HABER: ÖZLEM DOĞAN

Fatih'te silahlı saldırı! 1 yaralı
Fatih'te silahlı saldırı! 1 yaralı
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de daha önce görülmemiş okul baskınlarının Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta art arda meydana gelmesi toplumda şok etkisi oluşturdu. On kişinin hayatını kaybettiği saldırılar ülkeyi yasa boğarken televizyon ekranlarında ve dijital platformlarda artan şiddet içerikli yapımlar ve dejenere gündüz kuşağı programları yeniden gündeme geldi. Yozlaşma ve şiddetin en büyük müsebbibi olarak birinci sırada gösterilen bu yapımların tepki çekmesine rağmen uzun zamandır yayından kaldırılmaması tartışmaların odağında yer alıyor. Toplumları çökertmeye ve yozlaştırmaya yönelik bilinçli şekilde üretilen içeriklerin tehlikelerini ve gençlerin maruz kaldığı yozlaşmayı Animasyon Film Yapımcıları Derneği Başkan Yardımcısı-Yapımcı Murat Kaya Milat’a değerlendirdi.

Yozlaşma topluma sirayet etti

Yozlaşma kültürünün topluma ciddi şekilde sirayet ettiğini ifade eden Yapımcı Murat Kaya, “Ekranlarda ve sosyal medya platformlarında sürekli olarak şiddet görüntülerine maruz kalınca alışıyor ve normalleştiriyoruz. Böylece yozlaşmanın bir parçası haline geliyoruz. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen elim hadiseleri de diğer üzücü olaylar gibi çok çabuk unutursak ve gündemimiz değişirse yine sorunun çözümüne odaklanamayacağız. Görsel hafıza çok önemli. Kültür sanat hayatımızı sil baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Sosyal medya, tv, dijital platformlardan; bilhassa yurtdışı kaynaklı mecralardan çocuklara, gençlere empoze edilen içeriklerin incelenmesi konusunda topu taca atmamalı ve savunma mekanizması geliştirmeliyiz. Artık bu yaraya neşter vurulmalı” dedi.

Radikal olmak tek çözüm

Başta mafya dizileri ve gündüz kuşağı olmak üzere ekranlardan ve dijital platformlardan gençlerin maruz kaldığı yapımlara acilen müdahale edilmesi gerektiğini belirten Kaya, “Olumsuz örnekler belli bir noktadan sonra sıradanlaşıyor. Gündüz kuşağı programlarına acilen son verilmesi lazım. Demokrat bir ülkeyiz ama bizim sinir uçlarımız ve kırmızı çizgilerimiz var. Cinayet ve aldatma hikayeleri üzerine kurgulanmış bu programlar topluma zarar veriyor, namlu dönüyor ve bizi vuruyor. Bu noktada demokrat olmak olmanın hiçbir anlamı yok. Bu yüzden kadın programları ve mafya dizilerine devlet zoruyla son verilmeli. Bu noktada radikal olmak tek çözüm yolu” diye konuştu.

Steril bir ekran amaçlamalıyız

Çocuklara steril bir ekran sunabilmek için mücadele ettiklerini söyleyen Kaya, “Anne babalar bizim yapımlarımızı gönül rahatlığıyla çocuklarına izletebilmeli, ben de bir babayım. Birçok ebeveyn gibi çocuklarımızın kontrol edemediğimiz bir dünya içinde olmasından ötürü ben de endişe ediyorum. ‘Aslan Hürkuş’ serimizde olduğu gibi kendi ürettiğimiz yerli ve milli havacılığı ve teknolojiyi öğretiyoruz, üretmeye teşvik etmeye çalışıyoruz. Kendi gelenek görenek, arkadaşlık ve aile bilincini verirken bunu didaktik olmayan bir şekilde anlamalarını sağlamak bizim misyonumuz” ifadelerini kullandı.

Ekrana karşı çocuklar savunmasız

Birçok uluslararası yapım her sene küçük yaştaki çocuklar için LGBT karakterler ürettiğine dikkat çeken Kaya, “Hayat koşturmacası, içinde bulunduğumuz sosyoekonomik ve kültürel şartlar sebebiyle birçok önemli konuyu öteliyoruz. Ağaç yaşken eğilir. Bu sorunlar birkaç kişinin başa çıkabileceği bir durum değil! Başta anne baba ve öğretmen olmak üzere sosyal çevrenin bu karanlık yapılarla mücadele etmesi gerekiyor. Kültür emperyalizmi vasıtasıyla küresel güçler kendi fikirlerini toplumlara empoze etti. Ne yazık ki başardılar, başarıyorlar. Dünyada bir videonun bir anda viral olması da çocukları savunmasız bırakıyor, içeriği ne olursa olsun maruz kalıyorlar” şeklinde konuştu.

Aile bilincimizi baştan dizayn etmeliyiz

Ebeveynlerin çocuklarının üzerinden bir an bile ellerini çekmemesi gerektiğini vurgulayan Kaya sözlerini şöyle noktaladı: “‘571 Hz. Muhammed Rahmet Peygamberi’ filmimizde bilhassa Peygamberimizin rahmet ve şefkat yönünü öne çıkarmaya çalıştık. Bugünlere işaret eden bir iş olduğunu, bu elim hadise bize gösterdi. Peygamberimizin yaşantısı, hayata bakışı hepimizin içinde olmalı. Bu konuda ebeveynlere iş düşüyor. Biz de bir teknoloji firmasıyız. Yenilikleri sürekli takip ediyoruz. Hızla gelişen bu teknoloji çağında doğru stratejiler kurmamız gerekiyor. Toplum ve aile bilincini baştan dizayn etmeliyiz.”

Kaynak: Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi / Özlem Doğan