Bakan Fidan, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh ile Ankara'da bir araya geldi
Bakan Fidan, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Şeyh ile Ankara'da bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

The New Yorker dergisinde yayımlanan makaleye göre, ülkenin farklı eyaletlerindeki bazı sinagoglarda, İsrail ve Gazze hakkında artan görüş ayrılıkları giderek daha görünür hale geliyor.

Sinagoglarda yaşanan tartışmalar, cemaat üyeleri arasında İsrail'e destek, Filistinli sivillerin durumu ve Yahudi değerlerinin nasıl tanımlanması gerektiği konularında derin ayrışmayı ortaya koyuyor.

Bazı cemaat üyeleri İsrail'e yönelik 'koşulsuz destek' çağrısında bulunurken bazıları ise Gazze'deki sivil kayıplar nedeniyle daha eleştirel tutum alınması gerektiğini düşünüyor.

Bu farklılaşma, yalnızca bireysel görüşler düzeyinde kalmayarak cemaat içi toplantılara, dini etkinliklere ve ortak karar alma süreçlerine de yansıyor.

Topluluk içinde, aynı ibadet mekanını paylaşan kişilerin savaş ve kimlik meselesine farklı anlamlar yüklemesi, zamanla sosyal ilişkilerde de mesafe oluşmasına yol açtı.

Sinagogda İsrail politikalarına yönelik tartışmalar

New Jersey'deki Beth El Sinagogu üyesi Nathaniel Felder, sinagog girişine yerleştirilen 'İsrail'in yanındayız ve barış için dua ediyoruz' yazılı pankarta karşılık, 'Açlık Yahudi değerlerine aykırıdır. İsrail'e desteğimiz koşulsuz olmamalı' ifadelerinin yer aldığı bir afiş açtı.

Olaya polis müdahale ederken Felder'e izinsiz şekilde sinagog alanında pankart açamayacağı uyarısı yapıldı.

Felder, daha sonra yaptığı açıklamalarda, İsrail'e verilen koşulsuz desteğin Gazze'deki insani krizi gölgelediğini düşündüğünü ve bunun Yahudiliğin temel etik ilkeleriyle çeliştiğini vurguladı. Sinagog yönetimi ise 'birlik mesajını koruma' gerekçesiyle mevcut duruşunu sürdürdü.

Yine aynı sinagogun yönetimi, 2024'te bir Şabat gününde, İsrail'e yapılan son ziyaretler hakkında deneyimlerin paylaşılması için bazı üyeleri konuşma yapmaya davet etti.

Bu kapsamda insan hakları ve demokratik değerler üzerine çalışan Andrew Willick'ten İsrail'de yaşadığı 'ilham verici bir etkileşimi' anlatması istendi.

Willick ise konuşmasında, işgal altındaki Batı Şeria'daki bir Filistin okuluna yönelik yıkımında yer alan Yahudi yerleşimci Yinon Levi ile karşılaşmasını anlatmayı tercih etti. Willick'in konuşması önce sinagogun dini liderleri tarafından gözden geçirildi.

Yapılan önerileri dikkate alan Willick'in konuşması, tarihinden bir hafta önce 'farklı görüşleri ve Şabat'ta birlik duygusunun korunması' gerekçesiyle sinagog yönetimince iptal edildi.

Willick ise bu açıklamayı yeterli bulmadı ve son 2,5 yılda kürsüden birçok kez Hamas'a ilişkin ayrıntılı olayların paylaşıldığını hatırlattı. Willick, yaşananların ardından Yahudilik ve siyonizm kavramlarına ilişkin kişisel sorgulama sürecine girdi.

ABD'deki Yahudi diasporasında İsrail eleştirileri

ABD'de bazı hahamlar da İsrail'in Gazze'ye saldırıları hakkında özel görüşmelerinde eleştirel yaklaşım gösteriyor ancak kamuoyu baskısı nedeniyle bu görüşlerini açık şekilde dile getirmekten çekiniyor.

Los Angeles merkezli IKAR Sinagogu'nun kıdemli hahamı Sharon Brous'a göre, İsrail yanlısı çevrelerde eleştirel seslere yönelik baskının 'savun, saptır ve kınama' şeklinde bir söylem döngüsü üzerinden ilerliyor.

Bu yaklaşımı üç aşamada tanımlayan Brous, ilk olarak İsrail'in her koşulda savunulduğunu, ardından eleştirilerin başka kriz alanlarına yönlendirilerek saptırıldığını, son olarak ise eleştiri getiren kişilerin sert şekilde hedef alınarak kınandığını belirtti.

Uzmanlar, ABD'deki Yahudi diasporasında yaşanan bu ayrışmanın yalnızca geçici fikir farklılığı olmadığını; 'siyonizm', İsrail devleti ve Yahudi kimliği arasındaki bağın yeniden tanımlandığı daha geniş bir dönüşüm sürecine işaret ettiğini değerlendiriyor.

Kaynak: AA