0

'Nefes kesmek' yüzyılımızın yükselen deyimlerinden biri. Heyecan veren anları ifade eder. Bugünlerde bir başka manası daha var.

Kimi nefes kesici heyecanlar için birileri son nefesini vermek zorunda kaldı. İdlib'te can pazarı yaşandı.

Aylar önce komşu Halep'ten çıkmak için herhangi bir yol bulamayan, kimsesizler, kötürümler ve çocukların şehri terketmeleri çok kanlı olmuştu. Son acuzeyi de şehirden kovduktan sonra şehre giren komutan için insansız Halep nefes kesiciydi!

Nefesten nefes devşiren anlayışa kurban gidenler artıyor. Halkından hergün bir genç beyni isteyen ve bununla beslenen Dehak gibi çocuk canlarıyla besleniyorlar. Ortadoğu'da can alma nöbeti el değiştirerek devam ediyor. Baktığınızda tehditten uzaklar ve kendi yurtlarında güven içindeler. Fakat bir endişeleri var. Güçlerini kaybetme kaygısıyla telaş içindeler. Daha çok nefes için nefes kesmek onların bildiği tek oyun.

Batılılar adına vekalet savaşı yürüten kölelere ne demeli? İslam coğrafyasının kendi ayakları üzerinde durmaları onların kafa konforunu bozuyor. 'Kimliği belirsiz' bir azınlık halkın kendi iradesiyle nefes almalarını istemiyor.

İdlib'i ziyaret etmiştim on yıl kadar önce. Sıcak kanlı insanları ile tanışmıştım. Mate çayı ikram etmişlerdi. Sınır dağlarında batan güneş eşliğinde çocuklar bize kasideler söylemişti. Yanık kaside söyleyen o çocuklardan dünkü saldırıda ölenler arasında mıydı bilemiyorum? Son nefeslerini verdikleri anlara, nefesimizi tutarak şahit olduk.

Batı menşeli kimyasallarla kestiler nefesleri. Suriye yönetimi kimyasal iddialarını yalanladı. Hayalet şehirleri bu çağa hediye eden zorba yönetim, kimyasal atacak kadar gaddar olmadıklarını savunmuş oldu. Geçen haflarda sivil katliamı için bir başka yalanlama da ABD den gelmişti : 396 sivil iki yıl içinde yanlışlıkla vurulmuştu. Yanlışlık ve yalanlama var iddialarda. Doğru olan ise iki yıl içinde bölgede 18 bin 645 hava saldırısının olmasıydı. Bağımsız kaynaklara göre sadece koalisyon güçlerinin vurduğu sivil sayısı: 2 bin 831.

Körfez Krizinden beri yeni Ortadoğu pazarı silah fabrikalarının nefesini kesiyor. Dev sektörün baronları kan istiyor bölgede. Küresel güçlerin payandaları vekalet savaşını onlar adına kendi halkına karşı yürütüyor. Çaresiz ve zayıflar ve bu yüzden saldırıyorlar. Kimliği ne olursa olsun kanla beslenmek onların çıkış yolu. Bu akıl tutulmasından başkası değil.

Modern şehirlerin güvenilir binalarında yapılan konuşmalar, göğe uzanan kulelerin medya bürolarında yapılan haberlerin sahici olma şansı yok. Mazlum coğrafya çocukları son nefesleriyle insanlığa vicdan haberleri yaptılar.

Ölüme terkedilmiş bir coğrafyada çocuklar ölmeye devam ediyor. Sivil insanlar genç kadınlar ve yaşlılar. Küresel kötülük hareketinin son kurbanları zehirlenerek can verdiler. BM ya da öteki kurmaca örgütlere göre bu bir suç. Fakat nitelikli suçlular için her zaman söylenecek bir söz ve üstü örtülecek bir strateji vardır. Kimyasal silahı dile getirecekler ve bu retorik nesli tükenen kuşlardan daha çok vurgu içermeyecek.

Küresel güçler ve onların vekaletini üstlenenler kimi zaman bomba yağdıracak kimi zaman açıklama yapacak. Fakat Şam'ın, Bağdat'ın ve Kudüs'ün çocukları son nefeslerini verirken gönüllerde bir iz bırakacak. Kudüs ve çevresinin mübarek kılınması ve ateş. Nur ve nar iç içe.

İki şey aynı coğrafyada bir arada. Peygamberlerin yaşadığı topraklar, Mekke, Kudüs ve Şam... Kudüs'ün kaderi nar ve nurla karıldı.

Büyük komutan Selahattin ne demişti; "Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki." Coğrafyamda çocuklar kimi zaman kan revan objektife bakarken, kiminin cesedi kıyıya vurmuş halde, kimi son nefesinde çırpınırken…