İstanbul'da 2025'te 75 sağlık tesisi hizmete açıldı
İstanbul'da 2025'te 75 sağlık tesisi hizmete açıldı
İçeriği Görüntüle

Uzun süreli açlık ve susuzluk, sağlıklı bireyler için tolere edilebilirken; diyabet, tansiyon, kalp veya böbrek rahatsızlığı gibi süreğen hastalıkları olan kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Peki, kronik hastalıklarda oruç tutmak güvenli midir? İşte en yaygın kronik hastalıklara göre oruç tutma durumu ve dikkat edilmesi gereken kritik detaylar…

Diyabet (Şeker Hastalığı) ve Oruç

Diyabet, oruç tutulurken en çok dikkat edilmesi gereken kronik hastalıkların başında gelir. Uzun süreli açlık kan şekerinin tehlikeli seviyelerde düşmesine (hipoglisemi), iftarda aşırı ve hızlı yemek yemek ise kan şekerinin aniden fırlamasına (hiperglisemi) neden olabilir.

  • Tip 1 diyabetliler: İnsülin bağımlısı oldukları için oruç tutmaları genellikle tıp uzmanları tarafından önerilmez. Hayati risk taşıyabilir.
  • Tip 2 diyabetliler: Kan şekeri diyet veya tek doz hafif haplarla kontrol altında tutulabilen hastalar, hekimlerinin onayı ve sıkı bir diyet programı ile oruç tutabilirler. Ancak insülin kullanan veya kan şekeri dalgalı seyreden Tip 2 diyabetlilerin oruç tutması oldukça risklidir.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon) ve Kalp Hastalıkları

Kalp ve damar sistemi, sıvı kaybından (dehidratasyon) doğrudan etkilenir. Özellikle sıcak aylara veya uzun günlere denk gelen oruçlarda susuzluk, kan basıncını ve kalp ritmini etkileyebilir.

  • İlaç saatleri: Tansiyon ilaçlarının düzenli ve saatinde alınması hayati önem taşır. Günde tek doz ilaç kullanan ve tansiyonu kontrol altında olan hastalar, doktor onayıyla iftar veya sahurda ilaçlarını alarak oruç tutabilirler.
  • Kalp yetmezliği: İdrar söktürücü ilaç kullanan kalp yetmezliği hastalarının sıvı dengesi çok hassastır.

Böbrek Hastalıkları ve Oruç

Böbreklerin en önemli yakıtı sudur. Uzun süre susuz kalmak, halihazırda fonksiyonu azalmış olan böbreklerde kalıcı ve geri döndürülemez hasarlara yol açabilir.

  • Kronik böbrek yetmezliği: Hastalığın evresine bakılmaksızın, uzmanlar genellikle böbrek hastalarının oruç tutmasını önermemektedir.
  • Böbrek taşı öyküsü: Sık sık böbrek taşı düşüren kişilerin, yeni taş oluşumunu engellemek için gün boyu bol sıvı tüketmesi gerekir; bu nedenle uzun süreli susuzluk bu kişiler için de risk oluşturur.

Mide ve Bağırsak Hastalıkları

Uzun süren açlık, mide asit salgısında değişikliklere neden olur. Ülser, gastrit veya şiddetli reflüsü olan hastalar için uzun süre aç kalmak ve ardından iftarda mideyi aniden doldurmak şikayetleri alevlendirebilir.

  • Aktif ülseri olanlar: Kanama veya mide delinmesi riski taşıdıkları için aktif ülseri olan hastaların tedavileri tamamlanana kadar oruç tutmamaları önerilir.

Kronik Hastalığı Olup Oruç Tutanlar İçin Altın Kurallar

Eğer doktorunuz durumunuzu değerlendirip oruç tutmanıza onay verdiyse, bu süreci en sağlıklı şekilde geçirmek için şu kurallara mutlaka uymalısınız:

  • Sahuru kesinlikle atlamayın: Sahura kalkmadan oruç tutmak, vücudun dayanıklılığını ciddi şekilde düşürür. Sahurda yulaf, tam buğday ekmeği, yumurta, peynir gibi uzun süre tok tutan, kan şekerini yavaş yükselten gıdalar tercih edin.
  • Sıvı tüketimine dikkat edin: İftar ile sahur arasındaki sürede günlük su ihtiyacınızı (ortalama 2-2.5 litre) mutlaka karşılayın. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz, aksine vücuttan su atılımını hızlandırır.
  • İftarda kontrollü olun: Orucunuzu su ve bir hurma veya zeytin ile açtıktan sonra çorba için ve ana yemeğe geçmeden önce midenizi dinlendirmek için 10-15 dakika ara verin.
  • İlaç düzeninizi aksatmayın: İlaçlarınızı hekiminizin yeniden planladığı (iftar veya sahur) saatlerde, dozu kesinlikle atlamadan kullanın.

Muhabir: Serdar Arseven