0
Demokrasinin tavan yaptığı günlerdeyiz. Herkes içinden geldiği gibi konuşuyor. Sınır yok.
Genelde seçim zamanlarında yaşanan seçim yoğunluğuna alışık olduğumuz için oluyor yine olmakta olan. İki cephe var bu kez. Malum bir referandum havası bu. Gündemimiz evet ve hayır.
Memlekette demokrasi yok, diktatör bir sistemle baş başa kaldık diyen kim varsa sınır tanımadan en acımasız, akla ziyan ve dahası ahlak dışı yöntemlerle karşı tarafı eleştiriyor. Saklamaya gerek yok, hayır diyenler bütün sınırları aradan kaldırarak yapıyorlar eleştirilerini. Karşı taraf evet diyenler ise bel altından vurmadan "Neden evet" sorusunun cevabını vermeye çalışıyorlar.
Hayır diyenlere göre evet diyecek olanlar yeni anayasayı okumadan onaylayacak kişilerden oluşuyor. Kendileri çok iyi okumuş olmalılar bu hesaba göre. Yeni anayasa maddelerini okuyan birisi nasıl olup da bu maddelerden bir rejim değişikliği çıkarır acaba?
İnsanın zihniyeti bozuksa olmayan rejim değişikliğini anayasadan çıkarmasını da bilir.
Daha da ilerisi var. Saltanat gelecek diyene mi rastlarsınız halifelik ilan edilecek diyenlere mi? Biraz destekli atmak gerek. Başkanlık sistemi ile Cumhuriyet daha da güçlenecekken insanların aklını karıştıracak bu tür sözler olsa olsa birilerinin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey değildir.
Yıllar var ki Recep Tayyip Erdoğan için diktatör diyenler şimdi de başkanlık sistemine diktatörlük sistemi diyor. Böyle diyenlere şunu soralım mı? Başkanlık diktatörlük ise bugüne kadar Recep Tayyip Erdoğan nasıl diktatör oluyordu peki?
Zihin bozuk olunca böyle çelişkiler yaşamak da kaçınılmaz oluyor.
Demokratik hak ve yalakalık
Zihniyete bakalım. Toplum tarafından tanınan ve göz önünde olan birileri çıkıp gündemin en önemli konusu olan referandum hakkında fikrini söylüyor. Buraya kadar her şey normal.
Fikirdir söylenir, safdır belirleyip belirlememek kişinin kendi tercihidir. Taraf tutma meselesi olarak algılamaya gerek yok. Durum tam bir fecaat.
Hayır demek kişinin demokratik hakkı iken evet demek en basit söylemi ile yalakalık oluyor ya da saray yalakası olarak yaftalanabiliyor evet diyenler.
Bu ne kadar acizce, terbiyeden yoksun bir üsluptur böyle. Evet de yalaka ol, hayır de demokratik ol. Bu zihniyette olan kim varsa tam anlamıyla hayır diyecek zihniyetin sözcülüğünü yapıyor demektir.
Gel de hayır diyen zihniyet hakkında hüsnü zanda bulun.
Şunu yapan da var. Herkesi kucaklayalım diyen; evet, hayır diyen desin deyip karşı tarafı da hoş gören bir yumuşak karın da aramızda dolaşıyor. Ben bunu şuna benzetiyorum; 15 Temmuz öncesine kadar çocuğunu fetönün okullarına gönderip "Ama adamlar iyi eğitim veriyor." deyip darbe girişimi sonrası bir anda kahraman edası ile meydanlarda gezen tipler vardı. Aynı kafa aramızda geziyor. Referandum sonrası herkesi kucaklayanların bir anda nasıl reisçi olacaklarına şahit olacağız.
Akıllar karışık değil. Herkes ne yaptığının farkında. Zihniyeti bozuk olanlar suyu bulandıracak. Milli irade ne demek bilenlerin aklı da zihni de sağlıklı karar verecek bir melekeye sahip olduğu için de sular bulandığı ile kalacak.