0
Abdullah bin Mes'ud'dan:
– Her kim, kendisine indirilen geçim darlığını, insanlara duyurmayıp Allah'a arzederse, Allah onu tez zamanda zengin eder. İhtiyaçsız hale getirir.
[Tirmizi/Zühd 18 (2326)]
* * *
İnsan, maruz kaldığı geçim darlığını, hiçbir zaman insanlara şikayet konusu yapmamalıdır. Hele, geçim zorluklarını, mahrumiyetlerini ileri sürüp insanlardan dilenciliği bir geçim yolu haline getirmekten de son derece sakınmalıdır.
Şikayet hali, insan psikolojisinin temel özelliklerinden biridir. Yani insanın yaratılışında kendini rahatsız eden durumlardan yakınma hali vardır. Bu psikolojik bir reflekstir ve insanın rahatlamasını, içini boşaltmasını, stresten korunmasını sağlar.
İslamiyet, insanın şikayet psikolojisini içinden söküp atmasını emretmez. Çünkü bu, insanın yaradılışına aykırı olur. Bunun yerine insana, şikayet merciini değiştirmesini tavsiye eder. Şikayetini kendi gibi çözüm üretmekten aciz insanlara yapmayı bırakıp gerçek çözüm mercii, darda kalanların yardımcısı, dertlilerin ilacı, kimsesizlerin kimsesi olan Rabbine, Allah'ına yöneltmesini ister.
Kulun, halini insanlara şikayeti mahzurludur. Allah'ın takdirinden ve taksiminden rahatsızlık anlamına gelir. Kadere bir tür isyan sayılır. Allah'ın hikmetine itiraz gibi görülebilir.
Kur'an, bu sebeple halini şikayet etmenin, insanlara değil, Allah'a yapılmasını emretmiştir. Örnek bir şikayet olarak da, Hz. Yakub'un, oğlu Hz. Yusuf'tan dolayı çektiği sıkıntıları, üzüntüleri şikayet etmesini gösterir. Hz. Yakup, bu şikayetinin sadece Allah'a halini arzetmek ve çözümünü ondan dilemek olduğunu açıkça belirtir. Maksadının Allah'ı insanlara şikayet etmek olmadığını net şekilde ima eder.
Geçim darlığını şikayet konusu yapma hususunda, duyarlı olunması gereken bir nokta da, -başta da dediğimiz gibi- bu darlığın dilenciliğe alet edilmemesidir.
Başkalarının sırtından ve emeğinden geçinmeyi İslamiyet hoş karşılamamıştır. Bunu, dünyada da, ahirette de bir zillet sebebi, onursuzluk saymıştır.
Mü'mine yakışan, bizzat çalışmak; kendini ve ailesini elinin emeğiyle, alnının teriyle geçindirmektir.
İnsan için, alnının terinden daha kutsal kazanç, temiz geçim yolu, onurlu bir yaşayış şekli söz konusu olamaz.