Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ev Sahibi Türkiye" 6973 Kura Çekimi, 1482 Konut Anahtar Teslimi, Şehir Hastanesi ve Yapımı Tamamlanan Diğer Yatırımların Toplu Açılış Töreni'ne katılıyor.
Buradaki konuşmasına, Aydınlıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizleri bu anlamlı buluşmada en kalbi duygularımla selamlıyorum. Tüm ilçeleriyle, mahalleleriyle, haneleriyle Aydınlı kardeşlerimize buradan selam ve sevgilerimi iletiyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün hayatını kaybeden 24, 25, 26 ve 27. dönem Uşak Milletvekili Mehmet Altay'ı rahmetle anarak, "Ege'nin yiğit evladı Mehmet Altay kardeşimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Rabbim ruhunu şad, mekanını cennet eylesin. Mehmet kardeşimi samimiyeti, gayreti, ülkesine ve milletine hizmet aşkıyla her zaman özlemle yad edeceğiz." dedi. Erdoğan, Altay'ın ailesine, Uşak teşkilatına ve tüm sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti.
"Aydın, Türkiye'nin yüz akı şehirlerinden biridir"
Aydın'ın, Büyük Menderes'in bereketiyle, pamuğuyla, zeytiniyle, inciriyle, çalışkan insanıyla Türkiye'nin yüz akı şehirlerinden biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;
Adnan Menderes'in demokrasi bayrağını yükselttiği ve kalesi olarak gösterdiği Aydın'ın bizim gönlümüzde her zaman müstesna bir yeri vardır. Bir kez daha tarih ve medeniyet kokan ovasıyla, dağıyla, deniziyle eşsiz güzelliklere sahip bu güzel şehirde olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Öncelikle her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizi bağrınıza bastınız, bizi kucakladınız. Bugün bir kez daha Efeler şehri, merhum Menderes'in şehri olduğunuzu gösterdiniz. Coşkunuz için, dayanışmanız için, sevginiz, heyecanınız, ahde vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
"Gece gündüz demeden çalışıyoruz"
Sizin şu güveninizi boşa çıkarmamanın çabası içindeyiz. Aydın'a mahcup olmamak, Aydın'ı mahcup etmemek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Büyükşehir belediyemiz bir taraftan, valiliğimiz diğer taraftan, bakanlıklarımız öbür taraftan Aydın için seferber olmuş durumdalar. Devletimizin tüm kurumları tam bir işbirliği içinde, koordinasyon içinde Aydın'ı daha da güzelleştirmenin, kalkındırmanın mücadelesini veriyor.
İşte bugün toplam değeri 87,5 milyar lirayı aşan yatırımları şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Biliyorsunuz, "Ev Sahibi Türkiye" sloganıyla bir konut projesi başlattık. Projemizle ülkemiz genelinde toplam 500 bin sosyal konut inşa edeceğiz. Ayrıca 500 mahalle konağını, 500 anaokulunu, aile sağlığı merkezlerini, gündüz bakımevlerini, taziye evlerini, misafirhaneleri ve spor salonlarını da sosyal konutlarla birlikte Türkiye'mize kazandıracağız. Yüzyılın konut projesinin kura çekimlerine geçen ay başladık. Bugün de Aydın'da merkezde 2100, ilçelerde 4873 olmak üzere toplam 6973 konutun kurasını çekiyoruz. Konutlarımızın ilk teslimatlarını 2027 yılının Mart ayından itibaren yapmak niyetindeyiz. Sosyal konutlarımız şimdiden Aydınlı kardeşlerimize hayırlı uğurlu olsun. Rabbim bizlere bu konutların anahtarlarını hak sahibi kardeşlerime bizzat teslim etmeyi de nasip eylesin.
