Elon Musk’a göre ilerleme hızı dikkate alındığında yapay zekâ muhtemelen beş yıl sonra tüm insanlıktan daha akıllı olacak. Tahminine göre de “yapay zekâ alanında o kadar çok robot üretilecek ki bunlar tüm insan ihtiyaçlarını karşılayacak.” Kısacası insanlardan daha fazla robot üretilecek.

Amazon Kurucusu Jeff Bezos da başka bir pencereden bakıyor. O da; insan su tüketiminin yapay zekânın potansiyelini sınırladığını söylüyor.

İnsan soyunun ne denli tehdit altında olduğunu kestirebiliyor musunuz? Şayet bazı muhafazakâr aydınlar(!) gibi siz de yapay zekânın faziletlerine inanıyorsanız, okumayı burada bırakabilirsiniz.

Farkında mısınız bilmiyorum, “teknokratik düşünce” uzun zamandır küresel elitler arasında daha kuvvetli bir biçimde dile getiriliyor.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından düzenlenen 17. Yeni Şampiyonlar Yıllık Toplantısı bu yıl Çin’in Liaoning eyaletinde bulunan Dalian'da düzenlenecek.

23-24 Haziran'da gerçekleşecek olan toplantı aynı zamanda Yaz Davos’u olarak biliniyor. Bu yıl zirvenin konusu yapay zekâ, akıllı altyapı, robotik, veri platformları, endüstriyel dönüşüm ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması…

Birkaç yıl öncesine kadar Dünya Ekonomik Forumu, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, kapsayıcılık ve paydaş kapitalizmi gibi konularını tartışıyordu.

Bu yıl, yeni teknolojilerin ekonomiye ve topluma mümkün olduğunca hızlı ve kapsamlı bir şekilde nasıl entegre edilebileceğini konuşacaklar.

Yapay zekâ epeydir Elon Musk’ın da açıkça dile getirdiği gibi, veri merkezlerini terk edip fabrikalara, devlet dairelerine, tedarik zincirlerine ve hizmet sektörlerine giriyor.

Robotların işçilerin yerini alması, verilerin karar verme süreçlerini iyileştirmesi ve dijital sistemlerin karmaşık sosyal süreçleri kontrol etmesi bekleniyor. Gelecek artık siyasi bir proje değil, teknolojik bir proje olarak görünüyor.

Dijital çağ dedikleri de bu olsa gerek. Günün sonunda herkes eteğindeki taşı döküyor. Herkesin anlayabileceği bir dilde tüm olacakları açıktan ifade ediyorlar.

Ortada insan unsuru diye bir şey bırakılmayacağını robotların sayısının insanların sayısından daha fazla olacağını ve birçok sektörde -ki bana göre ilahiyat dünyasında da- yapay zekânın etkin ve keskin rolünü göreceğiz diyorlar.

Bu bir altyapı çalışmasıdır bana göre. Bundan böyle yeni bir güç biçimi ortaya çıkıyor. Bu güç verileri de kontrol edecek. Ancak verileri kontrol eden sistemi de kontrol eder. Sistemi kontrol eden kararları verir.

Kısacası yapay zekâyı geliştiren ve kontrol eden güç, geleceğin ekonomisinin tüm kurallarını da belirleyecek olan güçtür.

Jeopolitik gerilimlerin arttığı, dünyanın büyük bir savaşa doğru yol aldığı ve birçok ülkenin ekonomilerinin kaosa sürüklendiği şöyle bir zamanda küresel elitlerin birinci gündem maddesi; yapay zekâ, robotlar ve dijital dönüşüm…

Bu sizi tedirgin etmiyor mu? Açıkçası soyumuzu kurutmaya ant içmiş korkunç bir yapılanmanın kıskacı altındayız.

Bundan böyle ülke vatandaşları artık siyasi bir figür olarak değil, sıradan bir kullanıcı, tüketici veya veri kümesi olarak karşımıza çıkacak.

İşin hazin tarafı nedir biliyor musunuz? Bunu gönüllü yapıyoruz.

İnsanların kendi paralarını kazanmalarını veya başkalarını çalıştırmalarını istemiyorlar. Herkesin küresel hükümetin emriyle evrensel bir temel gelire bağımlı olmasını istiyorlar. Elon Musk geçenlerde bunu açıkça ifade etti.

Dijitalleşme, yapay zekâ ve kâğıt paranın insan elinden çıkarılması… Bir vakit sonra hepimize, dünyaya karşı bir sorumluluğumuz olduğu için “yaşam standardımızı” feda etmemiz gerektiği de söylenecek.

Buna bir itirazımız olmalı değil mi?