Kastamonu, Araç, Karabük, Gerede, Ankara...
Bolu, Kocaeli, İstanbul...
Nabız tutuyoruz.
Bizde nabız tutma işi hiç bitmez.
Bugüne kadar seçim sonucu tahminlerimde hiç yanılmadım.
Zira şirketim yok, ince hesaplarım yok.
Nabzı birebir tutuyorum ve olduğu gibi yazıyorum.
Bundan dolayı da kızanlar çok oluyor bana.
"Genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimini Ak Parti/ Erdoğan kazanır ama Erdoğan ancak ikinci turda kazanır!" dediğim için hem Ak Partililer hem de CHP'liler kızmıştı.
Erdoğancılar ve Kılıçdaroğlucular işi birinci turda bitireceklerinden emindiler.
Sonuç her iki tarafı da yanılttı.
Her zamanki gibi beni haklı çıkartttı.
Öte yandan .
Ak Partililer yerel seçimde ağır yenilgi beklemiyorlardı.
"Kötü sonuca hazır olun" dedim diye feci köpürdüler.
Ne yani yalan mı söyleyeyim?
Neyse o.
Bugün de "Bu Pazar seçim olsa?" sorusuna cevap vereyim de kızan kızsın.
Bu pazar seçim olsa ve Özgür Özel'in yeni partisi de hazır olsa yüzde 25 oy alır.
CHP, bu haliyle bile yúzde 5'i bulur.
İyi Parti Yüzde 5,
DEM yüzde 8,
MHP yúzde 7,
Yeniden Refah Partisi ve Anahtar Parti yüzde 3'er, Zafer Partisi yúzde 2, TİP ve diğerleri yüzde 3. AK Parti yüzde 32.
Kararsız, oy vermecek olan yüzde 7 filan.
Yani... Cumhur ittifakı ile devam.
Cumhurbaşkanlığı seçimine gelince.
Sayın Erdoğan, bu pazar seçim olsa ilk turda yüzde 50’yi aşar.
Rakibi Mansur Yavaş da olsa, Özgür Ozel de olsa aşar.
Vatandaşın iktidara kızdığı işler çok ama alternatifsizlik boynunu büküyor.
CHP saçmalayıp durunca, diğerleri hatırı sayılır etki uyandıranayınca...
Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma endişesi taşıyan vatandaş, "Mevcutla bir dönem daha!" diyor.
Bugün bunları yazdım diye bana kızanların en az yarısı, 'Bu sefer de Erdoğan!" diyecektir emin olun.
Zira...
İktidara kızmak başka, oyu götürüp "Evdeki bulgurdan da edecek birilerine vermek" başka.
Siz sosyal medyaya bakmayın, bana bakın![]()
Durum bu.
Anketçilere de bakmayın![]()
Bir de bu durum beni memnun ediyor sanmayın.
Şöyle güçlü, üretken bir muhalefet olsa da...
Hayırda yarış görsek.
Muhalefet bu kadar zayıf olunca...
İktidar da bizi gıcık ediyor bazen.
MESLEKSİZLİK
Diplomalı mesleksizler! Nabız turu atarken en çok karşımıza çıkan dert!
Çocuklar zamanında kabiliyetlerine göre yönlendirilse.
Mühendisliğe eğilimi olan oraya, ara elemanlığa eğilimi olan da buraya sevk edilse.
Mecburi eğitim eskiden olduğu gibi 5 yıla indirilse…
Meslek eğitimi cazip hale getirilse, şimdiki gibi “ağırlıklı olarak haylazların toplandığı” bir yer olmaktan çıkartılsa…
Zamanında yönlendirilen gençlerin kollarına birer altın bilezik takılsa...
Üniversite öğrencisi sayısı bakımından Avrupa’nın açık ara birinci sıradaki ülkesi olmasak…
Usta, kalfa sıkıntısı çekmesek.
Hayata çok geç olmadan atılan gençlerimiz, zamanında yuva kurabilseler…
Nüfus artış hızımız dibe çakılmasa...
Cumhurbaşkanımız, “Bu büyük bir tehdittir, varoluşsal tehdittir!” demek mecburiyetinde kalmasa…
Aile Bakanımız, “Bu gidişle 25 sene sonra yeterince askere alacak genç bulamayacağız!” diyerek dert yanmaktan kurtulsa…
Milyonlarca mesleksiz lise ve üniversite mezunumuz olmasa…
Bunların kahir ekseriyeti “devlete kapak atmaya” çalışmasa…
Olmaz mı?
Olmuyor demek!..
İktidar rahat, muhalefet iyice rahat!
Bir biz rahatsız!