0

"Bu sabah, müdavimi olduğum sebze halinin karşısındaki amele kahvesine uğradım. Bir masada benimle aynı yaşlarda dört kağıt hurdacısı vardı, muhabbet ettik. Halepliymişler, biri Suriye'de Baas Partisi'nin üyelerinden Radikal bir solcu, biri Türkmen milliyetçisi, biri Kürt, diğeri ise Arap/Türkmen melezi ve tarikat ehliymiş. Sordum, 'abi biz Suriye'de bırak aynı masada oturmayı, aynı caddede bile birbirimize tahammül edemezdik, şimdi vatan elden gitti, aynı çöplüğü karıştırıyoruz' dedi..." bu alıntıyı kaydetmiştim geçen gün, şimdi burada birlikte hatırlamanın tam da zamanı...

Eğer bizler de farklılıklarımızla birlikte yaşamanın güzelliklerini koruyamazsak, birliğimizi oyunlara kurban eder, provakasyonlara saflıkla uyarsak, vatan elden gittikten sonra başımıza gelecek olan Suriyeliler'in başına gelenden daha beter olacaktır. Belki, birlikte karıştıracağımız bir çöplüğümüz bile olmayacaktır...

Ülkemizin çepe çevre dışardan, iliklerimize kadar içerden tuzaklarla sarılmış olduğunu görmek zorundayız artık. Emperyalist ülkeler yeni geliştirdikleri savaş stratejileri ile doğrudan savaşmıyorlar. Doğrudan savaşmanın kendilerine çok pahalıya mal olduğunu Vietnam'da, Afganistan'da, farklı ülkelerde gördüler, 15 Temmuz'da halk direnişi ile içerden gelecek saldırıya karşı muhteşem bir savunma gerçekleştirildi. İçerde ve dışarda kaybetmeye mahkum olduklarını da çok iyi biliyorlar. Bu yüzden kalleşçe, haince, münafıkça yeni tabirle çakalca savaşma stratejisini geliştirdiler.

Münafıklar gibi, her ortama göre şekil değiştiren bukalemunlar olacaklar, çok yüzlü, farklı kimliklerle gelecekler.

Erkekçe savaşamayanların yaptıkları gibi, kendilerini temsil eden piyonlar, taşeron terör örgütleri teşekkül edip onlar üzerinden savaşmaya devam edecekler. Suriye'de otuzu aşkın ülke savaşıyor DAEŞ, PKK, PYD, YPG, ISIS elbiseleri içinde Kimi ABD, kimi Alman, kimi İngiliz, kimi bilmem ne bela.... bunların gerçek kimliklerini ise ancak etkisiz hale getirildikleri zaman görüyoruz. İçerde ise bizden görünüp yüzde yüz ihanete adanmış FETÖ hizmetkarları. Tam katil, ihanete ve katliama hipnotize edilmiş bozguncular sürüsü...

Karşımıza mertçe çıkabilecek düşman yok, silahlı teröristler var, ama düşman yok. Kiminle savaşıldığı belli olmayan, kim vurduya gidecek bir yığın bilinmezlikler oyunu. Karasümeye, el yordamıyla karanlıkta eşya arar gibi aramak zorunda bırakılıyoruz. Ölenler DAEŞ, PKK, PYD, YPG, ISIS, FETÖ ama gerçekte cesetler başkalarına, perde arkasından savaşı yöneten adı büyük devletlere ait... Silahlar onlardan, finans onlardan, askerler onlardan, taktik onlardan, hizmetkarlar onlardan, ama giydikleri elbiseler onlardan olmayınca düşmanı tanı(mla)mak da mümkün olmuyor...

Ortadoğu'nun küçük devletlerini birer birer iç savaşa sürükleyerek köleleştirdiler. Yeraltı yerüstü kaynaklarına çöktüler. Şu partiliyi, bu partiliye, Milliyetçisini, muhafazakarına, solcusunu, İslamcısına düşman ettiler ve onlar birbirleriyle uğraşıp kanlarını dökerken pusuda bekleyen sırtlanlar gibi vatanlarına çöktüler, ne vatan kaldı ne millet.

Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar da Suriye'dekinden, Irak'takinden farklı değil aslında. Üzerimizde her türlü savaş metotlarını denediler, ama hiçbirinde başarılı olamadılar. Geriye tekbir yöntem kaldı, o da ülkemizin birliğine dinamit koyacak farklılıklar üzerinden savaş sürdürmek. Bizi birbirimize düşürmek.

Etrafımızda gelişen hadiselerden ders almak zorundayız, oyunu görmeli, oyunu fark etmeli, oyunu bozmalıyız... iç savaş senaryolarının hiçbirine pabuç bırakmamalı, birliğimize, kardeşliğimize zarar verecek her türlü oluşumdan uzak durmalı. Hiçbir fraksiyonun aramızdaki tek vatan, tek millet, tek devlet anlayışına zarar vermesine müsaade etmemeli, aramıza fitne sokmak isteyenleri fark edip gerekli cezayı vermeliyiz.

Reina terör saldırısını fırsat bilip halkımızı kin ve düşmanlığa alenen tahrik edenlerin birer birer tutuklanması gerekir. Sosyal haberleşme ağları, televizyonlar, gazeteler ciddi takip altına alınmalı, bu tür fitneciler anında tesbit edilip gerekli cezalar verilmeli ki fırsat bekleyenler cesaret bulamasınlar...

İç savaş çıkarmak için ellerini ovuşturanların da her birinin inlerine girilmeli, inlerinde yok edilmelidir. Unutulmasın ki fitnecilere acımak, bu milletin birliğine tecavüzdür. Onları hafife alıp, görmezden gelmek de fay hatlarımıza dinamit yerleştirmektir.

Vatansız kalmamak için farklılığımıza tahammül etmeliyiz.