Şimdi ana muhalefetin genel başkanı yine çıkıp "bu evleri bitiremezler" diyecektir. Kendisinin bile inanmadığı bir sürü abuk sabuk argümanı öne sürerek bu evlerin niçin yapılamayacağını millete anlatmaya çalışacaktır. Bunu nereden mi biliyorum? Değerli Aydınlılar, aynısını deprem bölgesinde yaptı da ondan biliyorum. Hatırlayın, 6 Şubat depreminden sonra bize neler neler söylediler. "Hükümet bu enkazın altında kalır" dediler. "Bunlar enkazı kaldıramaz" dediler. "Evleri inşa edemezler" dediler.
Aynı şeyi İzmir için de söylediler. Peki, İzmir'de o depremde biz bütün enkazı kaldırdık mı? Ve vatandaşlarımızı hamdolsun o konutlara yerleştirdik mi? Dünyanın en büyük şantiyesini deprem bölgemizde kurarak 7 gün 24 saat esasıyla çalıştık, çabaladık, millete mahcup olmamak için adeta çırpındık. 27 Aralık'ta yani yıl bitmeden 455 bininci konutun anahtarlarını Hatay'da hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik.
"3 yıldır neredeydin Özgür efendi?"
Yani milletimize söz verdik, hamdolsun sözümüzü de yerine getirdik. Avrupa'sı dahil dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı bir yükü alnımızın akıyla sırtlandık. Şimdi bakınız, geçenlerde nasıl olduysa CHP Genel Başkanı'nın yolu Hatay'a düşmüş. Baktım orada kendince yaşadığı utancı gizlemeye çalışıyor. Hatay'da yapılan işleri gördükçe; konutları, yolları, caddeleri, okulları, hastaneleri, ticarethaneleri gördükçe vakti zamanında ettiği o büyük laflar aklına geliyor ve herhalde onların altında eziliyor. Normalde bizden açıkça özür dilemesi gerekirken lafı eğip bükerek işin içinden ayrılmak istiyor, sıyrılmak istiyor. Daha fazla pot kırmasa aslında bu yaptığı anlaşılabilir; fakat bu zat depremin üzerinden 3 yıl geçtikten sonra çıkıyor "deprem bölgesini yalnız bırakmayacağız" diyor. İyi hoş da sormazlar mı sana; 3 yıldır neredeydin Özgür efendi? Sormazlar mı? 455 bin konut yapılırken sen neyle meşguldün Özgür Efendi?
Deprem bölgesine sahip çıkmak şimdi mi aklınıza geldi? Neredeyse 3 yıldır sürecin hiçbir yerinde yoktunuz. Hayırdır, daha yeni mi ayıldınız? İnşa ve ihya çalışmaları bitmek üzere ama CHP Genel Başkanı'nın aklına deprem bölgesine sahip çıkmak daha yeni geliyor. Hep söylüyorum, bunların ülkede ne olup bittiğinden inanın haberleri yok.
"Emeklilerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalışıyorlar"
Bunlar bizim verdiğimiz sözleri, kendi ne diyorlardı? Bedava traktör vaatleri gibi zannediyorlar. Her çiftçiye bedava traktör, her depremzedeye bedava ev vereceklerdi ama bütün işleri gibi onlar da yalan oldu. Şimdi de emeklilerimiz üzerinden bir istismar arayışı içindeler. Yöneticileri belediyelerde işçiye maaş yerine harçlık veren kendileri değilmiş gibi emeklilerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalışıyorlar. Emekçiler maaşlarını alamadıkları belediye önünde eylem yapıyor, bunlar ya tropikal adalarda keyif çatıyor ya da Meclis'i panayır yerine çeviriyor. Madem emekçinin, emeklinin hakkını düşünüyorsunuz, Ankara'da kürsü basacağınıza belediye çalışanlarının maaşlarını düzenli ödesenize? Maalesef işte böyle tutarsızlar. Ne emekli umurlarında ne maaş yerine harçlık verdikleri işçiler. Bunların tek bildiği hakaret etmek, çamur atmak, karalamak, kabir başında rakı kadehi tokuşturup milletin parasıyla tropik adalarda keyif çatmak.
