0
Zor günlerde nasıl olup da birbirimize kenetlendiğimize tüm dünya bir kez daha şahit oldu.
Amerika'nın yaptırım uygulayacağına dair ilk haber ulaşır ulaşmaz milletin vekili olması için seçilip meclise gönderilen Ahmet Şık, bizim hiç şaşırmadığımız bir çıkış yaptı ve bu haberi "Gol" diyerek sevinçle karşıladı. Mantık çok net; Türkiye'nin karşısında kim varsa bunlar o kişileri, ülkeleri kendilerine dost edinmeyi bir şiar edinmeyi alışkanlık haline getirmişler. Bu gol sevinci de bunun bir tezahürü.
Uzaktan yakından Türkiye'nin yanında olduğunu belirten ülkeleri takdirle izliyoruz. Türkiye'de yatırım yapacağını belirten ülkelerin sayısı da artmaya devam ediyor.
Bu süreçte ülkesinin yanında olan vatan, millet sevdalıları yanında düşmana gerek yok dedirtecek adımlar atanlar da yok değil. Bu da her dönemde olacak şüphesiz.
Doları bahane ederek akıl almaz şeylere zam yapanların, fırsat kollayarak dolarla yatıp dolarla kalkanların da verecek bir hesapları olmalı. Bir bakıyoruz domatese zam gelmiş, su bile zamlanmış memlekette. Kurbanlıkların fiyatları artmış. Dolarla uzaktan yakından ilgisi olmayan ürünlere gizli zamlar gelmiş.
Bu çürük yumurtalar olacak her dönemde. Herkesten aynı duyarlılığı beklemek de doğru olmaz. Büyük bir toplumda yaşıyoruz. Her türden insan var içimizde. Krizi kendi için fırsata çevirmeye çalışan kişilerin zor zamanda kimin tarafında olacağını da böylelikle anlıyoruz.
Amerika hep yaptığı hatayı yine tekrarladı, Türkiye'yi parmağına doladığı ülkeler ile karıştırdı. Dolarla, birkaç yaptırımla Türkiye'nin dize geleceğine inanarak Türkiye üzerine hazırladıkları planları devreye sokmaya çalıştılar. Buna karşılık Katar bizzat Türkiye'ye gelerek desteğini açıkladı. Birçok ülke de Türkiye'de yatırım yapacağını duyurdu. Bunun Amerika üzerinde ne kadar etkili olduğunu herkes görüyor. Çünkü art arda açıklamalar yapan ve tehditlerine devam eden Amerika yediği gollerle kendine zor geleceğe benziyor.
Herkes üstüne düşeni yapmak zorunda. Klavye başında Amerika'nın sosyal paylaşım sitelerinde ahkam kesmekle olmuyor milli duruş. Su taşıyan karınca misali, yerimiz belli olsun diyerek dik bir duruş sergilemek gerek.
Beş yıl önce aldığı telefonu kırıp yeni telefon almak değil tavır almak. Bunun adı boykot değil israf olur. Boykot güncel alışverişlerde uygulanır ki karşı tarafa bir etkisi olsun. Şu an ne yaptığındır önemli olan.
Milli ve yerli paylaşım siteleri, programları varken hala telefonunda Amerika menşeili programları kullanarak tavır almak için insanlara çağrı yapmak ancak boşa kürek sallamaktır. Milyonlar olarak o tür programları bırakıp Türk malı ürünleri tercih etmeye başladığımızda bunun ne kadar etkili olacağını hemen göreceğiz çünkü Amerika'nın zenginler listesinin ilk sıralarında uzun yıllardır bilişim şirketlerinin patronları bulunuyor.
Bugün gidip de yeni bir ürün alırken basit bahanelerle hala Amerikan ürünlerini tercih etmek, yemek masasında kolayı eksik etmeyen kim olursa olsun asıl golü yiyen olmuştur. Bir bardak kola kimseyi ihya etmez ama alınmayan kolalar Amerika'ya büyük zarar verir.
Savaşların artık cephelerde olmadığını herkes biliyor. Ekonomik savaşın etkisinin toplumu derinden etkileyeceğinin farkında artık dünya. Onlar üzerlerine düşen hainlikleri yapacak. Ülkemize büyük hainlikler yaparak 15 Temmuz'u yaşatan Fetö'nün adını anmayan Amerika'nın bugün bir papazı bahane ederek ülkemiz üzerindeki emellerini gerçekleştirmek istemesi de savaştan başka bir şey değil.
Yarın Kurban Bayramı. Bizim birbirimize en çok kenetlendiğimiz zamanlardır bayramlar. Birlik ve beraberlik ruhumuz her vakit bayram tadında olsun. Biz bu ruhu diri tuttuktan sonra dolar çıkarmış, Amerika yaptırım masallarına devam edermiş çok da önemli değil.
Hayırlı, bereketli bayram tadında bir Kurban Bayramı diliyorum.