0

Koltuğunuza kuruluyorsunuz, içinizde en küçük bir telaş ve endişe yok. Ekrandaki kişi kendinden o kadar emin konuşuyor ki her cümlesi ile biraz daha rahatlıyorsunuz, dünyanın tüm coğrafyası gözünüzün önünden geçmeye başlıyor, adım adım fethediyorsunuz zulüm altında inleyen mazlum coğrafyaları.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler'de yaptığı konuşma dünya tarihine damga vuracak nitelikte bir konuşmaydı. Her harfine kadar katılmamak mümkün değil.

Dünyanın birçok yerinde zulme maruz kalan, mülteci durumuna düşen milyonlarca insanın varlığı söz konusu iken dünyaya sözde nizam verdiğini söyleyen zulmün adresi ülkeler her gün yeni senaryolarla ülkeleri alt üst etmeye devam ediyorlar. Ağızlarında bile eğreti duran barış sözü ile yeni mazlumların canlarına kast edecek planlar kuruyorlar.

Dünya böyle bir savruluşu yaşarken Anadolu yine dünyanın kalbi olduğunu gösterdi. Milyonlarca mülteciye kucak açarak, onlara yaşam alanları kurarak mümin duruşunu dünyaya gösterdi.

Recep Tayyip Erdoğan, dünyaya yeni bir düzen veriyor. "Dünya Beş'ten Büyüktür" sözünü gün gelecek ve dünyanın birçok ülkesi haykırmak zorunda kalacak.

Sözde barışçı, sözde demokrat ülkelere yaptığı konuşma ile insanlık dersi verdi Erdoğan.

Çağdaş batı, muasır medeniyet seviyesinde batı, insan haklarına saygılı batı. Bu sözlerin hepsinin bir masal olduğuna şahit oluyoruz. Mültecilere kapılarını açmayan, Türkiye'ye yardım sözünü verip binbir bahane ile sözü geçiştiren batı karşısında zalime zalim olduğunu gözlerinin içine bakarak haykıran dünya lideri Erdoğan.

Yaşadığımız olayların artık herkes farkında. 7'den 77'ye denir ya işte tam da böyle bir farkında olma durumunu yaşıyoruz. Okullarda 15 Temmuz darbe girişimi müfredat hassasiyeti ile işleniyor. Milli iradenin gücünü ders konusu olarak anlatıyoruz çocuklarımıza.

Cumhurbaşkanımız tüm dünyaya bir insanlık dersi veriyor. Kapılarımızı sonuna kadar açtığımız kardeşlerimizin varlığı bunun en büyük ispatı. Kardeşliğimiz, yüreğimizin en gümrah sevgisi ve Cumhurbaşkanımız da anlatılmalı derslerde.

Yaşım itibariyle diyebilirim ki gördüğüm Cumhurbaşkanları içerisinde Turgut Özal'dan sonra bana iç huzuru veren tek liderdir Recep Tayyip Erdoğan. Onu dinlerken bilirim ki tüm dünya onun her sözünü büyük bir titizlikle dinliyor. Onun her sözü dünyanın kardeşliği için, dünyanın barışı için bir mesaj niteliğindedir.

Hiç kimse çıkıp da Cumhurbaşkanı hakkında olur olmaz söz söyleme cüretine kalkışmasın. Biz ne liderler, ne Cumhurbaşkanları gördük. Başımız önümüzde durduk dünya karşısında. Artık biliyor ve inanıyoruz ki Cumhurbaşkanımız ne söylüyorsa ülkenin bekası için söylüyor. Dünya mazlumlarının acıları dinsin diye karşısına alıyor tüm zalimleri.

Cumhurbaşkanımızın; "Fetö benim meselem değil herkesin meselesi." derken ne kadar haklı olduğunu artık herkes anladı. Bir ülkenin geleceğine kasteden bu örgütün ne kadar tehlikeli olduğuna şahit olduk yaşadığımız acılarla.

Fetönün bir terör örgütü olduğunu ve en hızlı şekilde bu örgüte karşı tedbir alınması gerektiğini söylerken Cumhurbaşkanımız, eğer o günlerden bir mücadele başlasaydı Fetö ile belki de 15 Temmuz gibi bir geceyi yaşamayacaktık. Herkes kendi üzerine düşeni yapmak zorunda. Bütün çözümü Cumhurbaşkanımızdan beklersek sıkıntılar üst üste gelince çıkış yolunu bulmakta gecikebiliriz.

Dünyanın bir insanlık dersine muhtaç olduğu bu zamanlarda dik bir duruş ve sağlam bir irade ile düzlüğe çıkmamız mümkün olacak. El ele vererek, tek yürek olarak. Bunun mimarı da bizde neferi de.