz var.
Yetim Vakfı açıldı.

15 Ramazan Dünya Yetimler Gününde, anne ve/veya babasını kaybetmiş çocuklarımıza yönelik hizmet vermek üzerine kurulan 'Yetim Vakfı'nın açılış törenindeydik.
Vakıf dünya genelinde yetim çocuklara psiko-sosyal yardım ve bu konuda toplumda farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Vakfın İstanbul Edirnekapı Merkezînde açılış töreninde konuşan başkan Mehmet Gülsatar, "yetimlere yönelik çalışmaların zor ve çoğu insanın güçlüklerine katlanmayı göze alamadığı bir alan olduğunu ve uzun vadeli çalışma yapmayı gerektirdiğini vurguladı. Vakıf olarak eğitim ve psiko-sosyal destek gibi alanlarda yoğunlaşacaklarını, Ümraniye, Fatih ve Reyhanlı'da psiko-sosyal destek merkezlerinin açılışını yapacaklarını söyledi.

'Yetim Vakfı'nın kimsesiz, korunmaya ihtiyacı olan yetim çocuklarımıza hak ettikleri sevgi dolu hizmetleri vermelerini diliyorum.
Çocuklar işçi olmasın!

Geçtiğimiz 12 Haziran "Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele" günüydü. Küresel düzeyde tüm insanlığa yönelik risk ve tehlikeler içeren pek çok sorundan bir tanesi de çocuk işçiliğidir. Çocuk işçiliği, bir ülkedeki kanunlar tarafından belirlenen yaş sınırının altındaki çocukların çalıştırılması anlamına gelir. Çocuğun örselenmesine yol açar, ömür boyu yaşamında psikolojik ve sosyal sorunların kaynağını oluşturur.

Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre dünya çapında yaklaşık 168 milyon çocuk işçi olduğu tahmin ediliyor. Bunlardan 98 milyonu (yaklaşık yüzde 60'ı) tarımda çalışıyor.

Çocuk hakları sözleşmesine göre çocukların eğitilme, giyinme, barınma, sağlık gibi çok temel hakları vardır. Çocuklar çalıştırıldıkları zaman bu haklardan mahrum kalırlar ve çocuk işçiliği insan hakları sorunu olarak karşımıza çıkar. Çocuk işçiliği, çalışan çocuklar sorunuyla birlikte; suça bulaşan, sokak çocukları, madde bağımlılığı sorununu da beraberinde getirir.

Çocuk işçiliğinin önlenmesi her şeyden önce "çocukların çocukluğunu yaşayabildiği" aile ve toplum düzenini beraberinde getirir.