Al-Kheetan, AA muhabirinin "İsrail ordusunun Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana düzenlediği saldırılarda 1500'ü aşkın Filistinli yaşamını yitirdi. Sizce yaşanan bu durum bir ateşkes olarak adlandırılabilir mi?" sorusunu yazılı yanıtladı.
BM İnsan Hakları Ofisinin tarafların ateşkes anlaşmasına uyumunu izlemediğini belirten Al-Kheetan, odak noktalarının insan hakları ihlallerini ve suistimallerini takip etmek olduğunu kaydetti.
Al-Kheetan, şu değerlendirmede bulundu:
"Ateşkes olsun ya da olmasın, insan hakları değişmez bir olgudur ve bunlara saygı göstermek tüm taraflar için bir yükümlülüktür. Bu bağlamda Gazze Şeridi genelindeki Filistinlilerin güvende olmadıklarını defalarca dile getirdik. Örneğin, ateşkes ilanından altı ay sonra, nisan ayında, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, dur durak bilmeyen öldürme vakalarının Filistinlilerin yaşamlarına yönelik süregelen bir kayıtsızlığı yansıttığını ve bunun da geniş kapsamlı bir cezasızlık ortamı tarafından mümkün kılındığını belirtti. Türk, Filistinlilerin hayatta kalabilmeleri için herhangi bir yol haritasının bulunmadığını ve bu durumun bir ateşkesle bağdaştırılmasının güç olduğunu ifade etti."
Sözcü Al-Kheetan, ateşkes ilanından bir yıl sonra, İsrail ordusu tarafından Filistinlilerin öldürülmeye devam edilmesiyle ilgili, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan BM İnsan Hakları Ofisinin de açıklama yaptığını hatırlattı.





