Başkentte 5 gün boyunca elektriğin olmaması, yalnızca teknik arıza değil kentin kriz yönetimi, altyapı güvenliği ve siyasi sorumluluk anlayışı açısından da ciddi sıkıntıya dönüştü.
Yaklaşık 50 bin haneyi ve 2 bin iş yerini karanlıkta ve soğukta bırakan kesinti, başkentin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne sererken yetkililerin çelişkili açıklamaları ve geciken müdahaleleri, kamuoyundaki güven bunalımını pekiştirdi.
Alman basını ve muhalefet partileri, Berlin Eyaleti Başbakanı Kai Wegner'in, 100 bin kişinin elektriksiz kaldığı 3 Ocak'ta tenis oynamasını eleştirirken vatandaşlar da kent yönetiminin kritik altyapıyı korumak için yeterince yatırım yapılmadığı ve acil durumlara hazırlıksız olunduğu gerekçesiyle tepki gösterdi.
'Beni hayal kırıklığına uğratan şey, başarısız olan politikacılar'
Enerji kesintisinin mağdurları, AA muhabirine Berlin eyalet yönetiminin acil durumlara hazırlıksız yakalanmasını ve yaşadıkları süreci anlattı.
Kesintiden 4 gün boyunca etkilendiğini belirten Jörg Digold, olay yerine gelen yardım ekiplerinin çok iyi olduğunu söyledi.
Digold, 'Beni hayal kırıklığına uğratan şey, aslında bu konuda tamamen başarısız olan politikacılardır. Bu insanlara ulaşmak imkansız, teselli edici bir söz bile yok.' dedi.
Olaydan etkilenen yaşlılara işaret eden Digold, 'Yaşlıların tahliye edilmemesi, benim gözümde katlanılabilir değil. Ben böyle durumları atlatabilirim çünkü mum gibi şeyler bulundurarak her zaman biraz hazırlıklı oluyorum. Ben o kadar hassas biri değilim ama 90 yaşındaysanız durum farklı. O yaştaki insanlar hastadır, solunum cihazları için elektriğe ihtiyaçları var.' ifadelerini kullandı.
Digold, elektrik kablolarındaki hasarın giderilmesinin uzun sürdüğünü düşünmediğini savunarak, 'Ancak şebekeler, bu şekilde tasarlanmış durumda. Çok merkezi, dağıtılmış değil ve bu bir sorun.' dedi.
Bu kesintinin, benzer durumların yaşanmaması amacıyla gelecekte şehrin belirli bölgelerine kalıcı acil durum jeneratörlerinin kurulması için gerekçe olacağını vurgulayan Digold, otomobiller için şarj istasyonu satın alacağını söyledi.
Digold, bir market sahibinin jeneratör aldığını dile getirerek, 'Küçük bir dükkan, kendi cebinden aldı. Devlet, bunu ödemedi. Bu alet için 15 bin avro verdi, destek görmedi. Bu, Orta Almanya'da yaşanan sel felaketiyle tamamen aynı durum. Bugüne kadar finansman konusu hala çözüme kavuşturulmadı.' diye konuştu.
Derneklerin, polisin ve itfaiyenin gayretli şekilde çalıştığını anlatan Digold, 'Polise ve itfaiyeye şapka çıkarıyorum. İyi insanlar, gönüllüler de. Bu tür insanların hala var olduğu için sadece gurur duyulabilir.' değerlendirmesinde bulundu.
'Berlin'in hazırlıksız olmasına çok şaşırdım'
Elektrik kesintisinden doğrudan etkilenmeyen Christian Matthay, yetkilileri tanıdığını, sorundan etkilenen arkadaşlarının başka yerlerde kalmak zorunda olduklarını söyledi.
Matthay, 'Genel olarak Berlin'in bu konuda (elektrik kesintisine) ne kadar hazırlıksız olduğuna çok şaşırdım.' dedi.
Politikacıların derslerini aldıklarını ve doğru adımlar attıklarını varsaydığını kaydeden Matthay, 'Almanya'da altyapının hala yeterli şekilde korunmamasını (eleştiriyorum). 20 yıldır bunun giderek daha kritik hale geldiğini konuşuyoruz ancak bugün hala çok az çabayla Berlin'in yarısını felç etmek mümkün.' görüşünü paylaştı.
