Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'nde, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile baş başa görüşmesi sonrası düzenlenen ortak açıklamada, Erhürman ile göreve geldiği ilk günden itibaren yakın bir diyalog içinde çalımaları sürdürdüklerini söyledi.
Son dönemlerde özellikle AB dönem başkanlığı vesilesiyle Rum kesiminin yaptığı açıklamaları kınadığını belirten Yılmaz, 'Hiçbir geçmişle de bugünün gerçekleriyle de örtüşmeyen bu açıklamaların takdirini hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı hem de tüm dünya yapmak durumundadır. Haklı bir pozisyonda olduğumuzu ve bunu sonuna kadar her platformda savunmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum.' açıklamasını yaptı.
Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekatı sonrası dönemde adada sağlanan istikrar, barış ve güven ortamının sadece Türklere değil, Rumlara da büyük bir istikrar getirdiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
'Yarım asırdır adada çok şükür huzur, istikrar, ekonomik gelişme ve refah artışı vardır, adada yaşayan herkes için. İçinden geçtiğimiz dönemlerde de birçok ortak çalışma yapılabilecek, işbirliği yapılacak alanlar var. Önümüzdeki dönemde bu alanlarda adım atılmasını bekliyor ve temenni ediyoruz. Ancak bunlar aynı zamanda bir samimiyet testi. Kimin adım atmadığı, kimin nasıl bir tutum takındığını bütün dünyanın yakından izlemesinde fayda var diye ifade etmek istiyorum. Kıbrıs davasıyla ilgili her ortamda her platformda Türkiye Cumhuriyeti olarak yanınızdayız.'
'Türk askerinin varlığı tüm adaya istikrar, güven getirmiştir'
Bu davanın ortak olduğunu ve KKTC'ye her türlü desteği vermeye, yanında olmaya devam edeceklerini tekrarlayan Yılmaz, şunları kaydetti:
'Rum tarafının adadaki askeri varlığımıza ilişkin söylemlerini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz, yok hükmünde sayıyoruz. Tek taraflı olarak bazı uluslararası çevrelerle adanın ve bölgenin güvenliğini olumsuz etkileyen adımlarını hep birlikte görmemiz lazım. Bunu yapanların adadaki Türk varlığına ve askeri varlığa ilişkin sözlerini hukuki ve siyasi olarak yok hükmünde görüyoruz. Türk askerinin buradaki varlığı sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ve Kıbrıs Türklerine değil, tüm adaya istikrar, güven getirmiştir. Bundan herkes istifade etmiştir. Önümüzdeki dönemde de ortak hususlarda adımlar atılmasını temenni ediyoruz.
Diğer taraftan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin son yıllarda Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer platformlarda daha görünür, daha aktif hale gelmesi bizleri son derece memnun etmektedir ve bunu desteklemeye devam edeceğiz. Sizlerle ve hükümetle birlikte her türlü imkanı değerlendirerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ve Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda çok daha aktif, görünür ve tanınır hale gelmesi için her türlü gayreti göstermeyi devam edeceğiz.'



