Wosornu, BM Güvenlik Konseyinde (BMGK), Suriye'de merkezi hükümetin ülke topraklarının tamamına yakınını kontrol altına alması bağlamında yaşanan son gelişmelerin masaya yatırıldığı oturumda konuştu.
OCHA yetkilisi, "Suriye yeni bir dönemin 2'nci yılına girerken, halkının daha iyi bir gelecek inşa etme kararlılığı hem somut hem de cesaret verici." dedi.
Aralık 2024'ten bu yana 3 milyondan fazla Suriyeli mülteci ve ülke içinde yerinden edilmiş kişinin evlerine geri döndüğünü belirten Wosornu, insani göstergelerde de "henüz sınırlı olsa da bazı cesaret verici iyileşmeler" görmeye başladıklarını söyledi.
Wosornu, Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında çatışmalar nedeniyle ülkede binlerce ailenin yerinden edildiğine ve temel ihtiyaçlara erişemez hale geldiğine değindi.
Son haftalardaki gelişmelerin, Suriye'nin çatışmaların ve doğal afetlerin etkilerine karşı "ne kadar savunmasız olduğunu" ortaya koyduğunu belirten Wosornu, kış mevsiminin oluşturduğu şartların da ülkedeki insani durumu daha da kötüleştirdiğini vurguladı.
Wosornu, 18 Ocak itibarıyla Rakka vilayetinden 13 binden fazla insanın kaçtığı bilgisini paylaşarak, "Birçok aile, Kamışlı'daki toplu merkezlerde sığınak aradı, çatışmalar insanları temiz sudan mahrum bıraktı. Bazı hastaneler kapanmak zorunda kaldı ve birçok çocuk okula gidemiyor." diye konuştu.
OCHA yetkilisi, Humus ve Rakka arasındaki ana arterin kapanması ve köprülerin hasar görmesinin, insani yardım kuruluşlarının yardım ulaştırmasını olumsuz etkilediğine dikkati çekti.
Wosornu, "Bu arada (Suriye'ye) acil hayat kurtarıcı yardımlar devam etmelidir. 2025 yılında BM ve ortak kuruluşlar olarak ihtiyaç duyduğumuz 3,2 milyar ABD dolarının yalnızca üçte birini alabildik. Bununla çok şey yapabildik. Her ay 3,4 milyon kişiye kritik yardım ulaştırabildik ancak bu hedeflediğimiz 10,3 milyon kişiden çok daha azdı. Daha fazlasını yapamadık." ifadelerine yer verdi.