"500 bin sosyal konutu da aynı hızla inşa edeceğiz"
Daha önce defalarca söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum: Bakın biz eserlerimizle konuşuyoruz, yaptıklarımızla konuşuyoruz. Biz ülkemize kazandırdığımız hizmetlerle, projelerle konuşuyoruz. Eğer bulabiliyorsanız siz de eserlerinizden bahsedin. Şayet varsa siz de hizmetlerinizden bahsedin Özgür Efendi. Türkiye için bugüne kadar hangi katma değeri ürettiniz? Eğer cesaretiniz varsa gelin ondan bahsedin. Yapabiliyorsanız bizimle laf değil eser yarıştırın, hizmet yarıştırın. Buradan Ege'nin incisi Aydın'dan bir kez daha ilan ediyorum: Nasıl 455 bin konutu söz verdiğimiz gibi yaptıysak, 500 bin sosyal konutu da aynı hızla, aynı kararlılıkla inşa edeceğiz. İnşallah Aydın'a gelip yeni yuvalarına kavuşan kardeşlerimizin sevincini birlikte paylaşacağız.
"İnşası devam eden 4 millet bahçemizi de tamamlayacağız"
Bugün ayrıca farklı mahallelerimizde inşası tamamlanan 1467 konut ve 15 iş yerini Aydınlı kardeşlerimizin inşallah kullanımına sunuyoruz. 64 bin metrekare alana sahip 4 millet bahçemizi hizmete açmıştık. 123 bin metrekare alanda yapımı devam eden 4 millet bahçemizi de inşallah çok kısa bir süre içinde tamamlayacağız. Böylece buradaki vatandaşlarımızın rahatça nefes alabilecekleri toplam 6 millet bahçemizi Aydın'ımızın hizmetine vermiş olacağız.
Sevgili Aydınlılar, çok değerli kardeşlerim; şimdi bugün burada niye varız? Açılışını yaptığımız Aydın Şehir Hastanemiz her açıdan Aydın'ımıza layık bir eser oldu. İçerisinde 365 polikliniğin ve 34 ameliyathanenin yer aldığı 1300 yatak kapasiteli Aydın Şehir Hastanemizin kurdelesini bugün kesiyoruz. 65,5 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip Aydın Şehir Hastanemizde 2269 araçlık açık ve kapalı 2 adet otoparkımız bulunuyor. Nükleer tıp merkeziyle, 45 diyaliz cihazıyla, 16 yanık yatak sayısıyla toplam 250 yoğun bakım yatağıyla; 3 MR, 3 tomografi cihazıyla her açıdan gurur verici bir şifa merkezini Aydın'ımıza kazandırıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.
"Şehir Hastanemiz aynı zamanda bir eğitim ve araştırma hastanesi olacak"
Burada sizlere şu müjdeyi de vermek istiyorum: Aydın Şehir Hastanemiz aynı zamanda bir eğitim ve araştırma hastanesi olacak. Yani hem nitelikli kadrosuyla Aydın halkına sağlık hizmeti sunacak hem de ülkemize tıp alanında kadro yetiştirecek. Benim Aydınlı kardeşim birinci sınıf sağlık hizmetini başka yere gitmeden kendi şehrinde alacak. Aralarında 75 yataklı Çine Devlet Hastanemizin, Didim Devlet Hastanemizin 75 yataklı ek binasının, Nazilli'de 40 ünitli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin de olduğu diğer sağlık yatırımlarımızın da şehrimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Hizmete sunduğumuz eğitim kurumları, hükümet konakları, spor tesisleri, köprüler, 276 kilometre uzunluğunda sinyalizasyon projesi, yangın havuzu ve göletlerin de Aydın'a hayırlı olmasını diliyorum.
