0

Abdullah bin Ab­bas'dan:

"Şüp­he­siz, İb­lis'in, Şey­tan­lar­dan az­gın bir kı­sım as­ker­le­ri var­dır. İb­lis, on­la­ra şöy­le der:

– Ha­cı­la­rın ve Al­lah yo­lun­da ci­had edip İs­la­ma hiz­met eden­le­rin pe­şi­ni (sa­kın) bı­rak­ma­yın. Ta ki, on­la­rı Al­lah yo­lun­dan sap­tı­rın­ca­ya ka­dar..."

(Ta­be­ra­nî, Ke­bîr; Ca­mi­us­sa­gîr)

* * *

Şey­tan ha­yır­lı iş­ler ya­pan­la­rın pe­şi­ni ve ya­ka­sı­nı ölün­ce­ye ka­dar bı­rak­maz. İm­ti­han dün­ya­sı­nın ta­bii bir so­nu­cu­dur bu. Bu yüz­den, ha­yır­lı iş­le­rin, çok mu­zır (za­rar­lı) ma­ni­le­ri var­dır, de­nil­miş­tir.

Hadis­ten an­laşıl­dığına göre, şey­tanın müs­lüman­lar­dan en rahat­sız ol­duğu kim­seler, hac görevini yerine getiren mü'min­ler ile, Al­lah'ın dinine hiz­met için çalışan, Al­lah yolun­da cihad için cep­hede çar­pışan mü'min­ler­dir.

Şey­tan bun­ların peşini ve yakasını as­la bırak­maz. İn­sanı yol­dan çıkarmada en deneyim­li, en az­gın as­ker­lerini, bun­lara gön­derir. Doğ­ru yol­dan ayak­larını kay­dır­mak için tüm güç­leri ile çalış­malarını is­ter.

Şey­tanın mü'min­leri yol­dan çıkar­ma tak­tik­leri, sadece onu in­kara götür­mek, büyük bir günah iş­letmek çabasın­dan ibaret değil­dir. Şey­tan zaten mü'min­leri şir­ke düşür­mek­ten, dalalete sap­tır­mak­tan faz­la ümit­li değil­dir. Bu yüz­den o, mü'min­ler üzerin­de sin­si tak­tik­ler uy­gulamaya çalışır. İn­sanın far­kedemeyeceği giz­lilik­te oyun­lara ve desiselere baş­vurur.

İn­sanın iyiliğine, hiz­metine, ibadetine riya duy­gusu bulaş­tır­maya çalışır. İh­lasını zedelemeye çalışır. Niyetini bulan­dır­ma yolunu dener. Şöh­ret mey­lini, ken­dini gös­ter­me ve beğen­dir­me duy­gusunu tah­rik eder. Ucup his­sini uyan­dırır.

Bunun gibi Al­lah yolun­da hareket eden mü'minin ayağını kay­dır­mak, doğ­ruluk ek­senin­den onu sap­tır­mak için her tür­lü tak­tiği kul­lanır.

Şey­tanın bütün bu en­gel­lerine, sap­tır­ma ve kay­dır­ma oyun­larına mü'min, ih­lasa 4 el­le sarılarak kar­şı koyabilir.

İh­lasın dışın­da hay­rın önün­deki zarar­lı en­gel­leri aşacak hiç­bir güç ve kuv­vet yok­tur.

Denebilir ki, şey­tanın mü'min­leri yol­dan sap­tır­mak için, ne kadar çok oyunu, ves­vesesi, desisesi, tel­kini hilesi ol­sa da, mü'min­lerin bütün bu oyun­ları boşa çıkaracak, neticesiz kılacak ih­las gibi bir silahı ve mukavemet gücü var­dır.

İh­las­lı mü'min­lere şey­tanın hiç­bir­şey yap­ma im­kanı yok­tur.