80 yıl önce

21 Temmuz...

Türkiye, ilk çok partili hayata adım atı...

Seçimler yapıldı. Fakat sistem demokrasiye hiç de uygun değildi. Çünkü oylar açıktan atıldı, sayım (tasnif) gizli yapıldı. Öyleki daha sandıklar kurulmadan mazbatalar hazırlanmıştı. Bazı şehirlerde mesela İstanbul'da sonuçlar üç gün sonra açıklanmıştı. Muhalefet itiraz edince gecikmenin nedeni olarak da sandıkların çok olması ve memurların yeterli sayıda olması ileri sürülmüştü. Muhalefetin sandık müşahitleri bulundurmasına da müsaade edilmemişti. Sonuç iktidar partisi ezici bir çoğunlukla 'zaferini' ilan etmişti.

Demokrat Parti'nin lideri Celal Bayar:"İşte ben iddia ediyorum, hatta itham ediyorum, seçim işlerine fesat karıştırılmıştır. Seçimler milletin hakiki iradesini göstermekten uzaktır. Şayet kanunsuz hareketler ve vatandaşların üzerinde yapılan türlü tazyikler azami hadde çıkarılmamış olsaydı yurdun her tarafında seçimleri partimizin kazanmamasına imkân yoktu...” dese de sonuç değişmedi. Çünkü seçimler hakim gözetiminde yapılmamıştı. Seçim sonrasında muhalefetin oy oranlarının yüksek olduğu yerlerde de çeşitli bahanelerle halkın kulağı çekiliyordu.

*

Yıl 2023...

Kasım...

CHP'nin 38'inci olağan kongresi...

Bazı delegelerin iradesinin rüşvet ve çeşitli vaatler karşılığında sakatlandığı seçmen iradesinin sandığa yansıtılmasına engel olunduğu iddiasıyla açılan davada yaklaşık 3 yıl sonra mahkeme yapılan söz konusu kongreyi temyiz yolu açık olmak üzere- ihtiyati tedbir kararı da alarak- yapılmamış ve sonuçlarını yok hükmünde sayarak 'mutlak butlan' kararı verdi.

Mahkeme kararını tanımayalar şiddete başvurdular. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle CHP Genel Merkezi 38'inci Kongre üyelerinin kullanımına hazır hale getirildi.

Hukuki süreç devam ediyor. Herkesin de uyma mecburiyeti var.

Fakat 1946'da böyle hak arama yolları yoktu.

Gerçi halk 4 yıl sonra, 14 Mayıs 1950'de "Yeter söz milletindir." diyen Demokrat Partiyi iktidara getirerek bir düzelme yapmıştı. Bu iktidar değişikliği ancak 10 yıl devam edebildi. 46 zihniyeti 27 Mayıs 1960'ta askeri darbeyle yönetime "el koyarak" 10'larca yıl sürecek darbeler sürecinin kapılarını ardına kadar açıyordu. Gezi olaylarını da 27 Mayıs'a denk getirerek başlatıyorlardı. O gün milletin araçlarını yakanları, mağazaları yağmalayanları alınlarından öpenler, bugün aynı şiddete kendilerei maruz kalmışlardır. 15 Temmuz darbesini tiyatro, kontrollü diyerek gizlemeye çalışanlar, bugün planın kendilerine de işletildiğinin belki farkına varabilirler. CHP'nin maruz kaldığı bugünkü görüntüler bakılunca buna, CHP'nin 15 Temmuz'u demek de mümkündür.

Siyasi hayatımız çok büyük badirelerden geçti, geçiyor. İçerideki olaylarla dışarıdaki olaylar birbirinden bağımsız değil.

Etrafımız ateş çemberi...

İsrail ve müntesipleri bölgenin ve dünyanın kanlı ve uzun bir savaşa sürüklenmesi için büyük çaba içindeler. Türkiye'nin içini rüşvet ve yolsuzluklarla bazı kurumlarını elegeçirenler eliyle karıştırıp dünyadan soyutlayarak emperyalist emellerine rahatça ulaşmayı planladıkları apaçık bir gerçektir. Hülasa rüşvet ve yolsuzluk aynı zamanda emperyalist planın parçasıdır. Sanıkların aynı zamanda ajanlıktan yargılanmaları tesadüfi değildir. Tıpkı darbecilere 'Bizim çocuklar' demeleri gibi...

*

Bugün 27 Mayıs 2026...

Kurban Bayramı'nın birinci günü... Mübarek olsun.

Fakat bir de 1963'ten 1980'e kadar kutlanılan 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı vardı. Resim daireler tatil edilir, meydanlarda demokrasi nutukları atılarak 27 Mayıs darbesi kutlanırdı. Demokrasi şehitlerinin naaşları İmralı adasında melul mahzun bir çukurda bekliyordu. Ta ki 1990'ların başlarında İstanbul Topkapı Sarayının karşısında yaptırılan anıt mezara nakline kadar...

Mutlak butlan hukuki bir yoldur. Hukuk tanımayanlara da