0

Uzun, kıvrımlı, inişli, çıkışlı yolların sonunda bir anda insanı huzura kavuşturan bir düzlüğün adım adım yaklaştırdığı bir güzel ilçe, Erbaa. Tokat'tan çıkıp da Erbaa'ya doğru giderken yol ayrımına kadar üç ilçenin ortak yolunu kullanarak uzun bir yol kat ediliyor. Dönekse denen mevkide Niksar, Erbaa ve Reşadiye yol ayrımında menzil neresiyle oraya doğru yöneliyor yol ehilleri.

Kütüphaneler Haftası münasebetiyle Erbaa Belediyesi Gençlik Meclisi ve Erbaa Belediyesi'nin ortaklaşa düzenlediği "Okuyorum, Dünyayı ve Kendimi Keşfediyorum" adlı panele katılmak için değerli dostum Ali Bal ile Erbaa'ya doğru yola düştük. Geçen hafta da yine Ali Bal ile bu kez Afyon'a, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği'nin toplantısı için gitmiştik. İnsanın yanında kafa dengi olduğu, ortak dertleri olan, aynı yolun yolcusu bir arkadaşı varsa bütün yollar bir anda düze çıkıyor. Yaptığımız tüm edebi, kültürel, sosyal faaliyetlerde birlikte hareket ettiğimiz değerli dostumla Erbaa'ya doğru giderken yine ortak konumuz; "Tokat'a daha fazla neler yapabiliriz?"di.

Erbaa'ya girdiğimizde gördük ki şehrin her tarafı büyük bir şantiyeye dönüşmüş. Büyük bir proje kapsamında alt yapı ve üst yapı çalışmaları hızla devam ediyor. Donanımlı, geleceğe dönük bir çalışma her yerde hissediliyor.

Bizleri ilk olarak karşılayan ve programı beraber gerçekleştireceğimiz değerli yazar dostlarım Mehmet Akbulut ve Yaşar Koca ile Belediye Kültür Müdürü şair dostumuz Sinan Kökçü'yü ziyaret ettik. Erbaa Belediyesi emin ellere teslim. Belediye Başkan Yardımcısı Bülent Uzun da bir şair. Bu isimlerin hepsinin yeni kitapları çıktı, raflarda okuyucusunu bekliyor.

Panelin yapılacağı Erbaa Kongre ve Kültür Merkezi, çok yeni bir mekan. İçeri girdiğinizde sizi aydınlık ve ferah bir ortam karşılıyor. Bu çok önemli bir ilk adım. Konuşmacıların rahat olacağı bir mekan, programların da sağlıklı bir şekilde işlemesi için çok önemli artılar arasında.

Programın açılışını şiir tadında bir takdimle Nebi Kaya yaptı. Yılların tecrübesi olduğunu daha ilk cümlesinden anlamak mümkün Nebi Kaya'nın. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Erbaa Kaymakamı Abdulkadir Demir Beyefendi konuşurken hepimizin içinden geçen "Keşke biraz daha konuşsa" temennisi idi. Çünkü tam anlamıyla kitap kurdu bir kaymakamla karşı karşıyaydık. Tamamen gençlerle dolu olan salonda gençlerin ruhlarına tesir etmeyi çok iyi biliyor değerli kaymakamımız. Okullarda oluşturduğu okuma gruplarına bizzat katılması, okullara özenle seçilmiş kitapları ulaştırması, bu etkinliklerin takibini de kendisinin yapması derdinin okuma, okutma, gençlerin okudukları ile amel etmelerine destek olma olduğunu konuşmasında da net bir şekilde hissettirdi.

Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım Bey rahatsız olduğu için konuşma yapamadı ama rahatsızlığına rağmen programı sonuna kadar takip etmesi büyük bir incelikti. Kaymakam Bey de programı sonuna kadar büyük bir dikkatle takip etti.

Mehmet Akbulut'un yönetimindeki panelimiz çok samimi bir ortamda gerçekleşti. Ne okuyalım, nasıl okuyalım, kimi, neden okuyalım merkezli panelimiz gençler tarafından büyük bir ilgiyle izlendi. Gençlerin soruları ile katkıda bulundukları panel, katılımcıların kitaplarını imzalamaları ile sona erdi. Kitaplarımızın programa katılan gençlere Erbaa Belediyesi tarafından ücretsiz bir şekilde ulaştırılması da Kütüphaneler Haftası programına yakışan bir güzellikti.

Erbaa'da güzel şeyler oluyor, olmaya da devam edecek. Derdi memleket olan, derdi gençlerimiz olan yöneticileri var Erbaa'nın. Marka değerleri ve ürünleri ile adını Türkiye'ye duyurmaya devam ediyor Erbaa. Bizden de böyle büyük bir gayretle çalışan ekibe kolaylıklar dilemek düşüyor.

Tokat'a doğru yol alırken Ali Bal Hocamla kafamızda her gün biraz daha şekillenmeye başlayan Erbaalı dostlarla bir dergi çıkarma fikri, daha da netleşmişti. "Yol arkadaşların sağlam olunca çıkamayacağın yokuş yok." deyip Musapınarı'na doğru içimizdeki umut pırıltılarını büyüterek çıkmaya devam ettik.