Matthay, 6 ay önce Treptow ilçesinde ve çevresinde elektrik kesintisi yaşandığını belirterek, 'Kendime bu arada bundan hangi derslerin çıkarıldığını soruyorum ama belki bu, şimdi bir uyarı çağrısı oldu.' dedi.
Devletin bundan ders çıkaracağına inanıp inanmadığıyla ilgili Matthay, 'Öyle olacağını varsayıyorum çünkü aksi takdirde insanlar, bir gün sokağa dökülür.' ifadesini kullandı.
Matthay, kabloların hızlı şekilde onarılmasının şaşırtıcı olduğunu, her şey sadece geçici çözümlerle idare edildiği için onarımları doğru dürüst yapması konusunda Berlin yönetiminin 4 ay daha uğraşmak zorunda kalacağını dile getirdi.
İnsanların bu tür durumlar için bundan sonra geçmişte olduğu gibi evde erzak, kamp ocağı ve daha fazla içme suyu bulundurma konusunda önlem alacağını düşündüğünü anlatan Matthay, 5 günlük elektrik kesintisi boyunca vatandaşlar arasındaki yardımlaşmayı övdü.
'Başkalarına bağımlı olduğumuzu gösteriyor'
Elektrik kesintisinden etkilenenlere cep telefonlarını şarj etme imkanı sunan 88 yaşındaki Gisela da 'Genel olarak (elektrik kesintisinden) çok etkilenmedim ama böyle bir durumun giderek yaklaşması insanı korkutuyor. Her şeyi korumasız bırakıyoruz diye düşündüm.' ifadelerini kullandı.
Gisela, kendisi için değil ancak çocukları ve torunlarının geleceği konusunda endişe duyduğunu belirterek, bu çağda bu kadar uzun süre elektriksiz kalınmasının başkalarına ne kadar bağımlı olduklarını gösterdiğini savundu.
'Son yıllarda savunma, güvenlik ve afet korumaya yeterince yatırım yapılmadığı açık'
Zehlendorf ilçesindeki Meksika Meydanı'nın yakınlarında yaşayan Bernd Huber ise bölge sakinlerinin dayanışmasının mükemmel olduğunu ancak Berlin yönetiminin afetlere karşı koruma için yeterli yatırım yapmamasını eleştirdi.
Berlin eyaleti yönetiminin Meksika Meydanı'na tren başına 6 kişiyi daha fazla taşıyacak ve hiç mantıklı olmayan metro hattının uzatılması için yaklaşık 300 milyon avro harcamak istediğini anlatan Huber, 'Saçmalık. Bu para, afet koruma gibi alanlara yatırılmalı.' dedi.
Huber, yönetimin bu tür olaylar için yeterli düzeyde hazırlıklı olmadığını vurgulayarak, 'Bu da ortaya çıktı. Son yıllarda savunma, güvenlik ve afet korumaya yeterince yatırım yapılmadığı açık ama şimdi bu yatırımların yapılması gerekiyor.' diye konuştu.
Önceliklerin farklı şekilde belirlenmesi gerektiğini belirten Huber, bütçenin gerçekten önemli alanlar için kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
Ne olmuştu?
Berlin'deki Lichterfelde Elektrik Santrali'ne giden elektrik kablolarına 3 Ocak'ta düzenlenen saldırı sonucu, kentin güneybatısında yaklaşık 50 bin hane elektriksiz kalmıştı.
Kesintiden etkilenen bölgeye ancak 5 gün sonra enerji sağlanabilmişti.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en uzun süreli elektrik kesintisinin yaşandığı Berlin'de enerjinin sağlanamadığı bölgedeki dükkanlar günlerce kapalı kalmış, bölge sakinleri acil durum barınaklarına ve otellere sığınmış, internet ve telefonlar çalışmamıştı.
Sıcak su bulamayan ve evlerinde yemek yapamayanların bir kısmı geceyi soğukta ve mum ışığında geçirmek zorunda kalmıştı.
On binlerce kişinin günlerce mağdur olduğu Berlin'de bu durum, kritik altyapının ne kadar kırılgan olduğunu göstermişti.
Elektrik kablolarına yapılan saldırıyı aşırı solcu Volkan Grubu (Vulkan Gruppe) üstlenmişti.
Federal Savcılık, saldırıya ilişkin 'terör' şüphesiyle soruşturma başlattığını duyurmuştu ancak 5'inci günün sonunda Stromnetz Berlin, tüm abonelere yeniden elektrik sağlayabilmişti.

