0

Âişe radıyallahu anha'dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, gece ayakları şişinceye kadar namazı kılardı. Âişe diyor ki, kendisine:

- Niçin böyle yapıyorsun (neden bu kadar meşakkate katlanıyorsun) ey Allah'ın Resûlü? Oysa Allah senin geçmiş ve gelecek hatalarını bağışlamıştır,dedim.

- "Şükreden bir kul olmayı istemeyeyim mi?"buyurdu.

ıklamalar

Efendimizin evinde bir gece vakti… Gündüz ayakta olan peygamber efendimiz gece kıyamda… O mübarek ayaklar fi sebilillahta kıyamda ve artık şişmeye başlamış… Bu şişkinlik bir gecede yaşanan bir fiziksel değişim değildir. Bu, gündüz yorgunluğunun etkisi ve devamlı ayakta kalınmasıyladır…

Aişe anamız ilk kez gece namaz kılarken görmüş değildir kuşkusuz… Aişe anamız resulullah aleyhisselamın sürekli hareket halinde olmasının sebebini öğrenmek için -sanki- merak eden insanlar adına şöyle soru yöneltiyor;

"Niçin böyle yapıyorsun (neden bu kadar meşakkate katlanıyorsun) ey Allah'ın Resûlü? Oysa Allah senin geçmiş ve gelecek hatalarını bağışlamıştır…"

Sanki ; 'Sen bir peygambersin… Zaten günahlardan uzak ve masumsun. İçimizde Allah'a en çok ibadet eden de sensin… Buna rağmen hala ayaktasın!" der gibi bir soru…

Bu soruya karşılık Allah resulü aleyhisselam'ın; 'bu nasıl bir soru!' Gibi sert bir üslupla yaklaşmadığına şahit oluyoruz… Resulullah aleyhisselam isteseydi şu cevap seçeneklerinden birini söyleyebilirdi;

· Gece namazı bir ibadettir.

· Namaz kılmayı seviyorum.

· Biz peygamberlere gece namazları farzdır.

Her ne kadar bu üç seçenek doğru da olsa Allah'ın resulü aleyhisselam bizlere hem davet dersleri veriyor hem de bir ibadetin başka hangi amaçlarla yapılması gerektiği bilgisini veriyor.

Resulullah aleyhisselam gece kılmış olduğu namaz için alınan ikramlara karşılık bir teşekkür edilmesi olarak algılanması gerektiğini bizlere bildiriyor.

"Şükreden bir kul olmayayım mı?"

Sanki iblisin Allah ile olan diyalogundan bizlere bir hatırlatmada bulunuyor;

"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

İnsanlığın ortak düşmanı olan iblis meydan okuyarak çoğunu ibadet ediciler olarak göremeyeceksin demedi… Bunun yerine şükür kelimesini kullandı… Allah resulü de gece yaptığı o ibadetler için Allah'a şükreden kul olma isteğinden bahsetmiş oldu…

Evet… Her ibadet aslında Allah'ın insana olan ikramlarına bir şükürdür…

***

Efendimiz aleyhisselamın evinde geçen bu kısa diyalogun evin dışına çıkması bizlere çok büyük dersler verir. Bunlardan bir kaçını zikredelim;

· Resulullah aleyhiselam hiçbir şeyi-ibadeti- ümmetinden gizlememiştir.

· Gece namazlarının davetçinin hayatında önemli bir yerinin olması.

· Aişe anamız o anda uykuya yenik düşmemiş ve o da ayakta. Davetçilerin eşlerinin de kıyamda olması bilgisinin verilmesi.

· Eşler arası güzel diyalog örneği…

· Peygamberlerin geçmiş ve gelecekteki günahların bağışlanmış olduğu bilgisi.

· Nasıl olsa cennetliğim deyip ibadetten uzaklaştırmıyor. Bu demektir ki hiçbir kimse yapmış olduğu herhangi bir ibadete güvenip te davet hayatından çekilmemeli.