Meloni, dün bazı temaslarda bulunduğu Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da, ülkesinden gazetecilere yaptığı açıklamada, Barış Kurulu'na 'gözlemci ülke' olarak katılma konusunda davet aldıklarını söyledi.
Konuya bugün Corriere della Sera gazetesinde yayımlanan röportajında açıklık getiren Meloni, bunun Orta Doğu'daki savaşa ilişkin iyi bir çözüm olduğunu vurgulayarak, 'Gözlemci ülke olarak davet edildik. Bilindiği üzere İtalya, anayasasındaki uyumsuzluk sebebiyle bu kuruluşa katılamaz. Ama genel olarak destekliyoruz. Bizim için Orta Doğu öncelikli bir bölge. İtalya'nın bu bölgede yaptığı ve yapmakta olduğu tüm çalışmalar bunu gösteriyor.' ifadelerini kullandı.
İtalya'nın söz konusu davete yanıtının 'evet' olup olmadığı ve 19 Şubat'ta ABD'nin başkenti Washington'da yapılması beklenen toplantıya katılıp katılmayacağı sorusuna Meloni, 'Kesinlikle. Gözlemci ülke olarak katılma davetine olumlu yanıt vereceğimizi düşünüyorum.' cevabını verdi.
İtalyan ANSA ajansının başbakanlık kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Başbakan Meloni ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, son saatlerde telefonda görüştü. Habere göre, hükümetin Barış Kurulu'na gözlemci ülke olarak katılımı konusunda 17 Şubat Salı günü parlamentoya bilgi vermeye hazır olduğu teyit edildi.
Muhalefetten hükümete eleştiri
Muhalefetteki sol partiler ise Meloni ve hükümetinin, Barış Kurulu'na gözlemci ülke statüsünde katılmayı gündeme getirmesini sert şekilde eleştirdi.
Yeşil ve Sol İttifak (AVS) lideri Angelo Bonelli, Meloni hükümetinin bu tercihinin İtalyan Anayasası'nın 11. maddesiyle çeliştiğini, ayrıca 'Başbakanın, İtalya'yı Trump'ın siyasi himayesi altına soktuğu'nu savundu.
Ana muhalefetteki Demokratik Partinin (PD) lideri Elly Schlein de Meloni'nin Barış Kurulu'na 'gözlemci ülke' statüsünde katılma fikrinin, 'Trump'ın dayatmalarının peşinden gitmek' ve 'eşitlik ilkesi olmadan bir uluslararası mekanizmaya girmenin anayasayı dolanmak' anlamına geldiğini savundu.
Başbakan Meloni, 21 Ocak'ta bir televizyon programında yaptığı açıklamada, İtalyan Anayasası'nın egemenliğin bir kısmının yalnızca diğer devletlerle eşit şartlarda devredilebileceğini öngören 11. maddesi nedeniyle Barış Kurulu'na katılımın anayasa ile uyumluluk sorunu doğurduğunu belirtmişti.




