0

Bundan otuz yıl önce, İskenderpaşa camisinin yanında bir apartman dairesinde, lise öğrencilerinden oluşan bir grupla dinliyorduk Metin Külünk'ü.

12 Eylül öncesi gençliğin çalkantılı dönemi, yaşadığı olaylarla anlatıyordu. O dönemde şehit edilen Metin Yüksel'le anılarını paylaşıyordu. Darbe sonrası gençliğin gelecek vizyonunu sunuyordu bizlere. Aradan yıllar geçti, üniversiteden mezun oldum, çalıştığım işyerime ziyarete gelmesiyle başladı tekrar görüşmemiz sık olmasa da aralıkla görüşmeyi sürdürdük.

Metin Külünk, 1960 yılında Rize'nin Güneysu ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğu 1960 ihtilalinin gölgesinde geçti. On beş yaşında öğrencilik döneminde kendisini öğrenci olaylarının içinde buldu. O yaşlarda binlerce insana hitap etti. Yine bu yıllarda Fındık, bardak, havlu sattı. Pazarcılık yaptı. Akıncılar Derneği'nde. MTTB'de aktif görev yaptı. Refah Partisi sürecinden sonra döndüğü aktif siyasette üç dönemdir AK PARTİ İstanbul milletvekili olarak görev yapıyor.

Vefa Lisesi'nde lise ikinci öğrenciyken kendisini dava mücadelesinin içinde buldu. Milli Türk Talebe Birliği'nin(MTTB) ortaöğreniminde yöneticilik yapmaya başladı. On altı yaşında, Necip Fazıl Kısakürek'in de bulunduğu ve kopmaların olduğu MTTB Genel Kongresi'nde, değişim mücadelesinin içinde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yaşar Karayel, Sami Şener, Burhanettin Kayhan, Mazhar Özman, şehit Sedat Yenigün gibi büyükleriyle birlikte hareket etti.

1977 yılında Akıncılar Derneği'nin İstanbul şubesinin yönetimine girdi. 1978 yılında Akıncı Liselilerin il başkanı oldu. Daha sonra beni Liseliler Genel Başkanlığı'na getirildi. Bu dönemde Bolu'da kültürel bir kamp asker tarafından basılarak ilk kez cezaevi ile tanıştı.

Sayın Cumhurbaşkanımızın il başkanı seçildiği 1980 yılında, MSP il gençlik kolları kongresinde seçilerek yönetimde görev aldı.

Metin Külünk, 12 Eylül 1980 ihtilal döneminde iki bombayla, üç kez suikastla öldürme girişimiyle karşılaşıyor. Sonra Refah Partisi süreci başlıyor. Cumhurbaşkanımızla beraber İstanbul'un örgütlenmesinde görev alıyor. 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren Ak Parti'de siyaset yapmaya başladı.

Dava adamı olmak demek, inandığı değerler, ilkeler, ülküler uğruna dünyevi her şeyden vazgeçmek demektir. Dava adamı, idealleri uğruna kendi çıkarlarını düşünmeden milletine hizmete adamış, gecesi gündüzüne karışarak hizmet yolunda ömrünü vakfetmiştir. Bu yüzden zordur dava adamı olmak. Cesaret, kabiliyet, emek ister. Başbakan Ahmet Davutoğlu Ankara Buluşmaları Programında Dava ve Heyecan konusuna Metin Külünk'ü örnek göstererek, hani "Davasının Delisi" diye bir tabir vardır ya işte bu tabire uyan bir örnektir Metin Külünk' diyerek dava adamı yönünü gösteriyor. Metin Külünk, Avrupa'da yaşayan Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) kuruluşuna katkı vererek Avrupalı Türklerin siyasal, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkılarını sürdürmeye devam etmektedir.

Bir röportaj da siyasette gelmek istediğiniz yer neresidir? sorusuna "Siyasetteki tek amacım milletimize hizmet edebilmektir. Milletin gönlünde olmak, onu kazanmak ulaşılacak tek makamdır. Biz, kendine "Hadimul Haremeyn" diyen bir ecdadın torunlarıyız, ona göre de duruşumuzu belirlemeliyiz" cevabıyla millete hizmete adanmış bir aksiyon modeli ortaya koyuyor.

Siyaset insanlarla açık iletişim, samimi etkileşim, gönül bağı üzerinden yürütülür. Siyasetçi hesap sahibi değil dert sahibidir. Milletinin derdiyle dertlenmiştir. Siyasetçi insanı anlama, güvenli bağ kurma ve sorunlarına etkili çözüm üretebilme kapasitesiyle sevilir. Hizmeti esas alan yaklaşımlarıyla gönüllerde yer bulur. Ülkemizde siyasetçi Türkiye'nin tarih, medeniyet, kültür, sosyo-ekonomik birikimini göz önünde bulundurarak milli ve yerli çözüm üretebilme kapasitesiyle değerini bulur. Bu yaklaşımının örnek temsilcisidir, Metin Külünk.