Merhum Uğur MUMCU’nun 7 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan “Mossad ve Barzani...” başlıklı yazısının son paragrafı: “Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?

Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş yapıyorlar da dünya bu savaşın farkında mı değil?”

Bugün Terörsüz Türkiye, bu bilinçle kuruluyor…

Mumcu, maskeleri düşürüyordu.

*

Yıl 1993…

Neler ve niçin oldu?

İslam coğrafyası kan deryası…

Irak, Suriye, Somali, Filistin…

Ermeni çeteler Karabağ’da soykırım yaparken Azerbaycan’da da askeri darbeyle Elçibey görevden uzaklaştırılıyordu.

13 Eylül’de Washington'da 1’inci Oslo Anlaşması’yla (28 Eylül 1995’te de 2’inci Oslo Anlaşması) Kudüs/Filistin Davası İsrail’e peşkeş çekiliyordu.)

Bosna’da Boşnaklar katlediliyor, yine uluslararası örgütler BM başta olmak üzere bu katliamı seyrediyorlardı.

Cinnet yılı; 1993…

*

24 Ocak 1993…

Bosna’da Sırp, Karabağ’da Ermeni çeteler soykırım yapıyorlardı.

Türkiye ve dünyanın ehli vicdan sahipleri infial halindeydi.

BM ve ABD, AB vb. kuruluşlar kanı durdurmaya çağrılıyordu. BM’nin telefonları, faksları protestolar nedeniyle kilitlenmişti.

Saat: 13.30…

Ankara’da bombalı saldırıyla Uğur Mumcu’yu katlettiler.

O anda gündemi değiştirdiler.

Türkiye’yi kanlı ve karanlık uçuruma attılar.

*

Akıl ve izan yoksunu bir güruhun elinde ateşlerden ateşlere sürüklendi.

“Radikal İslam- Ilımlı İslam…

Laiklik tehlikede…

Şeriat geliyor…

İrtica hortladı…

Mollalar İran’a” sloganlarıyla laik-anti laik tartışmalarıyla cepheleşme girişimlerine hız verdiler.

1993 yılı çok enteresan ve kanlı bir yıldır.

Uğur Mumcu’nun na’şı üzerinde tepindiler. Ankara Maltepe Camisinin musallasında yatan namazının kılınmasını ve son yolculuğuna uğurlanmasını bekleyen Mumcu’ya da acımdan saygısızca ezan okunurken kara ağızlarını açarak “Kahrolsun Şeriat” naraları atan güruh, Uğur Mumcu’yu katledenlerin elemanlarıdırlar.

1993’te mayıstan aralığa kadar 320 vatandaş terörden hayatını kaybetti.

*

Mumcu’ya kıymakla yetinmediler…

17 Şubat’ta… Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, 17 Nisan’da Cumhurbaşkanı Turgut Özal,

24 Mayıs’ta Elazığ-Bingöl yolunda 33 er 6 sivil,

2 Temmuz’da Sivas’ta, (Madımak Otel)

5 Temmuz’da Başbağlar’da ve 22 Ekim’de Eşref Bitlis’in yakın çalışma arkadaşı Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Bahtiyar Aydın’ı da katlettiler.

28 Şubat (1997) sürecinin yollarını da böyle oluşturdular.

Niçin?

Türkiye bölgesiyle ilgilenmesin kendi derdine düşsün diye yaptılar tüm bunları…

Merhum Uğur Mumcu’yu katledenler onun na’şını da istismar ederek ülkenin dirliğine ve birliğine kastettiler.

Bu fitneye, aparat olanlar 15 Temmuz’da milletin üzerine ateş kustular.

15 Temmuz’da yüzlerce kişiyi şehit edenler, binlercesini yaralayanlar, sakat bırakanlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast düzenleyenler, Uğur Mumcu ve diğer gazeteci, akademisyenleri de katlettiler.

Himmet ve rüşvetle kendilerine finansman sağlamaya çalışıyorlar.

Hırsızlarla emperyalistler iç içeler…

Bugün İran’ı da kitle imha silahları bahanesiyle parçalayıp Siyonist emellerine ulaşmak isteyenler, Gazze’de soykırıma sessiz kalmanın da ötesinde Filistinlileri terörist ilan edenler, paçalarından rüşvet, yolsuzluk, dolandırıcılık ve arsızlık akanlar aynı zamanda 33 sene önce Uğur Mumcu’nun cenaze namazı kılınırken “Kahrolsun Şeriat”, “Mollalar İran’a diyenler değil mi?

“Emekli Hava Pilot Korgeneral Erdoğan Karakuş, 5 kişilik bir timin İsrail'den gelip suikastı gerçekleştirdiğini öne sürmüştür.”

*

12 yıl önce…

10 Ağustos 2014 cumhurbaşkanını halkın doğrudan seçtiği ilk seçim öncesinde Türkiye’de üst düzey yöneticilere, siyasilere suikast düzenleyerek kaos oluşturmak maksadıyla Türkiye’ye sızmaya çalışan 5 kişilik MOSAD timi Hatay sınırında etkisizleştirildi.

*

Bilinmelidir ki, Terörsüz Türkiye/Bölge istemeyenler, toplumsal olaylarda halkı itidale, sükunete davet etmeyenler de olayın faillerdendirler.

Faili (malum) meçhuller yakın tarihteki ihanetlerin tarihidir.