İzm, aklı kör eder.

Devrim yobazı...

Din yobazı...

Biri "Laiklik elden gidiyor." diğeri

"Din elden gidiyor."la dolandırıcılığına kılıf hazırlar.

Darbeler dolandırıcılığın en güçlü örneklerindendir.

Atatürk'le kandırmak ve Allah ile kandırmak...

*

Yobazlık ruhu yine bir üniversitede görüldü.

Bir zamanlar birincilik kürsülerinden yaka paça indirilen çocuklar vardı. Ne hastaneye gidip muayene olabiliyorlar ne de hasta ziyaret edebiliyorlardı.

28 Şubat ruhu…

Alkışladılar.

Tek eksiği Onuncu Yıl Marşı idi.

Rektör Yardımcısı cezbeye kapılmış halde “İşte Y… ruhu” diyor.

*

Nedir bu “ruh”?

Hud Suresinin 112'nci ayeti: “…Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” ifadesinden rahatsız olmak.

Gençlerin açtığı ayet meali dövizi kaldırmayınca, etten duvar örüp perdelemeye çalıştılar.

Bu ruh, başörtüsü düşmanıdır.

Bu ruh, farklılıkları çatışma aracı yapmaya çalışan ruhtur.

Bu ruh, iyilik ve güzellik adına ne varsa mizah konusu yapan ruhtur.

Bu ruh yasakçıdır.

Bu “ruh bu memlekette, inancı yasaklayarak FETÖ’yü, etnik farklılıkları yasaklayarak da PKK’yı besleyen “ruh”tur; kandan, gözyaşından beslenir.

Her şeyi istismar eder.

Müfsittir.

Müraidir.

Münkirdir.

Millî, dinî, ahlâkî, içtimaî, siyasî, medenî ne varsa istismar eder.

Kürsülerde gözyaşı döker; Allah, kitap, barış, kardeşlik adına nutuklar atar. Fırsatını bulunca da katleder.

Ayeti Kerimenin tamamı şöyle” Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.”

Doğruluktan, adaletten, ölçülü olmaktan neden rahatsızlar?

*

15 Temmuz’da halkı kurşunlayan, bombalayan, elsiz, ayaksız, kolsuz, gözsüz koyanların ruhu ile ezelden ebede mücadele devam edecek.

Aşırılık adalete düşmandır.

Ölçülü olmaya bir örnek…

Yargıtay üyesi merhum Osman Kadri Keskin, "Suça İtilen Gençler" başlıklı incelemesinde, gençlere ve onları yetiştiren eğitimcilere diyor ki:

"Gençlerimiz;

-şovenist olmadan milliyetçi,

-yobaz olmadan dinine bağlı,

-mutaassıp olmadan millî ve manevî değerlere sahip ve ahlaklı,

-ateist ve dinsiz olmadan laik,

-taklitçi olmadan medeniyetçi,

-komünist olmadan sosyal adaletçi,

-disiplinsiz ve anarşist olmadan demokrat,

-ihtilalci olmadan inkilapçı,

-isyankâr olmadan kanunlara saygılı,

-mürai olmadan terbiyeli,

-dalkavuk olmadan saygılı,

-kibirli olmadan vakur,

-patavatsız olmadan doğru sözlü

ve

-şahsiyetsiz olmadan müsamahakar olarak yetiştirilmelidir." Marifin amacı da bu olmalıdır.