Bakan Memişoğlu, Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum başkanlığındaki Hukuk Politikaları Kurulu Toplantısı'na katıldı.

Memişoğlu, konuşmasının başında yeni adli yılın başarılı ve hayırlı olması diledi.

Cumhurbaşkanlığı politika kurullarının kamu yönetimine çok yönlü bakış açısı kazandıran, ortak aklı güçlendiren ve karar alma süreçlerine önemli katkılar sunan istişare mekanizmaları olduğunu belirten Memişoğlu, Hukuk Politikaları Kurulunun yürüttüğü çalışmaları ve ortaya koyduğu fikirleri değerli bulduklarını ifade etti.

Memişoğlu, hukukun, devlet düzeninin ve toplumsal hayatın temel dayanaklarından biri olduğuna işaret ederek, "Bu anlayış, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturunda en güçlü ifadelerinden birini bulmuştur. Hukuk ve sağlık, insanı ve toplumu merkeze alan devlet düzeninin, insan onurunun ve toplumsal refahın korunmasında birbirini tamamlayan iki temel alandır." diye konuştu.

Farabi'nin, devleti ve toplumu sağlıklı bir insan bedenine benzettiğini hatırlatan Memişoğlu, "Nasıl ki insan bedenindeki her unsur bir bütünün parçası olarak işlev görüyorsa, devlet yönetiminde de kurumların uyumu, hukukun üstünlüğü ve insanın esenliği birbirini tamamlayan en önemli unsurlardır." ifadelerini kullandı.

Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık altyapısını güçlendirmek için gece gündüz çalıştıklarının altını çizerek, sağlık altyapısında tarihi bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Nitelikli bir mevzuat altyapısına ihtiyaç var"

Şehir hastaneleri, yenilenen teknolojik altyapı ve fedakar sağlık çalışanlarıyla sağlık sistemini dünyada örnek gösterilen bir yapıya kavuşturduklarını dile getiren Memişoğlu, "Bu fiziki gelişimin sürdürülebilirliği için, güçlü yatırımlar kadar nitelikli bir mevzuat altyapısına da ihtiyaç vardır." dedi.

Bakan Memişoğlu, sağlık alanında atılan her adımın öngörülebilir, adil ve hakkaniyetli bir hukuki zemine dayanmasının önem taşıdığına işaret ederek, mevzuat düzenlemelerini yalnızca idari bir zorunluluk olarak görmediklerini kaydetti.

Mevzuatı sağlık politikalarının sahadaki güçlü uygulama araçlarından biri, vatandaşların haklarının teminatı ve sağlık sisteminin en önemli güvenceleri arasında değerlendirdiklerini aktaran Memişoğlu, "Vatandaşımızın hakkını koruyan, sağlık çalışanlarımızın görevlerini güven içerisinde yerine getirmesini sağlayan en önemli dayanak hukuktur. Hukuk, sağlık hizmetinin güven unsurudur." dedi.

Memişoğlu, göreve başladıkları Temmuz 2024'ten bu yana koruyucu sağlık hizmetlerinden sağlık turizmine, dijital organ bağışından sağlık meslek mensuplarının çalışma alanlarına kadar çok geniş bir alanda 160'ı aşkın mevzuat düzenlemesini hayata geçirdiklerini anımsattı.

"Sahadan gelen ihtiyaçları ve istişare kültürünü esas alıyoruz"

Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla "Koruyan, Geliştiren ve Üreten" bir sağlık sistemini inşa etmek istediklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Bu büyük vizyonu hayata geçirirken Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları ve Sağlık Politikaları Kurullarımızın bilgi birikimini, tecrübelerini ve ortaya koyduğu fikirleri son derece kıymetli buluyoruz. Düzenlemelerimizi hazırlarken bilimsel veriyi, sahadan gelen ihtiyaçları, ortak aklı ve istişare kültürünü esas alıyoruz."

Sağlık çalışanlarının güvenli bir çalışma ortamına sahip olmasının önceliklerinin başında geldiğini kaydeden Memişoğlu, sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik hukuk mekanizmalarının güçlendirilmesi ve caydırıcılığın artırılması hususunda kurulun değerlendirmelerini kıymetli bulduklarını dile getirdi.

Memişoğlu, hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının görevlerini icra ederken karşılaşabilecekleri risklere karşı koruyan hukuki düzenlemelerin daha da güçlendirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayarak, üreten sağlık vizyonuyla kendi kendine yetebilen, yenilikçi ve sürdürülebilir bir sağlık ekosistemini oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.

Memişoğlu yerli ilaçları, aşıları ve tıbbi cihazları öz kaynaklarla geliştirdiklerini ve ürettiklerini hatırlatarak, "Milli sağlık teknolojilerimizin haklarının korunması, yenilikçi çalışmaların teşvik edilmesi ve sağlık alanındaki teknolojik kazanımlarımızın güvence altına alınması büyük önem taşımaktadır." dedi.

Memişoğlu, gelecek dönemde de insanı merkeze alan, sağlık çalışanlarının haklarını güçlendiren, vatandaşların sağlık hizmetine erişimini kolaylaştıran ve değişen ihtiyaçlara cevap veren mevzuat çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.

"Sağlık politikaları ancak güçlü bir hukuki altyapı ile mümkündür"

Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu ise sağlık ve hukukun insanı merkeze alan, birbirini tamamlayan iki temel kamu yararı alanı olduğunu belirtti.

Topaloğlu, "Etkili ve kalıcı sağlık politikaları ancak güçlü bir hukuki altyapı ile mümkündür. Bu nedenle sağlık alanında ele aldığımız her başlığın, yalnızca sağlık politikaları açısından değil, hukuki boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz." diye konuştu.