"Yatırımlarda emeği geçenleri tebrik ediyorum"
Geliyorum Aydın Büyükşehir Belediyemizin yatırımlarına. Aydınlı kardeşlerimin ‘Topuklu Efesi’ Özlem Çerçioğlu Başkan maşallah sosyal belediyecilik alanında başarı çıtasını sürekli yükseğe taşıyor. Büyükşehir Belediyemizin 8 adet projesini bugün hizmete veriyoruz. İncirliova ve Kuyucak'ta 2 adet Çocuk Gelişim Merkezimiz tamamlandı. Efeler’de tekstil alanı içerisindeki tescilli binalarımızın restorasyonu yapıldı. Belediyemiz Didim'de huzurevimizi güçlendirdi. Kültür merkezimizin bakım ve onarımını başarıyla bitirdi. Ayrıca Nazilli ilçemizin 2., Aydın'ın 7. Otizm Merkezi tamamlandı. Nazilli’de Diş Sağlığı Polikliniği, Efeler’de Acarlar Şehir Hastanesi yolunun ve Hayvan Doğal Yaşam Alanımızın 1. etabının bakım işleri bitti. Bunları da sizlerin istifadesine sunuyoruz. Bu yatırımlarda emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığımızı tebrik ediyorum. Yüklenici firmalarımızla birlikte şantiyede fedakârca ter döken işçi, mimar ve mühendis kardeşlerimizin tamamına gönülden teşekkür ediyorum.
"Bizi eleştirenler görüyorum ki bugün bize hak veriyor"
Sevgili Aydınlılar, aziz kardeşlerim, bölgemizde ve dünyada yaşanan hadiseleri inanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan küresel nizam kökten çatırdayarak hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu bir yapıya doğru hızla ilerliyoruz. Yıllardır konforlu bir coğrafyada bulunmanın keyfini çıkaran ülkeler, ilk defa hayatın gerçekleriyle yüzleşiyor. Bizim senelerdir uğraştığımız meselelerin çok küçük bir kısmıyla onlar da burun buruna gelmeye başladı. Davos’taki tartışmalara baktığımızda küresel sisteme yönelik yaptığımız eleştirilerin artık Batı dünyasında da karşılık bulduğunu görüyoruz. Düne kadar bize küresel sistemi öven Batılı liderler, bugün çarpıklıktan, adaletsizlikten, sistemin sorunlarından bahsediyorlar. Bizi acımasızca eleştirenler görüyorum ki bugün bize hak veriyor.
"Suriye'de zalim rejim devrildi, zulüm bitti"
Aynı durum komşumuz Suriye için de geçerlidir. Hatırlayın, Suriye'deki mazlumlara sahip çıktığımız için 13,5 yıl boyunca bize demediklerini bırakmadılar. "Türkiye yalnızlaşıyor" dediler, "Türkiye Orta Doğu bataklığına saplanıyor" dediler. Hatta ülkemizi DEAŞ terör örgütüne destek vermekle suçladılar. Peki, sonuçta ne oldu? Suriye'de zalim rejim devrildi, zulüm bitti. Elinde 1 milyona yakın Suriyelinin kanı olan bir yönetim yerine Türkiye'nin çok yakın dostu bir hükümet geldi. Cumhurbaşkanı Ahmet Şara’nın dirayetli liderliğinde, ülkemizin de güçlü desteğiyle şimdi Suriye hızla toparlanıyor. 13,5 yıllık çatışmaların ardından güvenlik ve istikrar yeniden sağlanıyor. Terör örgütleri işgal ettikleri yerlerden Suriye ordusu tarafından yavaş yavaş çıkartılıyor.
