HABER: Elifsu Güler

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güven Büyükbaykal’ın Ekonomi Haberciliği dersi, mesleğin mutfağından deneyimli bir ismi ağırladı. Milat Gazetesi Ekonomi Müdürü ve Otomotiv Yazarı Fırat İpek, 21 yıllık tecrübesinin süzgecinden geçenleri geleceğin gazetecileriyle paylaştı. Habercilikte uzmanlaşmanın hayati bir gereklilik olduğunu vurgulayan İpek, ekonomi gazeteciliğinin teorik verilerden ibaret olmadığını, asıl meselenin bu verileri sokağın ve vatandaşın diline çevirmek olduğunu ifade etti.

‘26 milyar dolarlık ihracat rekoru ‘Ayşe Teyze’ için ne ifade ediyor?’

Ekonomi gazetecilerinin ekonomistlerden ayrıldığı temel noktanın "yorum katmadan perde arkasını sorgulamak ve öngörüde bulunmak" olduğunu belirten İpek, makro verilerin tek başına bir anlam taşımadığını şu örnekle açıkladı:

"Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin ikinci en yüksek aylık ihracatı olan 26 milyar dolara ulaşması büyük bir haberdir. Ancak maaşlı çalışan bir vatandaşın, evini geçindirmeye çalışan bir babanın gündemi mutfak masrafı ve kiradır. Bizim görevimiz o 26 milyar doların vatandaşa nasıl dokunacağını anlatmaktır. Aynı şekilde akaryakıta gelen zammı sadece araç sahiplerini ilgilendiren bir durum gibi göremeyiz. Pompaya yansıyan o zam, bugün üniversite kantininde aldığınız ürünün fiyatını doğrudan artıran temel nedendir. Makro olayları yerele, sokağa indirdiğiniz zaman gerçek bir ekonomi gazetecisi olursunuz."

‘Gazeteciler kimseye çanak tutmaz’

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden "fon krizi"ne iletişim fakültesi öğrencilerinin dikkatini çeken İpek, gazeteciliğin büyük bir güç olduğunu ve bu gücün manipülasyona açık hale gelmemesi gerektiğini vurguladı. “İyi insan olursanız, iyi gazeteci olursunuz. Aksi halde kirli çarkların içerisine girersiniz” diyen İpek, “Bir gazeteci kendini aklamaya çalışan bir kişinin ya da kurumun önünü açan kişi olamaz. Aynı durum PR ajansları için de geçerli. Biz gazeteciler, kimseye çanak tutmayacağız; karşımızdaki kim olursa olsun yönlendirilen değil, konuyu yönlendiren taraf olacağız" açıklamasını yaptı.

Küresel krizlerin kelebek etkisi ve dış haberler farkı

Pandemi ile başlayan tedarik zinciri kırılmalarının, Rusya-Ukrayna savaşının ve İsrail'in Filistin'deki soykırımının tetiklediği lojistik krizlerinin Türkiye ekonomisine etkilerini detaylandıran İpek, küresel ticaret yollarındaki tıkanmaların bedelini son tüketicinin ödediğini aktardı.

Kızıldeniz'deki darboğaz ve Süveyş Kanalı'nın kapanmasıyla alternatif rotaların sefer sürelerini yüzde 30 uzattığına dikkat çeken Fırat İpek, "Bir ayda gelecek bir otomobil 45-60 günde gelmeye başladığında arz-talep dengesi bozuluyor ve fiyatlar fırlıyor. Hürmüz Boğazı'nda ABD-İran gerilimi tırmandığında, bir dış haberler editörü bunu 'Savaş Kapıda' manşetiyle siyasi ve askeri yönden değerlendirir. Ancak bir ekonomi gazetecisi; 'Bu kriz mutfağa nasıl yansır, benzin fiyatları ne olur, öğrenciler bu işten nasıl etkilenir?' sorularının peşine düşer. OSD (Otomotiv Sanayii Derneği) Başkanı Cengiz Eroldu ile Ocak ayında yaptığımız bir görüşmede bu krizin Nisan-Mayıs aylarında otomobil fiyatlarını artıracağını öngörmüştük ve nitekim piyasa tam da bu öngörüyle şekillendi" dedi.

Yeni dönemin kodları: Sürdürülebilirlik, yapay zeka ve turizmde çanlar

TARSİM şemsiyesi genişliyor: Teminatı kapsamındaki ürün sayısı 25'e çıkarıldı
TARSİM şemsiyesi genişliyor: Teminatı kapsamındaki ürün sayısı 25'e çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Güven Büyükbaykal’ın Türkiye'de ve dünyada öne çıkacak sektörlere ilişkin sorularını da yanıtlayan İpek, yeşil ekonomi ve yapay zekanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirtti. Avrupa'ya ihracat yapan şirketlerin (örneğin Fransa'ya satılacak lastiklerdeki karbon ayak izi şartları) yeşil standartlara uymaması halinde kapıların kapanacağını hatırlatan İpek, medyadaki değişime de değindi:

"Eskiden sadece ekonomi servisi vardı. Şimdi sürdürülebilirlik editörü, teknoloji editörü, yeşil ekonomi editörü var. 30 sene öncesinin gazeteciliği geride kaldı. Artık onlarca sayfalık metinler yerine, okumayı ve üretmeyi bilmeniz gereken infografikler, kısa videolar konuşuyor. Yapay zekayı ve dijital araçları kullanamayan bir iletişimcinin ya da KOBİ'nin ayakta kalma şansı yok."

Geleneksel sektörlere de değinen İpek, tekstil üretiminin Mısır gibi alternatif coğrafyalara kaydığını, tarımda atıl arazilerin devlet eliyle kiralanması gibi olumlu adımlar atıldığını belirtirken, turizm konusunda da uyarılarda bulundu: "Sağlık ve havayolu turizminde çok iyiyiz. Ancak özellikle Bodrum gibi bölgelerde yerli turiste takınılan fahiş fiyatlama ve olumsuz tavırlar sürdürülebilir değil. Dışarıdan turist gelmediğinde sektörü ayakta tutacak olan iç turizmdir."

İstanbul Üniversitesi'ne "Otomotiv Medya Atölyesi" müjdesi

Konuşmasının finalinde öğrencilere bir de müjde veren Fırat İpek, iletişim fakültesi öğrencilerini doğrudan sektörle ve pratik saha deneyimiyle buluşturan "Otomotiv Medya Atölyesi"nin (OMA) İstanbul Üniversitesi bünyesinde de hayata geçirileceğini açıkladı.

Özellikle otomotiv medyasında kadın gazeteci sayısının yok denecek kadar az olduğuna ve burada ciddi bir istihdam boşluğu bulunduğuna dikkat çeken İpek, "Sektörde kadın içerik üreticileri var ancak kadın otomotiv gazetecisi çok az. Bu işin temelinde sahada olmak, araç kullanmak, dünyayı gezmek var. Ki önümüzdeki günlerde Çin'e gidiyoruz. İletişim fakültelerinde bu alanda yetişmiş nitelikli insan kaynağına ihtiyacımız var" diyerek sektöre ilgi duyan tüm genç iletişimcileri bu alanda uzmanlaşmaya davet etti.

Muhabir: Elifsu Güler