Saygı; değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram: Bir başka ifadeyle saygı; başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.

Sevgi ve bağlılık karışımı bir duygudur. Hürmet göstermektir. Birinin önemsenmesinden, üstün görülmesinden kaynaklanan ve o kişiye değerini belirtecek biçimde davranılmasına sebep olan duygudur. Hatır gözetme, hatır saymadır. Bazı şeyleri önemseme ve onları zedelemekten çekinmektir. Kutsal sayılan şeyleri yüceltme duygusudur. Değer bilmek itibar etmektir. Bir kimseyi bir başkasına yakın ilgi ve sevecenlik göstermeye, gerektiğinde özverili davranmaya iten duygudur.

Herkesin saygı duyduğu birileri vardır Saygımızı, gerek ceketimizi ilikleyerek gerekse bir dediklerini iki etmemekle gösteririz kimi zaman Tabi bizde, saygı duyulan biri olmak isteriz İnsanlar, kendilerine saygı duyulması için her şeyi yaparlar Hiç düşündünüz mü saygı ne demek? Kime saygı gösterilir ve niçin gösterilir Aslında, saygı kelimesini bırakın, saygı ile alakası bile olmayan insanlar var ama ben yinede bu yazımda ilgililere, içimizde duyduğumuz o benzersiniz histen bahsedeceğim İdollerimiz ile karşılaşmak, diyalog kurmak, rica kelimesini kullanmalarını beklemek ruhu tatmin eden besinlerdendir.

Saygı karşımızdakine onu düşündüğümüzü hissettirmektir. İnsanların dili, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun, ayırmadan farklılıklarını kabul etmektir. Saygı, insanların arasındaki olumsuzlukları olumluya çeviren bir bağ, insanlar arasında ki en güzel iletişim kapısıdır. Kendine ve başkalarına değer vermek, çevresinden değer görmektir.

Bazı şeyleri önemseme ve onları zedelemekten çekinme. Kutsal sayılan şeyleri yüceltme duygusu. Onaylama, takdir etme bilgisi... Değeri, üstünlüğü, yararlılığı kabullenme dolayısı ile bir kimse ya da bir şeye karşı dikkatli, özenli ve ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu. Değer bilmek, itibar etmek. Bir kimseyi, bir başkasına yakın ilgi ve sevecenlik göstermeye gerektiğinde özverili davranmaya iten duygu.

Saygı karşımızdakine onu düşündüğümüzü hissettirmektir. İnsanların dili, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun, ayırmadan farklılıklarını kabul etmektir. Saygı, insanların arasındaki olumsuzlukları olumluya çeviren bir bağ, insanlar arasında ki en güzel iletişim kapısıdır.

Saygılı olmak iyi bir insanın taşıması gereken temel özelliklerden biridir. Saygı insanların kendi kişiliği ile başkalarının kişiliğinin arasındaki sınırı bilip o sınırı aşmaması, kendi aleyhine dahi olsa başkasının hakkına, hukukuna özen göstermesidir.

Her anne baba çocuklarının etrafa ve kendilerine karşı saygılı olmasını ister. Ancak saygının sınırının ne olduğunu; gerektiğinin konusunda bazı soru işaretleri olabilir. Saygı ölçüleri kültürden kültüre farklılık gösterir. Bizim kültürümüzde yaşlılara saygı göstermek önemsenirken başka kültürlerde yine bizim kültürümüzde yardımlaşmak, ihtiyacı olanlara bağışta bulunmak çok önemlidir. Fakat örneğin Japonya'da yaşanan bir insana yardım etmek, para vermek onun kişiliğine bir hareket ve saygısızlık olarak kabul edilebilir. Saygı ölçütlerini bu kültürel farkları göz önüne alarak belirtmek gerekir. Aynı kültürün içinde de ölçütlerde bir takım değişiklikler olabilir.

Zaman içinde değer yargılarında değişmeler görülebilir örneğin itaat kültürü ve otoriteye gösterilen aşırı saygı kişinin öz saygısı aleyhine işlediği için bu konuda ki ölçütleri yeniden düzenlemek gerekir. Disiplin birçok ebeveynin bir numaralı endişesidir. Çoğu anne baba ödüllendirme ve cezalandırma gibi eski teknikleri kullanırken başka bir insana rüşvet vermek, bağırmak, tehdit etmek ve vurmanın saygısız yollar olduğunu görmek çok fazla hayal gerektirmez. Genellikle çocuklar örnekle öğrendikleri için eğer siz bu kaba davranışları model olarak gösterirseniz, tahminen çocuklarınızda bu davranışları öğreneceklerdir.

Ebeveynler ve öğretmenler günümüz çocuklarının medeniyetsiz davranışlarından şikayetçiler. Anne babaların arkasından konuşan çocuklar, birbirlerini çukurlara itenler ve öğretmenlerine karşı kaba olan çocuklar. Ebeveynlerin çoğu çocukların diğerleri karsı saygılı olarak yetişmeleri konusunda hem fikirler fakat bunun nasıl başarabileceği konusunda bazı karışıklıklar var bazıları "söylediğimi anında yap ve bana itiraz etme" tavrını benimsiyorlar. 50 yıl önce işe yarayabilirdi fakat günümüzde değil.

Bazıları ise çocuklarından az şey beklerlerse onlarda daha saygılı olmayı öğrenecekleri ve kendilerine karsı gelmeyeceklerini düşünürler. Gerçek saygıya önem vermek, kibarlık, düşünceli olmak ve yardımlaşma demektir ve buda iki taraflı olmaktır. Ebeveynlerin bugün fark etmedikleri şey çocuklarının saygılı olabilmesi için saygı gördüklerini hissetmeleri gerekir. Bazı anne baba bu farkı tam olarak anlayamadıklarından davranışlarının çoğu çocukların saygısız olması için model oluşturan davranışlardır. İste "kaba bir dünyada saygılı çocuklar yetiştirmek" çocuklarımıza nasıl saygılı davranacağımız ve bunun karşılığında onlarında çevredekileri ne karsı nasıl saygılı olacaklarını bize öğretir. Karşılıklı saygı, sağlıklı insan ilişkilerinin temellerini oluşturur. Geçmişte ebeveynlerin çocukları ile nasıl iletişim kurduğu önemli değildir.

Ebeveynler ailenin yöneticileri olarak kabul edilirdiler. Ve bütün yapmaları gereken çocuklarına beklentilerini bildirmek ve çocukları buna zorlamak için ödül ve ceza yönetimi kullanmaktadır. Ebeveynler hükmedici kişiler olarak görüldüğünden saygılı iletişim becerileri, anlayış, kendi karsısındakinin yerine koyma, paylaşma, cesaretlendirme ve problemleri birlikte çözme gibi konular o zamanın şartlarına çok anlamsızdı. Fakat günümüzün demokratik dünyasında, nasıl iletişim kurulur ilettiğimiz mesajın başarısını belirlediği için saygılı iletişimi öğrenmemiz gerekli. Cesaret vermek ebeveynlerin kullanabilecekleri en önemli yetenektir. Ebeveynler çocuklarını her zaman kendilerini geliştirmeleri ve iç zenginliklerini arttırmaları konusunda desteklerde çocukların ileride parlak bir geleceğe sahip olma şansları artar. Ebeveynler için çocuklarına sorumluluk yüklemekten çok onların kendi kendilerine sorumluluk almayı öğrenecekleri fırsatlar hazırlamak daha önemlidir.
Unutulmamalıdır ki; Saygı kayığına binmeden, sevgi denizi geçilemez…

Sefa ile…