"Bölgemizde her türlü terörün kökü kurutuluyor"
Eski rejim döneminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimiz Yeni Suriye'nin asli parçası oluyor, hakları en üst seviyede teslim ediliyor. Türkmen kardeşlerimiz aynı şekilde yeni yönetimde çok önemli görevler üstleniyor. DEAŞ denilen terör örgütüyle, bu belayla mücadele eskisinden bile daha güçlü ve kararlı bir hale geliyor. Bölgemizde her türlü terörün kökü hamdolsun kurutuluyor. Yani yıllardır ülkemiz için endişe kaynağı olan sorunlar birer birer çözüme kavuşuyor. Tarihin doğru tarafında durmamızın, Müslümanlığımızın gereğini yerine getirmemizin, komşuluk hukukuna riayet etmemizin meyvelerini hamdolsun topluyoruz.
"Cumhur İttifakı olarak ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz"
Halep'te, Hama'da, Humus’ta, Afrin’de, İdlib’de milyonlar cıvıl cıvıl Türkçe konuşuyor, Türkiye’yi konuşuyor, bize hayır duaları ediyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Suriye'nin kuzeyindeki ayrılıkçı terör tehdidi tamamen ortadan kalkınca sadece Suriye halkı değil tüm bölgemiz rahatlayacak. Suriye bölgede bir refah ve istikrar adasına dönüştükçe bundan hepimiz istifade edeceğiz. Bir, bütün ve güvenli Suriye'nin kazananı Araplar, Türkmenler, Kürtler, Nusayriler, Dürziler, Hristiyanlar ve diğer tüm Suriye vatandaşları olacak. Bunun için önce 86 milyon olarak birbirimize kenetleneceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız. Unutmayın, İslam kardeşliği ortak paydasında bölgedeki halklarla bir araya geleceğiz. Sağduyulu, sabırlı ve soğukkanlı davranacak, oyuna gelmeyecek, sosyal medyadan körüklenmek istenen fitne ateşine karşı uyanık olacağız. Kutuplaşma, kamplaşma hem bize hem bölgemize acıdan başka bir şey getirmez. Etnik köken ve mezhep üzerinden gerilim coğrafyamıza sadece hüzün, sadece gözyaşı getirir. Tüm Aydınlı kardeşlerimin şunun farkında olmasını isterim: Hükümet olarak, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz.
"Çok zorlu süreçleri çok başarılı bir şekilde yönettik"
İç siyasette de, dış politikada da, terörsüz Türkiye sürecinde de attığımız her adımı hesaplıyor, ölçüyor, biçiyor, ondan sonra harekete geçiyoruz. Bugüne kadar ne ülkemizin ne milletimizin kılına dahi zarar getirmedik. Çevremizdeki ülkeleri tesiri altına alan yangının ülkemize sıçramasına Allah korusun bize de sirayet etmesine izin vermedik. Çok zorlu süreçleri hamdolsun çok başarılı bir şekilde yönettik. Bunu da siz Aydınlı kardeşlerimizin desteği ve duası sayesinde başardık. Şundan milletim emin olsun: Türkiye ehil kadroların yönetimindedir. Türkiye tecrübeli kadroların idaresindedir. Türkiye AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın riyasetinde tam bir güven içindedir. Rabbim bizi milletimize hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Rabbim Aydınımızı daha nice güzel hizmetlerle buluşturmayı bizlere nasip etsin diyorum.
Şimdi size bir müjde vermek istiyorum. Aydın Çıldır Havalimanı'nın ticari uçuşlara açılması için gerekli çalışmaları başlatıyoruz. Ulaştırma Bakanıma gerekli talimatı verdim. Hayırlı olsun, uğurlu olsun.
Bu düşüncelerle açılışını yaptığımız tüm eserlerin Aydınımıza, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, bu yatırımları şehrimize kazandıran bakanlıklarımıza, Aydın Büyükşehir Belediyemize, kurumlarımıza, firmalarımıza, mühendislerimize, işçisine, herkese, her bir kardeşime tekrar teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek temennisiyle sizleri bir kez daha hayırla yad ediyor, seviyorum, selamlıyorum.
Ayrıntılar gelecek...




