0

İlginç zamanlarda yaşıyoruz. Skandallar, yeni pornografik görüntüler, yeni kasetler ve ses kayıtları ve montajlar gazetelerin manşetlerini süslüyor. Pornografik bir topluma dönüştük, dönüştürüldük. Bir zamanlar sanat camiasının gece hayatını yakından takip eden bizler, şimdilerde siyasetçilerin dünyasını izliyor veya izlemek zorunda bırakılıyoruz. Başbakan Erdoğan'ın özel bir konuşması montajlanarak, sosyal medyaya servis ediliyor, ansızın. Ardından Gülen'in bir ses kaydı veya Paralelcilerin hukuk dışı bir icraatı ortaya çıkarılıyor; yedi binin üzerinde insanın dinlemesi gibi… Tam bir siyasi röntgencilik örneği… Peki, tüm bunlar ne anlama geliyor, kayıt dışı siyaset neyi hedefliyor?

Hatırlanacağı üzere, Ukrayna'daki Turuncu Devrimin sembolü olan eski Başbakan Yulia Timoşenko, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanmış ve hapse atılmıştı. Ancak herkes biliyordu ki, 'Devrimin Jan Darc'ı hakkındaki ortaya atılan yolsuzluk iddiası, gerçeği yansıtmaktan oldukça uzaktı; kurguydu. Amaç, Timoşenko'yu siyasetten tasfiye etmekti. Yolsuzluk iddiasıyla hapse atılan Ukrayna'nın Demir Leydi'si, sonunda bin bir kurnazlıkla siyasetten tasfiye edilmişti…

Ya Türkiye'yi dünyaya açan liderlerden olan Menderes'e ve Özal'a yapılanlar? Hatırlayacaksınız; Menderes, "gençleri kıyma makinesi ile doğramak" iddiasından tutun da bebek davasına kadar birçok saçmalıkla yargılanmamış mıydı Yassıada'da? Özal da yolsuzluk yapmakla ve milyon dolarları evinde bulundurmakla suçlanmamış mıydı? İyi ki hafızamız, o kadar zayıf değil de, yakın geçmişi hatırlıyoruz. Yoksa Cemaatçiler, aklımız ve zekamızla alay etmeye devam edecek, arlanmaksızın. Kısacası yapılanlar, siyaset mühendisliğiydi, kara propagandanın daniskasıydı…

Aynı siyaset mühendisliği, şimdilerde Başbakan Erdoğan üzerinde uygulanıyor. Ancak bu kez çapı oldukça büyük; küresel bir saldırı… Her gün, Başbakan'ın bir konuşması medyaya servis ediliyor; yeni yolsuzluk iddiaları ortaya dökülüyor. Paralelcilerin 'Sözcü'sü, 'Halk Tv'si ve Çölaşanları tarafından dolaşıma sokuluyor. Cemaatçilerin taşeronluğunu yaptığı bu küresel saldırı da amaç, Başbakan Erdoğan'ı siyasetten tasfiye etmek, Türkiye'yi ikinci lige düşürmek… Bu arada, yakında, Başbakan'a ait olduğu iddia edilen pornografik görüntüler ortaya çıkarsa şaşmayın; tıpkı Numan Kurtulmuş olayında olduğu gibi…

Son olarak, paralelcilere ve Cemaatçi dostlara birazcık sosyoloji ve siyaset bilimi okumalarını tavsiye etmek istiyorum. Bu toplum ne zaman siyaset mühendisliğine prim verdi ki şimdi verecek. Röntgencilikle, siyaset yeniden dizayn edilemez. Eninde sonunda, tüm siyaset mühendislikleri, iflas etmeye mahkûmdur.

Diren Başbakan!