0
HÜKÜMETİ zayıflatma adına, mahalli seçimlerde belediye başkanlıklarını AKP'nin kaybetmesi adına yapılan haraketler, sonunda vatana ihanete kadar dayandı.
Bu işlerin cemaat kaynaklı yapıldığına insanın inanası gelmiyor. Hadi diyelim ki, bunlar cemaat kaynaklı yapılmıyor, madem öyle de cemaatin medyası ve taraftarları neden bu tip haberlere, mal bulmuş mağribi gibi sarılıyor.
Orada çalışanlardan biri
Son olay hainliktir. Nedir o; devletin milli güvenlikle ilgili bir toplantısında ortam dinlemesi yapılıyor ve bu dinleme internete sızdırılıyor. Bunun adı casusluktur. O odaya böceği kim koymuştur? Tabii ki orada çalışanlardan, o odaya rahatlıkla girip çıkanlardan biri. Dışarıdan biri gelip koyacak değil. O odanın hizmetini görenler, temizliğini yapanlar, çay kahve servisi yapanlar, hiç dikkat çekmeyecek görevlilerden biri olabilir... Kimseyi zan altında bırakma niyetinde değilim ama, bu ortam dinlemesini ya odada bulunanlardan biri yaptı ya da o odaya rahatlıkla girip çıkanlardan biri... Bunun başka bir izahı yok... Ve bunun sorumlusu mutlaka bulunmalı ve cezalandırılmalıdır ve kim olduğu, kimlerle bağlantılı olduğu da kamuoyuna açıklanmalıdır. Savcılar bu konunun üzerinde titizlikle durmalıdır. Çünkü bu hükümet meselesi değil,devlet meselesidir.
Devlette zaafiyet var
Öte yandan, bu paralel yapı iddiası şunu da ortaya koydu ki, devlet yapısında çok sayıda çatlak var. Ve bu çatlaklar devletin bekası için son derece tehlikeli olmaya başladı. Artık bu, gün gibi ortaya çıktı. Hükümet artık bu işi kökünden halletmelidir... Bunun başkaca izahı yoktur. Demek ki bugüne kadar bir zaafilyet varmış. Bu açık... Artık bu zaafiyet kesin olarak ortadan kaldırılmalıdır.
Vicdan muhasebesi yapın
Cemaat içindeki kardeşlere, dostlara, arkadaşlara sesleniyorum. Yarın sandık başına gittiğinizde elinizi vicdanınıza koyun. Vicdanınız CHP'ye oy vermeyi kabul ediyorsa verin gitsin... Ama vicdan tellerinizde bir titreme hissediyorsanız, bir durun düşünün...
Bu kasetler, bu ortam dinlemeleri, bu facebook, twitter mesajları hiç cemaate yakıştı mı bir düşünün. "Siyasetten uzağım" diyen hocanızın, siyasetin her alanında cirit atmasını bir yorumlayın kafanızda. Papa'ya Haham'a hoşgörülü davranan, onlarla diyalog kurabilen hocanızın, nasıl olur da, müslüman bir başbakanla diyalog kuramadığını veya daha önce var olan diyalogun nasıl koparıldığını bir düşünün.
"Gülen Cemaati militan yetiştirip devlette kadrolaşıyor" diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na mideniz ve kalbiniz nasıl dayanacak bir düşünün hele...
İzmir'deki garip afişler
İzmir, Fethullah Gülen'in palazlandığı bir şehir... İzmir'in merkez ilçelerinde asılan afişlerde Fethullah Gülen, İzmir Büyükşehir Başkanı Aziz Kocaoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu el ele görülüyor. Montaj olduğu belli... Eeee bu kadar montaj işlerinden sonra böyle montajların çıkması kaçınılmazdır.
Nihat hocanın nasihati
Nihat Hatipoğlu hocamız şöyle diyor: Liderlerinin emirlerini, Allah'ın ve Peygamberinin üzerinde zanneden insanlarla dolu etrafımız. Dünya bu türden facialarla dolu. Hz. Peygamber'in sahabesi böyle değildi. Bizden önceki Salih ümmet böyle değildi. Tek mürşit olmadığınızı, dünyanın sizin etrafınızda dönmediğini, sizin gibi İslam'a hizmet eden başka milyonların da olduğunu hatırlayın.
Son olarak facebook'ta CHP İstanbul adayı Mustafa Sarıgül için SARIGÜLEN yakıştırması yapılmış... Fethullah Gülen gibi bir hocanın, CHP'li birine soyadını vermesi ne güzel yakıştırılıyor değil mi?
Ne diyelim CHP'ye oy verecek cemaat mensuplarının yolu açık olsun...
Güle Güle gidin kardeşler!...