0
Bütün dünya'nın Helal ve Sağlıklı Gıdaya doğru yarışırcasına koşmaya başladığı bu dönemde İspanya da bu sektörden hakkını almak istiyor.
Aktif olarak kendini göstermek için Birinci Uluslararası Helal konsepti Kongresi'ni (Halal Un Concepto Global, I Congreso Internacional, Cordoba, Espana) 24-26 Mart 2015 tarihleri arasında medeniyetler şehri Cordoba'da organize eder. "Halal" Kongresinin Cordoba'da yapılması da isabetli bir seçim olmuş.
Şahsımı da Avrupa Birliği Helal Gıda Çalışmaları Başkanı olmamdan dolayı oturum başkanı olarak davet etmişler, Avrupa Birliğinde Helal Gıda çalışmaları ve standardların önemi (Significance of Halal Food Standardization and the EU Standard on Halal Food) konusunda bir bildiri sunmamı da talep etmişlerdi. Bu vesileyle bu medeniyetler merkezi Cordoba'da Helal Gıda çalışmalarına şahit olma imkanını elde etmiş oldum.
Sağlıklı bir yaşamı hiç şüphesiz herkes arzu eder. Bu arzuyu gerçekleştirme konusunda çoğu kişinin başarısız olduğu da bir gerçektir. Arzuların olması kadar bu arzuların gerçekleştirilmesine olan inanç ve kararlılık da o derece önemlidir.
Dönyanın dört bir köşesinden sahasında uzman katılımcılar, ilim adamları, Helal gıda çalışmalarında enstitüleşmiş kurumlar da programın capcanlı devam etmesini sağlıyor. Özellikle kongreyi organize eden Instituto Halal (ih) ve kongrenin organize başkanlığını yapan İspanya Müslüman Topluluğu (Junta Islamica) başkanı Maria Isabel Romero'nun katkıları çok. Şimdi ikinci gününe girdiğimiz kongremiz dört gün boyunca devam edecek. Türkiye'den şahsım hariç hiçbir katılımcının olmaması bir eksiklik olsa da Türk Hava Yolları'nın sponsor olarak görünmesi ayrıca sevindiriciydi.
Artık "helal" konseptini sadece gıda ile sınırlamak mümkün değil elbet. İnsanı ilgilendiren, özellikle de insanın yaşam sıtandardlarıyla alakası olan her konu "helal" araştırmalarının, yada yarışının içinde değerlendiriliyor. Son günlerde gıdanın yanında populerliliği artan helal turizm, helal bankacılık gibi sektörler de epeyce müşteri bulacağa benziyor. İşin içinde para oldu mu, ilgilenilmemesi mümkün değil elbet.
İspanya, sekizinci asrın başlarında (711) Tarık bin Ziyad'ın kararlı mücadelesiyle fethedilmiş, İslamlaşmaya başlamıştı. Ve yine sekiz asır sürecek bir İslam medeniyeti'nin merkezi olmuş, Batı dünyasının aydınlanmasına, düşünce dünyalarının değişmesine neden olmuştu. Avrupa yeniden doğuşunu ve Rönesans hareketlerini burada kurulan İslam medeniyetine borçluydu.
Batı ile Doğu burada mezc olmuş, insanlık için bilim ve hikmet üretmişti bir zamanlar. Özellikle Cordoba'nın (Kurtuba) Helal Gıda çalışmaları ile gündeme gelmesi yadsınacak bir durum değildir. Zaten "Medeniyetler İttifakı" ile de gündeme gelmiş olan İspanya'nın yeniden Doğu ile Batı'nın birlikte insanlık için ortak çalışmalar yapabileceğine bir işarettir. En son 2005 yılında İspanya Başbakanı Luis Rodríguez Zapatero'nun teklifi ile gündeme gelen "Medeniyetler İttifakı" Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile ciddi çalışmalara ön ayak olunmuştu.
Cordoba demek İslam medeniyetinin öksüz çocuğu demek. Şimdilerde 2 milyon civarında İspanya'lı müslümanların olduğu bilinmekte, gayri resmi rakamlara göre de bu 2.5 miyona kadar varmaktadır. Sekiz yüz yıl İslam medeniyetinin Batı'ya açılan kapısı iken şimdi öksüz bir çocuk gibi, kadim medeniyet damarlarını yeniden canlandıracak ruhu aramakta sanki.
Kim bilir belki İskender Pala'nın kitabındaki kahraman Alcala gibi bir yiğit çıkar, Billure'nin aşkını buralarda yeşertip ve kalbine gömdüğü ideasını yeniden canlandırarak hayat iksirini akıtır bu topraklara.
İspanya Cordoba ile yeniden Batı'ya açılan kapı olmaya aday. Allah rüyaları olanlara gerçeklik ve hakikati verir. Rüyası olmayanların, hedefi olmayanların yaşamdan bir payı yoktur.
Türkiye'nin bu yeniden medeniyet inşa etme projesinde, Helal Konsepti ile de İspanya ile ortak çalışmalara bilfiil katkı sağlamaya devam edeceğini ümit ediyoruz.