0

Geleceğe kalacak bir not düşmek; yazmak denen uğraşının dışa açılan en net görüntüsüdür. Yazdığımız her satır artık istesek de istemesek de bir şekilde not ediliyor bir yerlerde. Kitap sayfalarında ya da sanal alemin bilinmez bir köşesinde geleceğe doğru yola düşüyor cümlelerimiz.

Özellikle toplumu derinden etkileyen olayların not edilmesi, bir sanat eserine dönüşerek yaşananların cümlelerle ete, kemiğe bürünmesi gelecek nesilleri yaşadıklarımıza şahit tutma anlamında daha bir anlam kazanıyor.

15 Temmuz'da yaşananlar her açıdan tarihteki yerini aldı. Öyle bir dönüm noktası idi ki yaşadıklarımız tam anlamıyla ibretlik sahnelere şahit olduk. Sırtından vurulmak, hainlikte sınır tanımamak gibi birçok alçaklığı ardı ardına yaşadık.

Edebiyat dünyamız genel anlamıyla 15 Temmuz sınavını büyük bir başarı ile atlattı. Tarihte görülmemiş bir yüreklilikle 15 Temmuz'u şiirine, hikayesine, dergisine taşıdı edebiyat adamları.

Böylesine bir tek yürek olma halini ne yazık ki yakın tarihimizde 28 Şubat'ta bile görememiştik, o da ayrı mesele. Dergilerin özel sayıları tam anlamıyla bir 15 Temmuz arşiviydi. Yıllar sonra ne olup bittiğini dergilerimizden öğrenecek gençlerimiz.

Bir de Cevat Akkanat'ın hazırladığı, Sultanbeyli Belediyesi tarafından yayınlanan Darbeye Direnen Şiirler Antolojisi var ki darbe direnişinin şiire yansıyan yüzünü anlatan nadide bir eser olarak arşivlerdeki yerini aldı bile.

Cevat Akkanat'ın daha önce hazırladığı Daima Rabia Antolojisi de yine Sultanbeyli Belediyesi tarafından okurlara ulaşmıştı.

Böyle bir antolojiyi hazırlamak şüphe yok ki Cevat Akkanat'a yakışırdı. Duruşu, tavizsiz tepkileri ile bir eylem ve direniş adamı olan Cevat Akkanat, 15 Temmuz direnişine ölümsüz bir eser kazandırmış oldu. Böyle bir antoloji de ancak Cevat Akkanat'a yakışırdı.

Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin'i kutlamak gerek. Belediyeciliğin sadece yol ve kaldırım yapmaktan ibaret olmadığını; yaptığı, desteklediği çalışmalar ile göstermeye devam ediyor. Sultanbeyli dendiğinde artık kültür ve edebiyat çağrışımı da hemen akıllara geliyor.

Darbeye Direnen Şiirler Antolojisi oldukça hacimli bir çalışma. Yüzlerde şair ve şiir yer alıyor antolojide. Cevat Akkanat'ın şiirlere ulaşma aşamasındaki gayretine şahit olduğum için biliyorum ki nerede bir 15 Temmuz konulu şiir varsa ya kendisi ya da eş, dost vasıtasıyla ulaştı şiirlere.

15 Temmuz, tarihimizde adına en çok şiir yazılan tarihi bir olay olarak da bir köşeye not edilmeli. Okullardaki ilkokul, ortaokul öğrencilerinden tutun da adı, sanı bilinen şairlere kadar her kesimden söz sahibinin şiiri yankılandı darbeci zihniyete karşı. Ben bu bağlamda 15 Temmuz konulu yazılmış her satırı önemsiyorum. Müsamere şiirleri, basit sözler, değersiz hamasi şiirler diyerek yazılan şiirleri eleştirenlere de kesinlikle katılmıyorum. 15 Temmuz için şiir yazmak darbeye dur demektir. Fetö'nün hainliğini darbecilerin yüzüne çarpmaktır. Nerde durduğunu şiiriyle haykırmaktır dünyaya.

Darbeye Direnen Şiirler Antolojisi'ndeki şiirlerin tümü de değerlidir. Bu antolojiye giremeyen, Cevat Akkanat'ın ulaşamadığı şiirler de değerlidir. Antolojinin 2. baskısında göreceğiz ki Cevat Akkanat bizlere daha geniş bir antoloji armağan edecek. Çalışmalara devam ettiğini biliyorum.

Kalıcı eserlere imza atmak çok önemli. Bu antoloji de hem konu olarak hem de titiz bir çalışma olması hasebiyle unutulmayacak bir çalışma olmayı hak ediyor.

Ben tekrar Cevat Akkanat'a ve Sultanbeyli Belediyesi'ne teşekkür ediyorum. Emekleri boşa çıkmayacak ve antolojideki şiirler okundukça şehitlerimizin ruhu şad olacak, dua niyetine geçecek her satır.

Şu nokta da çok önemli; bu antoloji "Yeni Türkiye'nin Reisine" ithafıyla yayınlandı. Tam isabet bir ithaf olmuş bu.