5 GÜNDE 2. BASKI

KELEBEK MİSALİ

RUMEYSA

YETER ŞENTÜRK

384 SAYFA

LÖSEMİ/KANSER HASTALARI İÇİN BAŞUCU/REHBER BİR KİTAP…

TÜRKİYE’DE SAHASINDA BİR İLK VE TEK KİTAP

RUMEYSA’nın annesi Yeter hanımefendi; “Hastalık sürecini anlatan bir kitap yazmak istiyordu 11 yaşındaki kızım. Hatta başlamıştı” diye başlıyor günlüğünü yazmaya. Devamla; “Onun hayalini gerçekleştirip, verdiğimiz mücadeleyi, nasıl savaştığını, tevekkülünü, küçücük yaşında bizlere öğrettiklerini anlatmak istiyorum. Gidişinden önce biriktirip, konuşamadıklarımızı anlatacağım. Çünkü anlatmazsam artık kalbim dayanamayacak, patlayacak sanki…

Bizim mücadelemiz aslında binlerce anne, babanın, binlerce minik savaşçının hikâyesi…

Hepimizin hikâyesini anlatıyorum. Anne baba olmanın en ağır halini yaşayan, yaşadığı korkuyu çocuklarına hissettirmemeye çalışan, küçücük umuda tutunan, sessizce içlerinden ağlayan, haykırsa acıdan dağları titretecek olmasına rağmen bırakamayan anne babaların hikâyesini anlatıyorum. Aslında bu hepimizin hikâyesi…” diyor Yeter hanım ve 2 yıl boyunca yaşanmışlıklarının hikâyesini yani bir anne olarak kendini, kızını, ailesini ve kader birliği yaptığı bir avuç LÖSEMİ AİLESİNİ anlatıyor bu kitapta.

Evet, Lösemi (kan kanseri) süreci, hastalar ve aileleri için fiziksel zorlukların yanı sıra derin duygusal tecrübeler ve unutulmaz hatıralar barındıran, yeni yeni ailelerin oluştuğu, umutların paylaşıldığı, dayanışmanın had safhaya çıktığı, duygusallığın yoğunlaştığı zorlu bir mücadele dönemidir.

Türkiye, Avrupa’nın Fiber Şampiyonlar Ligi’nde zirveye oynuyor
Türkiye, Avrupa’nın Fiber Şampiyonlar Ligi’nde zirveye oynuyor
İçeriği Görüntüle

“Tıp biliminin çocukluk çağı kanserlerinde kat ettiği mesafe, bilim insanları için gurur vericidir. Bir zamanlar çaresizce izlenen pek çok tablo, bugün multidisipliner yaklaşımlar, gelişmiş tedavi protokolleri ve ileri teknolojilerle yönetilebilmektedir. Her yeni çalışma, bu yolda karanlıkta yeşeren bir umuttur. Bununla birlikte hekimler ve sağlık çalışanları olarak çok iyi bilirler ki; tedavi bizim elimizden gelse de, mutlak şifa Allah’tandır. Bazen tıp tüm imkânlarını seferber eder ancak kaderin çizgisinde teslim olduğumuz bir eşiğe geliriz ve bazen en ileri tedaviler değil, en derin bağlar belirler bu yolculuğun anlamını. Rumeysa’nın hikâyesi, bize tıbbın ne kadar ilerlediğini gösterdiği kadar, insanın ve sevginin gücünün tıbbın bittiği yerde nasıl devam ettiğini de hatırlatıyor. Onun aramızdan ayrılışı başta ailesi olmak üzere tüm sevenleri için geride doldurulması güç bir boşluk bırakmıştır. Ancak yaşanan bu süreç, bir annenin sabrını ve bir çocuğun metanetini en yalın şekilde ortaya koymaktadır. Çünkü bazı mücadeleler kazanılmak için değil, sevginin ne kadar güçlü olduğunu göstermek için yaşanır.”

Ne var ki bu menhus hastalığa yakalanıp da yaşanan süreçle alakalı annelerin, yakınlarının hatta bizzat hastaların yaşadıklarıyla, tedavi günleriyle, hastane yaşantılarıyla hatta tedavi sonrasıyla alakalı süreci anlatan, anılarını paylaşan, yeni hastalara tecrübe ve tavsiyelerinin aktarıldığı bilgileri içeren kitap veya kitaplar, yayınlar maalesef bir elin parmakları kadar bile YOKTUR ülkemizde.

Rmse

EVET, MAALESEF ÖZELLİKLE LÖSEMİ/ KAN KANSERi ile alakalı bu tür anı, hikâye türünde yayınlarımız yok ve bu kitap türünün ilk kitabı olarak yayınlanmış oluyor.

Lösemi tedavi sürecinin ne denli zorlu bir mücadele olduğunu yaşamayan bilemez tabii ki. Hatta bizlerin, özellikle çocukların; ailelerin özelde annelerin bu tedavi sürecine nasıl tahammül gösterebildiklerini hakkıyla bilmemiz de mümkün görünmemektedir. O tahammülü onlara ancak Allah bahşetmektedir. Bunu başka bir şeyle açıklamanın da imkânı yoktur.

Bu günlüğü yayına hazırlarken bir öğretmen anne olan Yeter hanımın sade, duygulu, sevgi yüklü anlatısına o kadar kendimizi kaptırdık ki adeta onunla ve (takdiri ilahinin tecellisiyle) melek olan Rumeysa ile an be an süreci yaşadık. Duygulandık. Gözyaşı döktük.

Bu satırlarda kendinden bir parça bulan her aile, şifa arayan her hasta ve bu kutsal mesleğe gönül veren her hekim, hemşire ve sağlık çalışanı şunu bilmelidir: Bilim ilerliyor, dualarımız baki ve bu zorlu yolda aslında hiçbirimiz yalnız değiliz. O koridorlarda hissedilen ortak duygu, bizi; hekimler, hemşireleri, hastane çalışanlarını ve hastaları hep birlikte görünmez bağlarla birbirimize bağlıyor. Bazı hayatlar kısa sürer; ama bıraktıkları iz, bir ömürden daha uzundur.

İnanıyoruz ki bu zorlu, sabırla, sevgiyle donatılmış hatırayı okurken siz de o süreci yaşayacak ve bu menhus rahatsızlığa düçar olmuş yavrularımız/hastalarımız için dualarınızı esirgemeyecek hatta ihtiyaç anında DONÖR olma, ilik-kan-verme gibi ulvi görevlerinizi ihmal etmeyerek yerine getirmeyi bir dini/insani vecibe olarak göreceksiniz.

İşte bu kitap bizlere farkında olamadığımız bu hassasiyetleri hatırlatmaktadır. Hatırlatacaktır.

Muhabir: Haber Merkezi