0
Gönülde ikamet eden soluk sıcaklığı…
Ve tarif için bu halsizliğin halini, yatırabilecek kadar kelimeleri ameliyata… Ruhun rengiyle nakışlı bu müşfik saadet… Rüzgarların dalgalardan sır taşımasının iftiharı… Bir gülün tebessümünde aşk… Ve alışacak insan aşka, ruhun yare teşebbüsüne… Alışacak insan, azap faslından vuslat aslına… Tahammül ettin kendine, ereceksin kırmızı güllerin öyküsüne… Al sana gül ve de bülbül, nasıl da 'sen' diyor, sen bam telinin can suyu… Sen aşkın membaı…
Aşk…
Kuşların kanadında bir hafif dalgalanma, avare havalarla… Kelebeklerin izahat makamıyla… Aşk çağına yücelmek ve şarabında boğulmak… Bir garip zaman, ana sığmayan derman… Seni bekler, seni bekler raks sanatının saltanatında… Ve yanmanın nefsiyle, sana sensiz, isminin tılsımında… İsimlerin, cisimlerin uzağında… Aşk… Zahmet müessesesi… Hastaların hasreti… Nimettir… Sadık haneye serpilen sevinç…
Ve aşk yangın, yangınlar bülteninde, rüzgarlar diken taşıyıcısı, içlerin ateşinde, pişen kızgın volkanda, yanmış gönül ateşinde… Ve kalbin kıvrımlarında, berrak kar serinliği, dertlerin derininde demli bir neşe, aşk… Kimi yakmadaki bu azap bu neşe… Kim yanmadı ki, yangınlar serinliğinde…
Aşk…
Yokuşlarda platonik yok oluş, rahlelerde ruhsal rahmet, terennüm senfonisinde nağmelere rağbet, has hasretin hududunda, son sancının kamil sebeb-i…
Aşk…
Bilinç makamıyla yoğrulan usul usul hayret… Mayalanan, dirilmek için mayalanan gayret…
Kanatlanma, bütün rüzgarların edep bilincine yoğurduğu devirlere kanatlanma, aşk kıpırtısına…
Ve bereket emzirmeye evrilen… Tıpkı Hira'da içimizi dolduran ebediyet sıcaklığında mutluluk senfonilerinde…
Zaman ve mekan üstü çözülme… Tohumda gizlenen aşikar sevinç… Madde reddiyesi, mana methiyesi…
Ahh aşk…
Ya aşk…
Fısıldaşan dalgaların kalplere vuran senli sensiz gelgiti… Baş dönmesi İshak Kuşu'nun lal haykırışına, aşk makamıyla… Yitik hayallerin metafizik ümidinde rengarenk coşku… Nasıl bir çarpıntı ve çapraz sarsıntı, beyin köpüğünde kımıltı kadar sarsıcı, aşk sarsıcı… Sonra, kimsesizlikler kocaman, karanlığın boynunda ışıklı yıldızlar asılı, göğüs zonklaması ve ruhun cömert şiiri, sonra aşk… Aşk… Suskunluğun dışa yani göze ve gönle vurumu…
Aşk… Yanık yanık yanıp duran…