0
Askerlikteki en kutsal görevlerin başında nöbet gelir. Nöbet tutmak, memlekete sahip çıkmak demektir. Üç haftayı aşan bir zamandır Türkiye, nöbetin sadece kışlada ya da sınır boylarında tutulmayacağını tüm dünyaya gösterdi.
Bayraklarıyla görsel bir şölen, ezgileriyle coşkulu bir miting, dualarıyla kutsal bir beraberlik şeklinde geçen demokrasi nöbeti görünen o ki bu topraklarda artık hiçbir zaman sona ermeyecek. İlla ki meydanlara çıkmaya gerek kalmayacak. Ellere bayraklar alarak sokaklara dökülmeden de nöbete devam etmemiz gerekecek.
15 Temmuz'da atlattığımız darbe girişimi bir kez daha gösterdi ki ülkemiz üç tarafı denizlerle dört tarafı hainlerle çevrili talihsiz bir coğrafyaymış. İrili ufaklı bütün Avrupa ülkeleri darbe girişimini avuçlarını ovuşturarak izledi ve halkın iradesi galip gelince de bir anda kabuklarına çekildi. Birkaç kırık dökük iyi dilek cümlesi kursa da ülkeler biz artık biliyoruz ki bize bizden gayrı dost yok.
15 Temmuz'un hangi eller tarafından tezgahlandığına dair itiraflar bir bir ortaya çıkıyor. Daha da ötesi, FETÖ'nün yıllarca birikmiş bütün kirli çamaşırları gözler önüne seriliyor. Ellerini attıkları her işi kendilerine rant sağlayacak bir kapıya dönüştürmede mahir olan FETÖ, yetiştirip orduya yerleştirdiği onca öğrencisine bile sahip çıkmaktan aciz, hiçbirini tanımıyoruz diyerek inkar politikasına devam ediyor.
Pişmanlık, en küçük bir geri adım atma girişiminde dahi bulunmayan FETÖ'nün elebaşı, hala ülkemizi tehdit ediyor, yeni tarihler veriyor, Batı'yı göreve çağırıyor. Sisi'nin ülkesinin tv kanalına çıkıyor. Hem de rast gele bir kanal değil bu. Darbeyi tetikleyen ellerin kanalında alttan alta mesajlar veriyor. İşte bu yüzden bizim nöbetimiz artık bitmez. Her an uyanık olmamız gerekecek. Her türlü haince girişime karşı tekayyuz halimizi hiç terk etmeyeceğiz.
Şu canım coğrafyada bizden başka dik duran, birlikteliğini muhafaza edebilen, düşmana karşı tek yürek olan bir ülke daha yok. Bu birlikteliğimizi tahmin bile edemeyen şer güçler bunun şaşkınlığını yaşıyor. Bir süre sonra kendilerine gelecekler ve kaldıkları yerden hain oyunlarına devam edecekler. Oyun bu kez tanklarla olmayabilir, silahlar kendi insanına dönmeyebilir. Şimdi daha sinsi olacaklar, ülkemizi içten yıkmak için akıl almaz planlar kuracaklar.
Birlikteliğimizi bozmak ve ülkede bir iç savaş ortamı çıkarmak istemeleri akla ilk gelen hainlik planı. Biz nöbetimizi sağlam tutarsak, dik duruşumuzu değiştirmezsek, birliğimizi bozmazsak onların bütün oyunları ayaklarına dolanacaktır.
17 Aralık'ta yapılanları hatırlayalım. İnsanların zihinlerinde neler kaldı? Ayakkabı kutusu, para sayma makineleri, çuval çuval para. Kurgu olduğu aleni olan bu girişimin sonunda olup bitene inanmayanlar, bütün bunların FETÖ'nün planı olduğuna kanaat getirenler bugün için kurtulanlardan oldu. Ettikleri bütün bedduaların nasıl kendilerine döndüğünü görüyoruz. Okullarında, evlerinde, iş yerlerinde çıkan ve miktarını bile söylemekte zorlandığımız paralarla şimdi onlar poz veriyor. Hem de 17 Aralık'ta yaptıkları kurgu gibi değil, gerçek ve acı.
Nöbet devam edecek ülkemizde. 40 yıllık bir yapının 20-30 günde temizlendiğini elbette düşünemeyiz. Her türlü plan, haince girişim karşımıza çıkabilir. Bir Müslüman aynı delikten iki kez sokulmaz diyerek daha dikkatli olacağız. Karşımızdaki örgütün kimlerle iş tuttuğuna şahit oluyoruz. Kendi çıkarları için ülkelerini ateşe atmaktan bir an bile tereddüt etmeyen kişilerin artık neler yapabileceğini kestirmek güç. Bize düşen, uyanık olmak.
Allah'ın emrinden daha çok hocasının emrine itaati tercih eden bu örgüt, hocaları ne derse yapmaya hazır bir şekilde bekliyor. Bir örnekle somutlaştırayım; 90lı yıllarda peçeli, 28 Şubat'tan sonra başı açık, günümüzde pantolonlu ve modern görünümlü bir şekilde hayatını devam ettiren ablalar (!) bütün bu değişimleri Kuran'ın emrine göre değil hocalarından aldıkları emre göre yaptılar. Varın ötesini siz düşünün. Şuna da şüphe yok ki bu örgüte mensup kişiler hala hocalarının ağzından çıkacak her cümleye iman etmeye devam ediyor. Doğruları görmek için 15 Temmuz milat değildi, 17 Aralık kopma noktasıydı. Bu gün çıkıp da "Ben bunların böyle olduğunu bilmiyordum." diyenlere nedense benim hiç inanasım gelmiyor.
Bizim için artık nöbet her vakit kutsal. Meydanda, evde, işte, gece, gündüz görevimizi aksatmadan cennet vatanımıza sahip çıkacağız. Hainler pes etmeden yollarına devam edecekler. Değişik yüzle, farklı yollardan yapacaklar bunu. İplerini teslim ettikleri güçler onları böyle bir yenilgiyle sahnede bırakmaz. Nöbete devam Türkiye. Ta ki içimizdeki hainler temizlenene kadar. Yol uzun, düşman tek değil ama inanıyoruz ki Allah bizimle.