Günümüzde insanlar makamları, mevkileri ve unvanları konuşuyor. Kimin hangi göreve geldiği, hangi koltukta oturduğu, hangi yetkiyi kullandığı gündem oluyor. Oysa insanı büyük yapan şey makamı değil, o makamı taşırken sergilediği karakterdir. Çünkü makamlar gelip geçer; geriye sadece insanların gönlünde bıraktığınız izler kalır.

İşte İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin Kore Gazisi Ömer Yavuz'a gösterdiği vefa da tam olarak böyle bir iz bıraktı.

Bu millet, tarih boyunca sözünün eri olan insanları sevmiş ve bağrına basmıştır. Çünkü bizim medeniyetimizde verilen söz sıradan bir cümle değil, bir ahittir. Bir insanın sözüne sadık kalması, onun karakterinin en güçlü göstergelerinden biridir.

Yıllar önce Çorum Valisi olarak görev yapan Mustafa Çiftçi, Kore Gazisi Ömer Yavuz'u ziyaret ettiğinde belki de sıradan bir ziyaret gerçekleştirdiğini düşünüyordu. Ancak o gün yaşanan kısa bir diyalog, yıllar sonra bütün Türkiye'nin konuşacağı bir vefa hikâyesine dönüşecekti.

Kore Gazisi Ömer Yavuz, Mustafa Çiftçi'ye dönerek içtenlikle: "Vali Bey, vefat ettiğimde cenazemi sen kaldır." dedi.

Bu sözün içinde güven vardı.

Bu sözün içinde sevgi vardı.

Bu sözün içinde yılların tecrübesiyle söylenmiş bir samimiyet vardı.

Çünkü gaziler insan sarrafıdır. Kimin samimi, kimin yapmacık olduğunu en iyi onlar bilir. Hayatlarını cephelerde geçirmiş, ölümle yüz yüze gelmiş insanlar kolay kolay herkese gönül bağlamazlar. Bir gazinin bir devlet adamına böyle bir vasiyette bulunması, ona duyduğu güvenin ve muhabbetin en açık göstergesidir.

Mustafa Çiftçi de bu güvene layık olduğunu yıllar sonra gösterdi.

Aradan zaman geçti.

Görevler değişti.

Takvimler değişti.

Makamlar değişti.

Ancak unutulmayan bir şey vardı: Bir gazinin emaneti...

Ömer Yavuz'un vefat haberi geldiğinde Mustafa Çiftçi, yıllar önce kendisine söylenen o cümleyi hatırladı. Ve hiç tereddüt etmeden sözünü yerine getirdi.

Belki bazıları bunu sıradan bir davranış olarak görebilir.

Hayır...

Bu davranış sıradan değildir.

Çünkü günümüzde bırakın yıllar önce verilen sözleri hatırlamayı, insanlar dün verdikleri sözleri bile unutabiliyor. Menfaatlerin dostlukların önüne geçtiği, çıkarların insanlığın önüne konulduğu bir dönemde, yıllar önce verilen bir sözü tutabilmek büyük bir erdemdir.

Mustafa Çiftçi'nin yaptığı tam olarak budur.

O, bir gazinin son arzusunu yerine getirerek sadece bir cenazeye katılmamıştır.

Aynı zamanda devlet ile millet arasındaki gönül bağını da güçlendirmiştir.

Çünkü devlet dediğimiz şey yalnızca binalardan, kurumlardan ve yönetmeliklerden ibaret değildir. Devlet, vatandaşının acısına ortak olabilen, sevinciyle sevinebilen ve hatıralarına sahip çıkabilen bir anlayıştır.

Mustafa Çiftçi'nin yıllardır görev yaptığı her yerde vatandaşlarla kurduğu samimi ilişki de aslında bu anlayışın bir yansımasıdır.

Milletimizin gönlünde yer edinen yöneticilerin ortak bir özelliği vardır:

Onlar makamın arkasına saklanmazlar.

İnsanların arasına karışırlar.

Dinlerler.

Anlarlar.

Empati kurarlar.

Ve en önemlisi, unutmamaları gerekenleri unutmazlar.

Bugün Kore Gazisi Ömer Yavuz'un hatırası anılırken, aynı zamanda Mustafa Çiftçi'nin gösterdiği vefa da konuşuluyorsa bunun sebebi budur.

Çünkü vefa, insanı yücelten en büyük hasletlerden biridir.

Vefa; bir dostu zor gününde yalnız bırakmamaktır.

Vefa; geçmişte yapılan iyilikleri unutmamaktır.

Vefa; verilen sözü şartlar değişse bile yerine getirmektir.

Mustafa Çiftçi'nin yaptığı da tam olarak budur.

Ömer Yavuz artık aramızda değil.

Ancak onun devletine, bayrağına ve milletine olan bağlılığı yaşamaya devam ediyor.

Ve onun son arzusuna sadık kalan Mustafa Çiftçi'nin davranışı da gelecek nesillere örnek olacak bir insanlık dersi olarak hafızalarda yerini alıyor.

Bugün Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şey tam da budur.

Görevini yapan insanlar elbette önemlidir.

Ancak görevini yaparken gönüllere dokunabilen insanlar çok daha kıymetlidir.

Yöneticilik sadece makam odalarında oturmak değildir.

Yöneticilik bazen bir yaşlının duasını almak, bazen bir yetimin başını okşamak, bazen de yıllar önce verilmiş bir sözü tutabilmektir.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin Kore Gazisi Ömer Yavuz'a gösterdiği vefa, işte bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir.

Rahmetle andığımız Kore Gazisi Ömer Yavuz'un aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.

Ve bir kez daha görüyoruz ki;

İnsanlar makamlarıyla değil, karakterleriyle büyürler.

Unvanlar insanı tanıtabilir, ancak asıl değerini ortaya koyan davranışlarıdır.

Mustafa Çiftçi'nin bu davranışı da bize göstermiştir ki, devlet adamlığı sadece görev yapmak değil; gerektiğinde bir gazinin vasiyetine sahip çıkabilecek kadar vefalı olabilmektir.

İşte bu yüzden diyorum ki:

Bazı isimler görevleriyle hatırlanır.

Bazı isimler başarılarıyla anılır.

Bazı isimler ise gönüllerde bıraktıkları izlerle yaşar.

Mustafa Çiftçi'nin Kore Gazisi Ömer Yavuz'a gösterdiği vefa da işte böyle unutulmayacak bir iz olarak milletimizin hafızasında yerini almıştır.

Çünkü vefa, her insana nasip olmayan büyük bir erdemdir.

Ve bazen bir insanın bütün karakterini anlatmaya tek bir cümle yeter:

Verdiği sözü unutmadı. :::