Sağlık Politikaları Kurulu olarak oldukça geniş ve yoğun bir gündemle çalışmaları sürdürdüklerini dile getiren Topaloğlu, sağlık hizmeti sunumundan ilaç ve tıbbi cihaz politikalarına, yerli ve milli sağlık endüstrisinin güçlendirilmesinden sağlık eğitimine, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklarına kadar pek çok başlığı ele aldıklarını aktardı.

Topaloğlu, sağlığın, bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda sürekli değişen ve güncellenen bir alan olduğunu kaydederek, bu hızlı dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçlara zamanında ve doğru çözümler geliştirilmesinin ortak hedefleri olduğunu dile getirdi.

Sağlık Bakanlığı ve Hukuk Politikaları Kuruluyla yakın bir işbirliği ve istişare içerisinde çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Topaloğlu, "Sağlık Bakanlığımızla sahadaki ihtiyaçların doğru tespit edilmesi, önceliklerin belirlenmesi ve bunların sağlık politikalarına yansıtılması noktasında yakın bir çalışma içerisindeyiz." dedi.

Sıcak havada uzun yola çıkacaklara hayati tavsiyeler
Sıcak havada uzun yola çıkacaklara hayati tavsiyeler
İçeriği Görüntüle

Sağlık alanında atılan pek çok adımın güçlü bir hukuki zemine ihtiyaç duyduğuna işaret eden Topaloğlu, bu noktada da Hukuk Politikaları Kuruluyla çalışmalar yaptıklarını, otomatik eksternal defibrilatör kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmanın bu işbirliğinin en güzel örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Topaloğlu, gelecek dönemde de sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu düzenlemelerde Sağlık Bakanlığı, Sağlık Politikaları Kurulu ve Hukuk Politikaları Kurulu arasındaki bu güçlü çalışma ve istişare kültürünün çok önemli katkılar sağlayacağına inandığını kaydetti.

"Sağlık alanında örnek ülke haline geldik"

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum da politika kurullarının görev ve yetkilerinin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlendiğini anımsatarak, kurulların, bakanlıkların ve diğer ilgililerin davet edilmesiyle "genişletilmiş kurul toplantıları" yapma görev ve yetkisine sahip olduğunu belirtti.

Bu kapsamda, başta bakanlıklar ve diğer politika kurulları olmak üzere birçok kurum ve paydaşla yoğun ve yakın temas içerisinde olduklarını ifade eden Uçum, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı ile 'insan' odaklı bir yaklaşımla hizmetlerini canla başla yürüten Sağlık Bakanlığı ve tüm personeline müteşekkiriz." diye konuştu.

Uçum, sağlıklı yaşam hakkının en temel insan hakkı olduğunu ve anayasal güvence altında bulunduğunu hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ülke liderliğinde hayata geçirilen "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla, Sağlık Bakanlığının etkin çalışmalarını ve başarılarını her geçen gün daha da ileriye taşıdığını söyledi.

Uçum, kapitalizmin zararlandırıcı sonuçlarına karşı "ücretsiz sağlık hakkı"nın insanlığın en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizde tam da bu ihtiyacı eksiksiz karşılamak için Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimlerinde son 24 yılda sağlık alanında köklü değişiklikler ve önemli yatırımlar yapıldı, yapılmaya devam ediliyor." dedi.

Türkiye'nin şehir hastaneleri içinde güçlü, modern ve erişilebilir sağlık sistemi, yetkin ve gelişmiş donanım ile altyapısı, nitelikli hekim ve personeli ile çıtayı en üst seviyeye çıkardığını vurgulayan Uçum, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sağlık alanında hem Avrupa'da hem dünyada örnek ülke haline geldik. Özellikle koronavirüs pandemisi döneminde başta Avrupa'nın gelişmiş sayılan ülkeleri ile ABD olmak üzere birçok ülkede yaşanan krizler buna mukabil Türkiye'nin son derece başarılı bir süreç yürütmesi ülkemizin ne kadar güçlü bir sağlık sistemine sahip olduğunu tüm dünyaya gösterdi."

"Sağlıkta da şiddete sıfır tolerans temel ilkemiz"

Sağlık Bakanlığının, Türkiye'yi bölgesel bir güç ve küresel bir aktör haline getirmek için milli sağlık teknolojisine ilişkin önemli çalışmalar yaptığını belirten Uçum, "Tıbbi cihaz, sağlık yazılımı, ilaç, aşı ve biyoteknoloji üretimindeki özverili çalışmaları yerli ve milli gücümüzün küreselleşmesi bakımından anlamlı buluyoruz. Ülkemize özgü geliştirilmiş ve bizleri sağlık bilişimi alanında dünyada gıpta ile izlenen bir noktaya getiren e-nabız uygulaması ile tüm tedavi süreçlerine ilişkin verilerimiz güvenle saklanıyor." diye konuştu.

Uçum, ilaç takip sistemi (İTS) uygulaması ve Merkezi Hastane Randevu Sisteminin (MHRS) yaygınlaşmasıyla sağlık sisteminde dijital dönüşüm kapsamında ciddi reformların hayata geçtiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Hukuk Politikaları Kurulu olarak her alanda olduğu gibi sağlıkta da şiddete sıfır tolerans temel ilkemizdir. Uygulamaya geçirilen beyaz kod sistemiyle sağlık çalışanlarına şiddete karşı hızlı ve etkin mücadele kararlılıkla yürütülüyor. Bu konunun her zaman takipçisi ve destekçisi olacağımızı özellikle belirtmek isterim."

Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı devam etti.

Kaynak: AA